AB KOMİSYONU’NUN GEVEZELİKLERİ

Avrupa Birliği Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Hansjörg Kretschmer Türkiye konusunda bilir-bilmez konuşmaya pek meraklı.
AB Komisyonu Türkiye Delegasyonu sekretaryası lütfen bu yazımı Bay Kretscher’in konuştuğu bir dile çevirip okutsunlar. Bay Kretschmer konuşuyor:
***
“Bana göre laik bir ülkede Diyanet olmaz. Alevilerin sorunları AB standartlarına uygun şekilde çözümlenmeli” (Milliyet, 1 Şubat 2006)
“Hükumetin Aleviliği tanımlamasının inanç özgürlüğü açısından doğru değildir, her inanç grubunun kendi inancını tanımlama hakkı vardır” (Birgün, 01.02. 2006)
“Türkiye’nin AB’ye girmesi için milliyetçilik sorununu çözmesi gerek” (Akşam, 05.03.2006)
“Askeriye üzerinde, hükümet ve meclis denetiminin arttırılması konusunda atılması gereken adımlar var” (Milliyet, 21 Mart 2006)
***
Bay Kretschmer, anlaşılan, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Cumhuriyet devriminin en önemli kurumlarından biri olduğunu bilmiyor.
Halkı Hıristiyan olan ülkelerde Kilise ve örgütü bulunduğu için böyle bir başkanlığa gereksinim yoktur. Bay Kretschmer’in “Laik ülkede Diyanet olmaz” önermesine karşı, haklı olarak, “Laik bir ülkede Kilise örgütü olmaz” önermesini ileri sürebiliriz. Ayrıca vatandaşlardan toplanan Kilise vergilerinin de yasal olmaması gerekir.
İslam dininde Cami bir kurum değildir bir kutsal mekandır. Oysa Kilise bir kutsal mekan olmadan önce bir kurum ve kuruluştur. Şirkettir!…
Cami bir kurum olmadığı için her mezhep, her tarikat, ve hatta her cami derebeyliklere benzer. Teokratik bir devlette böyle bir durum sakıncalı olmayabilir, ama laik bir devlette dinsel ve toplumsal anarşiye yol açar. Tarikatlar arasında savaş çıkar. Türkiye’de bu savaşı Diyanet İşleri Başkanlığı ve Laiklik engellemektedir. Bu nedenle Cumhuriyet “Şeyhülislamlık” kuruluşundan ilham alarak Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kurmuştur.
***
Alevilerin sorunları, Diyanet İşleri Başkanlığı içinde ya da onun bitişiğinde, DİB modeline uygun olarak çözümlenilebilir. Alevilerin sorunlarının çözümü DİB’nın kaldırılmasına değil onun geliştirilmesi ve yeniden örgütlenmesi ile mümkün olabilir. Hükümet’in tanımlamasına karşı Alevi cemaatinin kendisini tanımlaması ve bu tanım üzerinde uzlaşması gerekmektedir.
***
Avrupa Birliği ve Avrupa Komisyonu şunu çok iyi anlamalıdır: İktidarlar ve siyasal partiler Türkiye Cumhuriyet’i anayasanına ve ilkelerine içtenlikle boyun eğmedikçe (Boyun eğmemenin en son ve en somut örneği AKP iktidarıdır), Asker’i eleştirmek fesat çevirmekten başka bir şey değildir. Bay Kretschmer ile AKP hükümeti bu konuda suç ortaklığı yapıyor.
***
Türkiye-AB Karma Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk de türban konusunda ahkam kesiyor. Bay Lagendijk’a göre başörtüsü yasağı savunulmazmış. Yasağın AİHM tarafından onaylandığını bilmiyor mu Bay Lagendjik? Cumhuriyet’in koyduğu yasak, AB’nin fesatlarına karşı mutlaka savunulur Bay Lagendjik!…