AKP’NİN ARABI MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ

7 Haziran 2015 genel şeçim sonuçlarının Milliyetçi Hareket Partisi’nin bir “Cumhuriyet Partisi” olduğunu kanıtlaması için büyük bir fırsat olduğunu yazmıştım. 46 (!) yaşında bir partinin ilkeleri Cumhuriyet’ten daha önemli olamaz ama MHP tersini kanıtladı.

“Tekbirci parti” MHP Cumhuriyetçi ol(a)madığı için saçmalamaya devam ediyor. Camhuriyet’in partisi Devrim Yasaları’nı canı pahasına korur ama MHP, AKP’nin kuyruğuna yapışıp, devrim yasası Tevhid-i Tedrisat’ı katleden 4+4+4 yasası için iştahla oy vermişti.

AKP’nin adayını TBMM başkanlığına seçtirmesi gafleti de cumhuriyetçi olmadığının, bir irtica partisi olduğunun  en büyük kanıtıdır.  HDP piresi için Cumhuriyet yorganı yakılmaz.

Stratejinin ve taktiğin sefaletine bak: HDP’nin bulunduğu yerde bulunmazmış:

Ama geçen dönem HDP ile birlikte birçok belge imzaladı;

HDP’nin girdiği seçime girdi;

Şu anda TBMM’e sıralarında HDP ile birlikte oturuyor, başkanlık divanında ondan fazla yer sahibi olmak için mızıkçılık yapıyor. Belki seçim kabinesinde HDP ile birlikte yer alacak.

CHP,  yanına HDP’yi alıp Ekmeleddin Beyi TBMM’ne başkan yapmadı diye Cumhuriyet’i AKP’ye teslim ediyor! Daha bir yığın zırvalıklar yapıyor; HDP’yi yok sayarak ülkeyi kendi elleriyle bölüyor ama çağının çağdaşı bir milliyetçi olmadığı için bu bağnazlığı marifet sanıyor.

Otur HDP ile kozlarını TBMM’sının legal zemininde paylaş. Yoksa kendine güvenemiyor musun?

MHP benim için bir 19.yüzyıl partisidir.

MHP, AKP fotoğrafının arabıdır, negatifidir. Basıldığı zaman AKP çıkar. AKP tarafından yutulması ülkenin yararınadır. AKP, MHP’yi yutarsa oyu  % 57 olmaz, gene en fazla  % 40’larda kalır.

Özdemir İnce

4 Temmuz 2015

***

TEKBİİİİİİİİİİİİRRRRRRCİ  MHP

Ulusalcı sıfatını beğenmeyip milliyetçi sıfatını istimal eden Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)’nin nümayiş mahallerinde haykırdığı “Tekbîr”  komutu konusunda ansiklopedik bilgi tazelemesi yapalım mı ?

Tekbîr, “Tanrı uludur!” anlamına gelir. Yani “Allahü ekber !” Ezan, Kaamet ve bütün namazlarda söylenir. Ezan okumaya, kaamet getirmeye ve namaza tekbîr ile başlanır. Tekbîr, her namazda, namaza başlarken, rükûa eğilirken, secdelere kapanırken, namaz aralarında rükûdan rükû(y)a geçerken söylenir.

Velâkin MHP’liler ve Ülkücüler nümayiş yaparken, birinden kaçarken ve birini kovalarken, bina taşlarken, çelenk parçalarken mutlaka ve mutlaka tekbîr getirirler.

Aralarından biri (belki de reis durumundadır) sağ elinin işaret parmağını havaya kaldırarak “Tekbîîîîîîr” deyu haykırır. Ve cemaat ise cevaben inler:

“Allah-ü Ekber ! Ya Allah Bismillah Allah-ü Ekber !”

Bu haykırmalar epeyce sürer, duruma göre ! Ancak Ezan, Kaamet ve Namaz ile hiçbir ilişkisi yoktur bunların. Yeni bir durum !  Bu durum belki de Nümayiş Tekbîri olarak literatüre geçecektir.

“Tekbîr çekme”yi ben daha çok Müslüman Kardeşlerde, Hızbullah’ta, Hamas’ta, El Kaide’de gördüm ve işittim. Bizdeki (ruhsatlı-ruhsatsız) patent MHP ülkücülerine ait !

Darılmak, gücenmek yok : Tekbîr çekme İslamcı bir nümayiş tarzıdır. Milliyetçilik karşıtıdır.

Türk-İslam sentezinde bile caiz olmaması gerekir : Çünkü “Tanrı Uludur!” haykırışına karşı olabilecek bir Türk Milliyetçisi düşünemiyorum.

TRT-TV’nundan arkadaşım Melih Aşık’ın  Açık Pencere’sinden (Milliyet, 07.02.08) bölgesinden aktarıyorum. Çağdaş Eğitim Vakfı ; 4 MHP milletvekili, Prof.Dr.Mithat Melen, Gündüz Aktan, Ertuğrul Kumcuoğlu ve Deniz Bölükbaşı’na gönderdiği mektupta  hayal kırıklıklarını dile getiriyor:

“Partiniz MHP’nin AKP’nin Türkiye’yi İslam ülkesine dönüştürme girişimlerine verdiği koşulsuz destek hiç kuşkusuz hepiniz adına tarihe kara sayfa olarak geçecektir. Bizleri asıl şaşırtan husus; çağdaş uygarlığı görmüş, yaşamış ve değerini bilme durumunda olan sizlerin, partinizin bu eylemlerini açıkca benimsiyor ya da suskun ve sessiz izliyor olmanızdır.”

Adı geçen dört milletvekilini şahsen tanımam. Gündüz Aktan ile 5-6 yıl önce bir kez karşılaştık, el sıkıştık. O kadar!

Çağdaş Eğitim Vakfı’nın, bu dört milletvekilinin Tekbîrciler Partisi’nden aday olmalarıyla birlikte kuşku duymaya başlaması gerekmez miydi ? Gerekirdi, gerekirdi !…

Kıssadan Hisse : Politikada partilerin programları kadar partililerin kimlik ve kişilikleri de önemlidir. Ancak şu kesinlikle görülmüştür ki hiçbir birey bir partiyi değiştiremez, tam tersine partinin kolektif ruhu bireyi kıyma makinesinden geçirir. Kendisine “Türk-İslam Ülküsü”nü şiar edinmiş MHP ile “Türk-İslam Sentezi”ci AKP aslında aynı partidir.

(HÜRRİYET, 12 NİSAN  2008, CUMARTESİ)

 

 

 

 

“AKP’NİN ARABI MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ” üzerine bir düşünce

Yorumlar kapalı.