AKP’NİN İMAM-HATİP POLİTİKASI

AKP’nin en büyük amacının Galatasaray Lisesi’ni İmam-Hatip Lisesi’ne dönüştürmek olduğunu söylersem, sakın abarttığımı sanmayın. Bu iş çoktan başladı.
10.08.10 tarihli Akşam gazetesinde Ercan Öztürk’ün haberi:
“İstanbul Selimpaşa’da 700 öğrencinin eğitim gördüğü tek genel lise olan Selimpaşa Lisesi, imam hatip lisesi (İHL)’ye dönüştürüldü. Selimpaşa Lisesi’ne yeni kayıtlar alınmazken 2010-2011 eğitim öğretim döneminde sadece İHL için kayıtlar alınmaya başladı..
Silivri Milli Eğitim Müdürlüğü’nün aldığı karar doğrultusunda önümüzdeki eğitim öğretim yılında Selimpaşa Lisesi’nde 10-11-12 sınıf öğrencileri ile aynı binada yar yana eğitim görecek.”
***
İmam hatipler üzerine yazdığım zaman iktidar partisinin dişleri zonklamaya başlıyor. Elinden gelse beni bir kaşık suda boğacak! Belirtileri, işaretleri var, biliyorum!
Türkiye’nin en önemli sorunun, Kıbrıs-Ermeni-Kürtçü sorunlarından çok daha önemli sorunun “imam hatip sorunu” olduğunu anlaması gerekenler hâlâ anlamış değiller.
Bağıra bağıra yazıyorum buraya: Selimpaşa Lisesi’nin İHL’sine dönüştürülmesi hem bir Anayasal suç, hem de Tevhid-i Tedrisat Kanunu’na aykırı olduğu için Anayasa’nın 174.maddesi tarafından korunan Devrim Yasaları’na göre suçtur.
İmam hatip aşkı uğruna şimdiye kadar binlerce kez Anayasa ve yasa ihlal edildi, ancak böylesi görülmedi: Yasal genel lise ile yasadışı bir İHL ortakyaşar (sembiyozis) hale getirildi.
Bir genel lise ile bir İHL’nin aynı çatı altında bulunması tam anlamıyla bir skandaldır.
Böyle bir şeye şimdiye kadar cüret edilmemişti. Bu bir denemedir. Tutarsa arkası gelecek. 2011-2012 ders yılında karma sınıflar bile açılabilir.
***
Belki ilk kez oluyor: Öğrenci velileri okulun İHL’ye dönüşmemesi için imza toplamış. İmzaları Milli Eğitim Müdürlüğü’ne teslim eden veliler, “Gençler birbirine karşı bir tatsızlık yapabilir” uyarısında bulunmuşlar.
Silivri Milli Eğitim Müdürü Halis İşler, konuya ilişkin olarak şunları söylemiş:
“Bakanlıktan talimat geldi, biz de uyguladık. Şimdi kademeli olarak buraya İHL’li öğrencileri alacağız. Üç yıl sonra burası tamamen İHL olarak hizmet verecek.”
Bir kez daha hatırlatmayı görev biliyorum: Böylesine bir davranış ülkenin “birlik ve bütünlüğü”ne yönelik çok ağır bir saldırıdır. Toplumun eğitim ve öğretim birlik ve bütünlüğü, Cumhuriyet’in toprak bütünlüğü kadar önemlidir. Zaten, Tevhid-i Tedrisat Kanunu bu bütünlüğü kurmak ve korumak için çıkartılmıştı.
Bu gerçeği bilmeyenler, iki türlü polis, iki türlü savcı, iki türlü yargıç, iki türlü vali, iki türlü kaymakam nasıl olur, mahkemeler nasıl birbiriyle çelişkili kararlar verir, diye şaşırıyorlar. Şaşırmak tam anlamıyla bir saçmalık: Birbiriyle çelişen karar veren ve uygulama yapan kamu hizmetlilerinin mezun olduğu liseleri araştırın, karşınıza Genel Lise ile İHL çıkacaktır.
Bu ikilik yüzünden Türkiye ikiye bölünmüştür. Bunun sonu çöküş ve yıkılıştır!