ACILI YURDUN ONSEKİZ TÜRKÜSÜ

 

Etrak (Türkler) gene çıldırdı. Gene gördüğünden göz kirası istiyor. Kal neymiş (Mersinlicedir), Yunan’da Syriza diye bir parti seçim kazanıp iktidara geçmiş, eh artık, Türkiye’de de bir çaresini bulup, aslında adam olup, sol iktidara geçmeliymiş. Televizyona bakarken, dişimi sıkmaktan neredeyse protezim parçalanacak; gülmekten altıma işeyeceğim. Tartışanlar, şişkin  AKP yalakası akademisyenciler, gazete yazıcıları, kılıç artığı ve tohuma kaçmış solcular ve yeni çocuklar.

“Syriza’dan size ne?” diye bir yazı yazmaya başlamıştım… Kitaplıkta bazı belgeler ararken, Yannis Ritsos’un Yaba Öykü dergisinin Eylül-Ekim 1984 sayısında yayınlanmış ve galiba herhangi bir kitaba girmemiş “Acılı Yurdum On Sekiz Türküsü”nü buldum. Kafamda, göğüs kafesimin içinde Thedorakis’in müziği yankılanmaya başladı. Bu 18 küçük şiiri okumadan, Theodorakis’in bestesini dinlemeden kimse Syriza’yı, Syrizacıları anlayamaz. Alman, İtalyan ve İngiliz istilalarını, İngiliz yönetiminde emperyalizmin çıkardığı içsavaşı bilmeden, bir kediyle birlikte bir çuvala sokulup denize sarkıtılan devrimcinin halini duyumsamadan hiç kimse Syriza hakkında ahkam kesemez.

“SYRİZA’DAN SİZE NE?!”yi  belki yarın-öbür gün yayınlarım. Şimdi, önce Yannis Ritsos’un şiirini (Çeviri: Ioanna Kuçuradi & Özdemir İnce) , sonra da Nazım Hikmet’in “Karanfilli Adam”ını okuyun, gazetelerde yazılan palavraları, televizyonlarda konuşan  laf değirmenlerini öyle dinleyin!

***

ACILI YURDUN 18 TÜRKÜSÜ'NÜN RİTSOS'UN EYLİNDEN ÇIKAN ELYAZMASININ KAPAĞI
ACILI YURDUN 18 TÜRKÜSÜ’NÜN RİTSOS’UN ELİNDEN ÇIKAN ELYAZMASININ KAPAĞI
[AÇIKLAMA

«Acılı Yurdun Onsekiz Türküsü»nden onaltısı bir gün­de -16 eylül 1968’de- Leros adasındaki Partheni toplama kampında yazıldı. Benden hiç yayınlanmamış şiirler beste­lemek isteğini bildirmişti gizlice Mikis Theodorakis. Sisam adasında, Karlovassi’de, 1969 kasımında yeniden çalıştım bu dörtlüklere. 16 ve 17.ci dörtlükler 1 Mayıs 1970 günü yazıl­dı. Yedinci dörtlük Ocak 1973’te Atina’da tamamen değiş­ti, «Acılı Yurdun Onsekiz Türküsü»nü yayınlamayı düşün­müyordum; basılmasını ve yabancı dillere çevrilmesini is­temiyordum. Ne var ki, birçok yerli ve yabancı dergilerde yayınlanmış, birçok yabancı dile çevrilmiş çoğu. Böylece, ilk kararımda direnmem için bir neden kalmamış oluyor.

«Acılı Yurdumun Onsekiz Türküsü»nü Mikis Theodorakis’e adıyorum. YANNİS RİTSOS]

Falitsa & Ritsos & Eri (Elefteria)
RİTSOS EŞİ FALİTSA VE KIZI ERİ (ELEFTERİA) ARASINDA

***

YANNİS    RİTSOS

ACILI YURDUN ONSEKİZ TÜRKÜSÜ

  1. YENİDEN VAFTİZ

Zavallı sözler vaftiz edilirler acıda, gözyaşlarında,

kanat çırparlar, uçarlar-öterler, öterler kuşlar.

Ve ol gizli söz – özgürlüğün sözü,

kılıç sallar kanat yerine, rüzgârları yırtar.

  1. BİR ÇİÇEKLE SÖYLEŞİ

—Tavşankulağı, kayanın yangındaki tavşankulağı

nerede buldun da renkleri açtın, sapı nerede buldan da

kıpırdarsın ?

—Biriktiriyordum kanı damla damla kayanın içinde,

bir gül mendil dokudum da güneş topluyorum şimdi.

  1. BEKLEYİŞ

Bekleye bekleye öylesine büyüdü ki geceler,

kök saldı türkü, ağaç gibi uzadı.

