18 MART 1871, PARİS KOMÜNÜ

Ey ! “Yerinden yönetim”ciler, Ey ! “Adem-i merkeziyetçiler”, Paris Komünü’nüzün 136. sene-i devriyesi kutlu olsun ! Tebrik ederim !
Şaşırdınız değil mi ? Şaşırmayın, ilham kaynağını, modelini inkar eden haramzadedir !
18 Temmuz 1871 benim en saygı duyduğum tarihlerden biridir. Paris Komünü’nün başladığı gün. Sonu iyi gelmese de, kanlı haftayı yaşasa da, kanla boğulsa da… İnsanlık tarihinin, özgürlük tarihinin en görkemli tarihlerinden biri: 18 Mart 1871.
İlkin liberallerin piri Prens Sabahaddin’in, sonra Cumhuriyet karşıtlarının iki ilham kaynağı varsa biri (söylemesi ayıp) Paris Komünü, öteki ABD eyalet sistemidir. Ama bizim nankör liberaller Paris Komünü’nün biçimsel etkisini görmek istemezler.
Ayrıca bilginize sunarım ki : 23 Nisan 1920’de kurulan TBMM Hükümeti Paris Komünü hükümetinin yapısını andırır. Ve 1921 Anayasa’mızın il yönetimiyle ilgili 11-14. maddeleri sanki Paris Komünü’nün yerinden yönetim ve adem-i merkeziyet ilkesinden ilham almıştır.
***
Peki neyin nesi bu Paris Komünü ? 1789, 1830, 1848 devrimlerinin dördüncü perdesidir, ilk üçüne burjuvazi ve küçük burjuvazinin önderlik etmesine karşın 1871 tam anlamıyla bir proletarya ihtilalidir. Proletaryanın (İşçi Sınıfının) ilk politik deneyimi. 18 Mart-28 Mayıs 1871 tarihleri arasında 72 gün sürdü. Dünya işçi sınıfının eyleminin en önemli aşaması ve 1917 Ekim’i Sovyet Devrimi’nin ilham kaynağı.
Komün öncesini kısaca özetleyelim: I.Napoleon’un yeğeni Louis Napoleon Bonaparte, 2 Aralık 1851’de bir hükümet darbesi yaparak Ulusal Meclis’i dağıttı ve İkinci İmparatorluğu kurdu. Ancak 1870 yılına gelindiğinde sermaye birikimi ve sınai gelişim yönünde önemli ilerlemeler olmuştu ama emekçi kitleler görülmemiş bir sefalet içinde yaşıyordu. Yaşanan hoşnutsuzluğa çare bulmak için yeğen Bonaparte 1870’de Bismarck Prusya’sına savaş açtı. Sadece 46 gün süren savaştan sonra Fransa teslim oldu. Yenilgiden iki gün sonra 4 Eylül’de Paris Devrim’i patlak verdi. Proletaryanın damgasını taşıyan 1870 Paris Devrimi ile yeni cumhuriyet ilan edildi. Devrim sonrası hükümeti burjuvaziye veren Paris halkı Ulusal Muhafıza girerek silahlandı. Silahlı halkın kendi egemenliğini tehdit ettiğini düşünen şanlı ve yurtsever (!) burjuvazi Paris’i düşman ordularına teslim etti. Proletaryayı silahsızlandırmak için birliklerini 18 Mart 1871’de Paris’e gönderen burjuvazi Yaşasın Komün (Vive la Commune !) haykırışıyla karşılaştı. Ve tarihin ilk proleter yönetimi kuruldu.
Ardından Lyon, Marsilya, Narbonne, Toulouse, Saint-Etienne komünleri geldi.
***
Paris Komünü’nün en önemli eylemi Din ve Devlet’in ayrılması kararnamesidir. Paris Komünü tarihte benzeri görülmemiş bir gaddarlıkla yok edildi. Paris mezbahaya döndü. Versailles’lılar komüncüleri koyun gibi kestiler. Komüncülerin dört şarkısından ikisi Kiraz Zamanı ve Enternasyonal’dir. Benim üçüncü şiir kitabımın adı da Kiraz Zamanı (1969).
Karl Marx, “Onlar cennetin fethine çıkmışlardı” der komüncüler için. Bir komüncü de şöyle der Federeler Duvarı’nın önünde kurşuna dizilirken : “71 gün özgür yaşadım artık ölüm umurumda değil !”