1961 TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Değerli dostum Prof.Dr.Erdoğan Teziç’e,  Başyüce RTE tarafından kurulan seçim hükümetinin bir fırsat bulup ya da yaratıp seçimi erteleyip erteleyemeyeceğini, ülkeyi Meclissiz yönetip yönetemeyeceğini öğrenmek için telefon etmiştim. Erdoğan Teziç böyle bir rezaletin mümkün olamayacağını söyledi. Ama ben böyle bir rezilliğin olabileceğini ve buna kimsenin engel olamayacağını düşünüyorum. Kim engel olacak, daha önce de sorduğum gibi, TBMM mi, Anayasa Mahkemesi mi, Yargı mı?

Laf döndü dolaştı 1961 Anayasasına geldi. 1961 anayasası dünyanın en mükemmel anayasalarından biriydi. Yürürlüğe girdikten sonra sağ iktidarlar, iş ve sermaye çevreleri bu anayasanın ülkeye bol geldiğini, bu anayasa ile ülkenin yönetilemediğini, anarşiye sürüklendiğini söylemeye başladılar. İlk karşı devrimci müdahale 12 Mart döneminde yapıldı, 12 Eylül rejimi de bu çağdaş ve özgürlükçü anayasayı boğazladı.

Bu anayasa  yürürlükte kalsaydı Kürtçülük fesadı bulunduğu noktaya gelmezdi ve AKP ne iktidara gelebilir ne de RTE başyücelik rejimi kurabilirdi.

Bir gün TBMM yeni bir Anayasa yapabilecek duruma gelirse, 1961 Anayasası önünde duruyor. Bu anayasa ki kendini, asıl teminatın vatandaşların gönüllerinde ve iradelerinde yer aldığı inancı ile, hürriyete, adalete ve fazilete aşık evlatlarının uyanık bekçiliğine emanet etmişti.

Özdemir İnce

21 Ağustos 2015

 ***

1961 TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI (Vikipedi’den aktarma)

1960 hükümet darbesinden sonra hazırlanarak 9 Temmuz 1961’de kabul edilen 1961 Anayasası, 1924 Anayasası’nı yürürlükten kaldırmıştır. 1961 Anayasası, genç subayların yaptığı 27 Mayıs askeri müdahalesinin ardından, 37 yıllık bir dönemde gelişen politik yaşamın ve özellikle de çok partili siyasi ortamın ihtiyaçlarına daha iyi cevap verebilecek bir anayasaya gerek olduğu düşünülmüştür. Bu anayasanın Soğuk Savaş dönemine aykırı olarak özgürlükleri arttıran bir anayasa olduğu söylenir ancak birçok hukukçu bu özgürlüğü kullanacak mekanizmaların getirilmediğini söyler.

6 Ocak 1961’de MBK ve Temsilciler meclisi’nden oluşan Kurucu Meclis kuruldu. Daha sonra Enver Ziya Karal ve Turhan Feyzioğlu başkanlığında Kurucu Meclis’e bağlı 20 kişilik bir anayasa komitesi kurularak yeni anayasa için çalışmalara başlandı. 20 kişilik Komisyon’da Emin Paksüt, Muammer Aksoy, Turan Güneş, Tarık Zafer Tunaya, Coşkun Kırca, Amil Artus, Doğan Avcıoğlu, Münci Kapani, Mümin Küley, Ragıp Sarıca, Bahri Savcı, Celal Sait Siren, Mümtaz Soysal, Cafer Tüzel, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Abdülhak Kemal Yörük, Sadık Aldoğan, Nurettin Ardıçoğlu, Hazım Dağlı vardı

9 Temmuz 1961’de halkın oyuna sunularak oylamaya katılanların %60.4’ü tarafından kabul edilmiştir. 1982 Anayasası’na kadar yürürlükte kalmıştır.

1961 Anayasası ile,

Güçler ayrılığı sağlanmıştır. (Yasama, yürütme, yargı)

Yasama gücü: Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi olmak üzere iki meclis vardır.

Yürütmenin dışında bağımsız yargı organları kurulmuştur.

Yasamadan çıkan yasaların anayasaya uygunluğunu kontrol eden Anayasa Mahkemesi kurulmuştur.

Yürütmenin, yönetimin tüm eylemleri, kararları anayasal bir kuruluş olan Danıştay denetimine verilmiştir. Yani TBMM egemenlik hakkını kullanan tek organ olmaktan çıkıp Anayasa’da sözü edilen yetkili organlardan biri olmuştur.

Kişinin temel hak ve özgürlükleri Anayasa ile güvenceye alınmıştır.

1961 Anayasası ile tam bir parlamenter sisteme geçilmiştir. Demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olma anlayışı gelmiştir:

Demokratik devlet anlayışı: Çoğulcu demokrasi ilkesi benimsenmiştir. Yani çoğunluğun yönetim haklarının sınırı azınlığın temel haklarıdır. Bununla birlikte TRT ve üniversiteler özerkleşmiş, siyasi partiler vazgeçilmez olmuştur.

Sosyal-demokratik devlet anlayışı (sosyal demokrasi): Ekonomik ve sosyal haklar tanınmıştır. İşçilere grev hakkı tanınmış, işci ve memura sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı verilmiştir. Devlet Planlama Teşkilatı kurulmuştur.

Hukuk devleti anlayışı: Anayasa Mahkemesi kurulmuştur. Yasama yorumu kaldırılmıştır. Hakimlik teminatı getirilmiştir. Kuvvetler ayrılığı vardır ve yargı bağımsızlaşmıştır. Danıştay’ın görev alanını daraltan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kurulmuştur.

BAŞLANGIÇ İLKELERİ

Tarihi boyunca bağımsız yaşamış, hak ve hürriyetleri için savaşmış olan ;

Anayasa ve hukuk dışı tutum ve davranışlarıyla meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşı direnme hakkını kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk Milleti;

Bütün fertlerini, kaderde, kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bir bütün halinde, milli şuur ve ülküler etrafında toplayan ve milletimizi, dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak milli birlik ruhu içinde daima yüceltmeyi amaç bilen Türk Milliyetçiliğinden hız ve ilham alarak ve;

“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesinin, Milli Mücadele ruhunun, millet eğemenliğinin, Atatürk Devrimlerine bağlılığın tam şuuruna sahip olarak;

İnsan hak ve hürriyetlerini, milli dayanışmayı, sosyal adaleti, ferdin ve toplumun huzur ve refahını gerçekleştirmeyi ve teminat altına almayı mümkün kılacak demokratik hukuk devletini bütün hukuki ve sosyal temelleriyle kurmak için;

Türkiye Cumhuriyeti Kurucu Meclisi tarafından hazırlanan bu Anayasayı kabul ve ilan ve onu, asıl teminatın vatandaşların gönüllerinde ve iradelerinde yer aldığı inancı ile, hürriyete, adalete ve fazilete aşık evlatlarının uyanık bekçiliğine emanet eder.

 

 

 

 

“1961 TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI” üzerine bir düşünce

Yorumlar kapalı.