Ve onlar, parmaklık arkasındakiler, uzak gurbettekiler

acı bir «ah» çeker çekmez bir kavak yaprağı biter.

  1. HALK

Küçük bir ulus, ama kılıçsız kurşunsuz savaşır

ekmeği için bütün dünyanın, ışığı ve türküsü için.

Dilinin  altında saklar iniltileri ve yaşasınları,

çakıl taşları çatlar, söyleyecek gibi olsa şarkılarını.

  1. ANMA TÖRENİ

Köşenin birinde dede durur, ötekinde on torun

ve masada somuna dikilmiş dokuz mum.

Saçını yoluyor analar, susuyor çocuklar

ve bacadan bakmakla, içini çekmekte özgürlük.

6.TAN

Baharın güneşi cömert, kayrası bol tan vakitciği,

seni görecek gözü mü var, sana hoşgeldin diyecek ?

Buhurdanda iki kömür ve iki parça tütsü

ve isten bir haç eşiğinde vatanın.

  1. YETMEZ

O, ağırbaşlı, az konuşan, bakar yere, topraktaki

küçük kuşun gölgesine ve yükseklikleri hesap eder.

Bunu mu desin ? – neye yarar ? Ne de ilenç yeter.

Ah, ahlat ağacına asılı, kederli tüfek.

  1. YEŞİL GÜN

Güneşte yanmış yeşil gün, çıngıraklarla, melemelerle,

mersin ağaçlarıyla, gelinciklerle bezeli güzel yamaç.

Çeyiz işler gençkız, delikanlı sepet örer

ve kıyı boyu beyaz tuz otlar keçiler.

  1. BİRLİKTE AYİN

Kavakların altında kuşlar ve kaptanlar,

birlikte başladılar ayine yeni gelen Mayıs’la.

Aydınlatıyor yapraklar yurdun hasadında mumlar gibi

ve yükseklerden İncil’i okuyor bir kartal.

10.SU

Kayanın azıcık suyu, suskunlukla kutsanmış,

kuşun bekleyişiyle, gölgesiyle zakkum ağacının.

Gizlice içer onu çeteler ve boyunlarını kaldırırlar

serçeler gibi, şükrederler yoksul ana Yunanistan’a.

  1. TAVŞANKULAĞI

İple bağlı küçücük pembe kuş

kıvırcık kanatlarıyle güneşte uçuşur.

Bir kez baksan ona, gülümser sana,

iki, üç kez baksan, yakarsın türküyü.

  1. İNCECİK KIZLAR                                                                              Tuz topluyor deniz kıyısında incecik kızlar,                                                                                            çok eğilmiş, çok acılı – görmüyorlar denizi.

Ve bir yelken, beyaz yelken, işaret eder onlara mavide

ve kavrulur üzüntüsünden kendisini görmüyorlar diye.

  1. KÜÇÜK BEYAZ KİLİSE                                                                              Güneşle karşı karşıya, dağın sırtında küçük beyaz kilise,

ateş eder o eski, dar penceresiyle.

Ve çınar ağacına bağlı, yükseklerdeki çanını

kurar gece boyu, tatil günü için Ermiş Halkın.

  1. MEZAR YAZITI                                                                                      Vurulup, başı dimdik düşmüş delikanlıyı,

örtmez ıslak toprak, dokunmaz solucan.

Tüy gibi sırtındaki haç, hep yükseğe atılır,

koca kartallarla birleşir ve altın meleklerle.

  1. IŞIK BURADA

Kötü pas tutmaz şuradaki mermerleri                                                                                                         ne de Rum’un ve rüzgârın ayağına zincir.

Işık burada, kıyı burada. altın, mavi diller,                                                                                                      kayalarda balta sallar geyikler, demirleri çiğnerler.

  1. YAPI KURMA

Kim kuracak bu evi, kapılarını  kim takacak,                                                                                                             çok az el var, taşlar ağır, kaldırılmaz?

Sus, sus: İşte, çoğalır, büyür eller,

ve unutma ki geceler boyu ölüler de yardım ederler

  1. ADANMIŞ

Buralarda susar kuşlar, susar çanlar,                                                                                                      susar acılı Rum ölüleriyle birlikte.

Ve suskunluğun taşında biler tırnaklarını,                                                                                                       tek başına, yardımsız, özgürlüğe adanmış.

  1. AĞLAMA RUMLUK İÇİN

Ağlama Rumluk için, beli bükülmek üzereyken,

bıçak kemiğe, kamçı boynuna dayanmış,

İşte, atılır yeni başlan, erleşir, devleşir,

ve zıpkınlar canavarı güneşin zıpkınıyla.

(Çevirenler : İoanna Kuçuradi-Özdemir İnce)

***

PİCASSO-ÇİÇEKLİ ADAM
PİCASSO, ÇİÇEKLİ ADAM

***

KARANFİLLİ ADAM

Seher karanlığında,

projektörlerin ışığında,

kurşuna dizilen beyaz karanfilli adamın

fotoğrafı

duruyor üstünde masamın.

