1921 ANAYASASI’NIN “ÖZERKLİK” MADDELERİ NEDEN DEĞİŞTİ ?

Tarihimizle yüzleşmemiz, dersler çıkartıp (gerektiğinde) utanıp özür dilememiz ve böylece “demokrat adam” olmamız tavsiye ediliyor. Buna herhangi bir itirazım yok !
Ancak ıvır-zıvırla, dedikodularla yüzleşiyorlar da asıl yüzleşmemiz, hesaplaşmamız gereken maddelerden hep uzak duruyorlar.
Cumhuriyet tarihinin bence en önemli olayı – haydi olaylarından biri diyelim – 1921 Anayasası’nda yer alan yerel özerklik maddelerinin, 1960 yılına kadar yürürlükte kalacak 1924 yasasında yer almaması. Yani çıkartılması !
1921 Anayasası’nın 11-22 maddeleri arasında bulunan 11 maddesi neden 1924 Anayasası’nda yer almadı ?
Bazı tahminlerim var ama sadece tahmin ! Taha Parla’nın “Türkiye’de Anayasalar”, A.Şeref Gözübüyük’ün “Açıklamalı Türk Anayasaları”, Bülent Tanör’ün “Osmanlı-Türk Anayasa Gelişmeleri” kitaplarında ve başka yerlerde sorduğum sorunun yanıtını bulamadım.
1921 Anayasası’nda yer alıp 1924 Anayasası’nda bulunmayan maddeler aşağıdadır:
***
MADDE 11.- Vilayet mahallî işlerde manevi şahsiyete ve özerkliğe sahiptir. Dış ve iç siyaset, şer’î, adlî ve askeri işler, uluslararası iktisadî ilişkiler ve hükûmetin genel vergileri ile birden fazla vilayeti ilgilendiren hususlar istisna olmak üzere Büyük Millet Meclisi tarafından konacak kanunlar gereğince vakıflar, medreseler, eğitim, sağlık, iktisat, tarım, bayındırlık ve sosyal yardım işlerinin düzenlenmesi ve idaresi vilayet sûralarının yetkisi içindedir.
MADDE 12.- Vilâyet Şûraları, vilâyetler halkınca seçilmiş üyelerden meydana gelir. Vilâyet Şûralarının toplantı dönemi iki senedir. Toplantı süresi senede iki aydır.
MADDE 13.- Vilâyet Şûrası, üyeleri arasında yürütme görevini yapacak bir başkan ile değişik bölümleri idareye memur üyeden teşekkül etmek üzere bir yönetim kurulu seçer. Yürütme yetkisi, sürekli olan bu kurula aittir.
MADDE 14.- Vilâyette Büyük Millet Meclisinin vekili ve mümessili olmak üzere vali bulunur. Vali, Büyük Millet Meclisi Hükûmeti tarafından tayin olunup, vazifesi devletin genel ve ortak görevlerini yerine getirmektir. Vali, yalnız devletin genel görevleri ile yerel görevler arasında zıtlaşma meydana gelmesi durumunda müdahale eder.
MADDE 15.- Kaza (ilçe) yalnız idarî ve inzibatî cüzü olup manevi şahsiyeti haiz değildir. İdaresi, Büyük Millet Meclisi Hükûmeti tarafından atanmış ve valinin emri altında bir kaymakama verilmiştir.
MADDE 16.- Nahiye, özel hayatında özerkliği olan bir manevî şahsiyettir.
MADDE 17.- Nahiyenin bir şûrası, bir idare heyeti ve bir de müdürü vardır.
MADDE 18.- Nahiye şûrası, nahiye halkınca doğrudan doğruyaseçilmiş üyelerden meydana gelir.
MADDE 19.- İdare heyeti ve nahiye müdürü, nahiye şûrası tarafından seçilir.
MADDE 20.- Nahiye şûrası ve yönetim kurulu kazaî (yargısal), iktisadî ve malî yetkilere sahip olup bunların derecesi özel yasa ile belirlenir.
MADDE 21.- Nahiye, bir veya bir kaç köyden oluştuğu gibi bir kasaba da bir nahiyedir.
***
1921 Anayasası’nın yukarıdaki maddeler 1924 Anayasası’ndan neden yer almadı ? (Yarın devam edeceğim)