5 ŞUBAT 1937

Laiklik ilkesi 5 Şubat 1937 günü anayasaya girdi. Bu eylem dünya anayasalar tarihinde bir devrim niteliği taşıyordu. Hâlâ taşımakta zaten ! Çünkü “laiklik”in yer aldığı anayasa sayısı bir elin parmak sayısını geçmez. İşte bayram yapılası bu çok özel günde memleketimizden birkaç ibretlik insan, kafa ve ruh manzarası:
İslamcı gazeteler türbanı ve Türbaniye Dini’ni destekleyen Darülfunun Müderrislerinin listesini yayınlıyor. Yeni Şafak (02.02.08) gazetesinin yazdığına göre, çoğu AKP ile organik ilişkili, yaklaşık “1000 küsur” öğretim üyesi, yasağa karşı özgürlük platformu oluşturmuş.
Bu yazının muhatabı, türbanın bağlaşıklık ilişkilerini (correlation) göz ardı edip onu bu ilişkilerden soyutlayarak ele alan bu 1000 küsur müderris ! Böyle davranmaları çok doğal! Çünkü listenin başında, TBMM’nin dörte üçünün türban lehinde oy verecek olmasını gayet demokratik bulan ama buna karşılık Üniversitelerarası Kurul’da üniversite rektörlerin türban konusunda oybirliği ile aleyhte karar almasının antidemokratik olduğunu savunan Bay Eser Karakaş var. (Haber Türk TV, 01,02.08)
***
Bu müderrisler ile İslamcı cerideler türbanperest cephenin ön saflarında cihad yapıyor:
“Büyük Loca düğmeye bastı. Hür ve Kabul Edilmiş Büyük Mason Locası başörtülü kızların eğitim görmesini engelleyen yasağın devamı için ayağa kalktı. Lionslar da gazete ilanlarıyla yasağı savundu.” (Yeni Şafak, 02.02.08)
“İslam’a savaş açtılar !” “Azgın azınlığı telaş sardı !” (Vakit, 02.02.08)
Müderrisler bilmiyor olabilir ama biri Anayasa’nın Din ve Vicdan hürriyeti ile ilgili 24.maddesinin son bendinde yazanları hatırlatmalı kendilerine:
“Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.”
Türban putuna tapanlar, İslami inançlarından (!) dolayı türban takmak zorunda olduklarını ileri sürüyorlar. Ama Kuran’da iddialarını dayandıracakları tek bir ayet bile yok. En güvendikleri Nur Suresi 31.ayette kadın ve erkek cinsel organlarının ve makatların kapatılmasından ve kadınların göğüslerini bir örtü ile örtmelerinden söz ediliyor.
Ve bu müderrisler demokrasi ve insan hakları adına bu “delirium”u savunuyorlar !
***
Tevhid-i Tedrisat kanunu açısından imam hatip okullarının türban ile ilişkisini kuramayanlar, aralarındaki bağlılaşımı (correlation) görmeyenler, gerçeklere trene bakar gibi bakıyor. Devlet kadrolarının, sendikaların İslamileştirilmesi, işçi sınıfının cemaatleştirilmesi, devlet kütüphanelerine sadece dini ansiklopedi satın alınması ile türban arasında ilişki kuramayanlar Türkiye’nin irtica tehlikesi ile karşı karşıya bulunmadığını savunuyor. Ne dersiniz, 5 Şubat 1937 günü anayasaya giren laikliği savunmak insan haklarına ve demokrasiye aykırı mıdır ? Bir soru daha : Bu türlü nedenlerle AKP yârânı müderrisler hangi tarikatın müridi acaba ?
***
Bir gölgesiz yazıcı için özel not : “Eski şair” diyerek bana hakaret edebileceğini sanıyorsun. “Eski Şair”, “Klasik şair” anlamına gelir. Sen de öğren artık !