SYRİZA’DAN SİZE NE ?!

Evet!!!!!!! Syriza’dan size ne?! Gene el  maslahatıyla gerdeğe girme hesapları. Yunanistan’dan sonra sıra İspanya’ya gelecekmiş, Türkiye’nin Syrizası bakalım  hangi siyasal oluşum olacakmış, olabilirmiş; Syriza’ya “Selam olsun yoldaşlara!” diye işmar edip, kitakse  çeken HDP’nin eşbaşkanı Selahattin Demirtaş  Türkiye’nin Aleksis Çipras’ı olabilebilirmiş… Vay bee! Okumaya devam et

ACILI YURDUN ONSEKİZ TÜRKÜSÜ

 

Etrak (Türkler) gene çıldırdı. Gene gördüğünden göz kirası istiyor. Kal neymiş (Mersinlicedir), Yunan’da Syriza diye bir parti seçim kazanıp iktidara geçmiş, eh artık, Türkiye’de de bir çaresini bulup, aslında adam olup, sol iktidara geçmeliymiş. Televizyona bakarken, dişimi sıkmaktan neredeyse protezim parçalanacak; gülmekten altıma işeyeceğim. Tartışanlar, şişkin  AKP yalakası akademisyenciler, gazete yazıcıları, kılıç artığı ve tohuma kaçmış solcular ve yeni çocuklar. Okumaya devam et

BİR KÖKTEN LAİKÇİYİ GÖZYAŞLARI İLE UĞURLARKEN

Radikal gazetesinin 6 Nisan 2012 tarihli sayısında yayınlanan bu yazı neden aklıma geldi de burada yayınlıyorum. Türkiye’nin içinde bulunduğu trajik durum bunu gerektirdi: Bir zamanlar Cumhuriyet’i ve devrimlerini, “Tevhid-i Tedrisat Kanunu”nun yarattığı laik öğrenim ve toplumu küçümseyenlerin, hatta ona düşmanlık edenlerin,  Akkondu’da oturan “Başyüce”nin  program defterinin sayfaları açıldıkça içine düştükleri korku, beni geçmişi anımsatmaya yönlendirdi. Okumaya devam et

AİLE MECLİSİ KARARIYLA

 

AKP benim için bir siyasal parti değildir. Siyasal parti olmuş olsaydı, Anayasa ve Siyasal Partiler Yasası’na göre çoktan kapatılması gerekirdi. Daha önceleri de yazdım, AKP bir çıkar ve cihad örgütüdür, bir tarikattır. Kimdir bu ve bunlar? Kim olduklarını iyice anlamamanız için, daha önce de yazmış olduğum bir fıkrayı tekrarlayacağım: Okumaya devam et

KİM İNANIR?

KİM İNANIR?

Öküz ölüp ortaklık ayrılmadan, AKP Hükümeti ile, bu hükümetin şimdi “Paralel yapı”, “İhanet Şebekesi” olarak tanımladığı Fethullah Cemaati tam anlamıyla bir tür “mafyozi” ortaklık içinde idi. AKP hükümeti ile Fethullah Cemaati, Devlet içinde, Devlete ve Cumhuriyet’e karşı bir komplo şebekesi halinde çalışmakta idi. Okumaya devam et

NAH İMZALARIM !

Geçen yılın Kasım ayı başlarından bu yana, yayınlanacak kitaplarımı gözden geçirmekle, düzeltilerini yapmakla uğraşıyorum. Çoğu eski kitaplar. Baskıları tükenmiş ama yayınevlerinin yeni baskılarını yapmak istemedikleri kitaplar. Kimileri de kapanmış. Kapanmışları anlamak mümkün (aslında iyi yönetilen hiçbir yayınevi iflas edip kapanmaz) ama ötekilere ne demeli? Neden yayınladın, neden yeni baskılarını yapmak istemiyorsun? İktidarın olası baskılarından çekiniyorlar belki… İktidar baskılarının yayınevlerine kadar uzandığını düşünmek istemiyorum ama, anlaşılan, “Ne olur ne olmaz!” diye  sakınıyor olmalılar… Okumaya devam et