 

Sağ eli

tutuyor karanfili

bir ışık parçası gibi Yunan denizinden .

Karanfilli adam

ağır kara kaşlarının altından

bakıyor cesur çocuk gözleriyle,

hilesiz bakıyor.

 

Türküler ancak böylesine hilesizdir

ve ancak komünistler

and içer böylesine hilesiz.

Dişleri bembeyaz: gülüyor Beloyanis.

Ve elindeki karanfil,

bu yiğit,

bu rezil

günlerde

söylediği sözlerden biri gibi insanlara…

 

Mahkemede çekildi bu fotoğraf.

İdam kararından sonra.

 

NAZIM HİKMET

 

(Moskova, 26 Mayıs 1952)

***

nikos-beloyannis2
NIKOS BELOYANNİS

 

Şiirdeki Beloyannis kimmiş bakalım. Okuyup öğrenelim ve Syriza’yı düşünelim. Sonra Nazım’in şiirini bir kez daha okuyalım:

Yunan komünist ve direniş lideri Nikos Beloyannis 1915’te doğdu. Otuzlarda iktidarda olan Ioannis Metaxas’ın milliyetçi rejimi tarafından tutuklandı ve Akronauplia Hapishanesi’nde (Nauplion) kaldı. 1941’de ülkeyi işgal eden Nazilere teslim edildi. 1943’te hapisten kaçıp Peleponez’de Yunan Halk Kurtuluş Ordusu’na (Ethnikos Laikos Apeleftherotikos Stratos -ELAS) katıldı. ELAS’ın büyük komutanı Aris Velouchiotis ile birlikte savaştı. (Yannis Ritsos da ELAS saflarında yer aldı.Ö.İ) Yunan İç Savaşı süresince Yunanistan Demokratik Ordusu’nun ideolojik ve politik çalışmalarından sorumlu yöneticisi olarak faaliyet yürüten Beloyannis, hareketin 1949’da yenilmesinden sonra ülkeyi terk etti.

1950 Haziran’ında illegale geçmiş olan Yunan Komünist Partisi’nin Atina örgütünü yeniden kurmak için ülkeye geri döndü. 20 Aralık 1950’de tutuklandı ve partiyi yasadışı kılan yasayı çiğnemek suçuyla askerî mahkemeye çıkartıldı ve Sovyetler Birliği’ne istihbarat sağladığı gerekçesiyle ihanet suçuyla yargılandı.

Beloyannis davası 19 Ekim 1951’de Atina’da başladı. Toplamda 94 kişi çeşitli suçlara çarptırıldı. Hâkimlerden biri 1967-74 arasında ülkeyi askerî diktatörlükle yöneten Georgios Papadopoulos’tu.

Beloyannis tüm suçlamaları reddetti ve Nazi karşıtı direniş (1941-1944), İngiliz İşgali (1944-1946) ve Yunan İç Savaşı (1946-1949) süresince ortaya koyduğu vatansever mücadeleye vurgu yaptı. Tüm dünyada “Karanfilli Adam” olarak bilinen Beloyannis adına ünlü ressam Pablo Picasso bir eskiz çalışması yaptı.

Özel af için ulusal ve uluslararası planda yapılan çağrılara rağmen mahkeme Beloyannis’i ve üç yoldaşını ölüme mahkûm etti. Tutsaklar, 30 Mart 1952 Pazar günü sabahı Kallithea Hapishanesi’nden alınıp Goudi Kampı’nda idam edildiler.

Beloyannis, Yunan solunun büyük kahramanlarından biri hâline geldi. İsmi İç Savaş’tan (1949) Papadopoulos cuntasının yıkılışına ve Yunanistan’da demokrasi yeniden tesis edilene dek (1974) geçen süre zarfında (1974) politik mültecilerin yaşadığı Macaristan’daki köye verildi (Beloiannisz Köyü).

***

RİTSOS & İNCE & ÜLKER (2)
RİTSOS, ÖZDEMİR, ÜLKER, KARLOVASSİ’NİN POTAMİ KIYISINDA
RİTSOS & İNCE 2
RİTSOS İLE ÖZDEMİR. RİTSOS’UN KARLOVASSİ (SAMOS ADASI)’DEKİ EVİNDE, 1980
RİTSOS & ÖZDEMİR
ATİNA 1989. RİTSOS’UN 80.DOĞUM GÜNÜ TÖRENİNDE

ÖZDEMİR İNCE

28 OCAK 2015

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“ACILI YURDUN ONSEKİZ TÜRKÜSÜ” üzerine bir düşünce

  1. Geri bildirim: Anonim

Yorumlar kapalı.