12 EYLÜL MUGALATASI

Havyarlı dürüm parası için rüzgargülü gibi dönen gazete yazıcıları tayfasının yorumlarını kuşkusuz ciddiye alamam. Parayı veren düdüğü çalar! Şaşırmam.
Beni gazetelerde yazan, televizyonlarda tartışma meydanına çıkan akademisyenler şaşırtıyor.
Özellikle televizyonlar, bu televizyonlarda yapılan tartışmalara çıkanlar, büyük bir yalanın ve yanılsamanın çevresinde havanda su dövmekteler.
***
Demokrasi diyorlar, darbe diyorlar, özgürlük diyorlar, ama bu söylenen sözcüklerin hiçbirinin felsefi ve sosyolojik dayanağı yok.
-“Yoksukluk, demokrasi, özgürlük” üçleminin kendi aralarındaki ilişkisi son derece karmaşık ve bilmecelidir.
-Demokrasi özgürlük içindir!
-Yoksullar özgür değildir!
-Başka şeylerle iğfal edildikleri için yoksullar ve işsizler demokrasi için oy vermezler!
-Özgür olmayan birey demokrasiyi seçemez!
-Özgür olmak için birey olmak gerekir! Birey olmak için de özgür irade!
-Özgürlük bireyin (insanın) kendi kendisinin efendisi olması anlamına gelir!
-Cemaat ve tarikat mensupları özgür iradelerini emanete verdikleri için, demokrasi ve özgürlük bilincinden yoksundurlar.
-Türkiye gibi ülkelerde muhafazakarların özgürlük ve demokrasi gibi temel insan haklarıyla ilgilendiği savı bir yakıştırmadır. Muhafazakarın değişimden yana olması doğasına aykırıdır. Muhafazakar, toplumsal düzeni, mülk ve zenginliğini, töre ve adetlerini, tutuculuğunu MUHAFAZA etmek ister. Muhafaza etmek istemese niçin “muhafazakar” olsun! Demokrasi ve özgürlük değişimin lokomotifidir. Muhafazakar bu lokomotifin arkasına bir vagon olarak bağlanmaz! Referandumda evet oyu kullananların çoğunluğunun demokrasi ve özgürlük anlayışı ortaçağ düzeyindedir.
***
Referandum sandığında Evet oyu atanların büyük bir çoğunluğu, yukarıdaki paragrafta sıraladığım erdem ve nitelikler için oy kullanmadılar. AKP’yi tercih ettikleri için Evet oyu verdiler. Tutucu gündelik hayatı, gelenek ve töreleri, sadaka törenlerini muhafaza etmek için Evet oyu verdiler. Kızları erkeklerle birlikte aynı okul, sınıf ve sırada okumasın diye Evet oyu verdiler. Genel liseler imam-hatip okullarına dönüşsün diye. Valiler, kaymakamlar camilerde imamlık yapsınlar diye. İşsiz öğretmenler dağda-bayırda ve ovada cerre çıksınlar diye!
Devlet kadrolarını, eğitim ve öğretimi, sağlık, sanayi ve tarımı işgal eden İslamcıların, tarikatların ve cemaatlerin, askeri okulları, harp okullarını ele geçirmeleri için AKP’ye oy verdiler. En kuvvetli tarikat ya da cemaatin şeyhi cumhurreisi olsun, paşalıklar şeyhler arasında taksim edilsin diye. İmam Genel Kurmaz Başkanı için!
Karşı Devrim’in yargıyı, basını ele geçirmesi yetmez, daha fazlası gerek diye Evet dediler. Karşı Devrim’in tarikat ve cemaatleri Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ele geçirsin ve böylelikle Cumhuriyet iğdiş ve kötürüm edilsin diye Evet dediler.