DAVUL TOZU MİNARE GÖLGESİ

Şimdiye kadar birkaç kez “Çağına uyum sağlayamayan, çağının çağdaşı (modern) olamayan Müslüman dünyası yavaş yavaş çıldırmaya, delirmeye  başlayacak” diye yazdım.  Meğer, Amerika kıtasını 1178 yılında Müslüman denizciler keşfetmiş; Colombus,Kuba’da bir dağın tepesinde cami görmüş; Marmaray’ı Abdülmecid tasarlamış; Nuh Peygamber  gemisinde cep telefonuyla konuşuyormuş; Google’ı ya da İnstagram’ı II.Abdülhamid Han Hazretleri keşfetmiş;asansörde bir erkekle halvet kalan bir kadına  hamilelik bulaşırmış;  yorgan ve çarşaflar şehvet uyandırırmış… Okumaya devam et

DENİZ YÜCEL’İN TAHLİYESİNDEN ÇIKAN DERS

Pek geveze ABD Başkanı Trump’ın, Fetullah Gülen’in iadesi ya da Reza Zarrab ve Halk Bankası davaları hakkında konuştuğunu, görüş bildirdiğini, açıklama yaptığını hiç duydunuz mu? İngiltere Kraliçesi ya da başbakanının aynı düzeyde bir konu hakkında? Devlet ricalinin geleneksel bir konuşma, söz alma ve cevap verme protokolu vardır. Her görevli buna göre davranır. Örneğin Rusya, Suriye’de bir harekât yapsa, Putin ya da Rusya Başbakanı bu konuda ağızlarını bile açmazlar, gerekli açıklamaları başkanlık, başbakanlık ya da savunma bakanlığının güzel (kadın) sözcüleri yapar. Okumaya devam et

AYDIN DENEN YARATIK

Aydın karanlığı gören, karanlıkta gören bir insandır. Aydınlanmanın ürünüdür. Aklının ortağı yoktur. Kendi aklı vardır ve bu aklı ortak akıl havuzunun bekçisine teslim etmez. Aydın kimsenin müridi olmaz ve yanında mürit istemez. Kimseye (Tanrıya, başyüceye, hükumete, devlete, makam ve paraya…)  biat ve itaat etmez. Özgürdür! Bu nedenle “kimse” sevmez aydını. Sevilmemek, nefret edilmek umurunda bile değildir aydının. Çünkü: İnsanlık tarihini komutanlar ve fatihler kadar aydınlar da yapmıştır. Okumaya devam et