ANAVATAN + DOĞRUYOL = DEMOKRAT PARTİ

ANAP ile DYP’nin birleşmesi politik ortamda son derece önemlidir. 1980’den bu yana merkez sağın trajedisi ve komedisi üzerine çok yazı yazdım. Ve son yıllarda da konuştuğum DYP’liler ve ANAP’lılara böyle bir birleşmenin yararlarından bahsettim. Ancak, bu birleşme bilinç düzeyinde önemli bir çağdaşlaşma sıçraması yapmak zorundadır. Adı altında birleştikleri Demokrat Parti, daha sonra Adalet Partisi, ayrı ayrı DYP ve ANAP bir merkez sağ partisinin olması gereken yerde hiçbir zaman olamamıştır. Bu partilerin, yapılarındaki irtica virüsleri yüzünden, 1950’den bu yana Cumhuriyet ile ve Cumhuriyet’in temel niteliği laiklik ile her zaman bir sorunları olmuştur. Şimdi virüs AKP’nin bedeninde. Benim temennim şudur ki, bu yeni birleşme merkez sağın temel görüşü olan “anayasal düzen partisi” olma bilincini kavrayabilsin ! Yeni Demokrat Parti’nin kesinlikle Cumhuriyetçi ve Cumhuriyet devrimlerinin savunucusu olma zorunluluğu vardır. Ancak o zaman Türkiye’nin politik ve ekonomik huzur ve refahına katkıda bulunabilir. Bu partinin türban sorunu olmamalıdır. Bu parti İmam-Hatip okulları konusunda kendisine Tevhid-i Tedrisat kanununu yani Öğretimin Birleştirilmesi yasasını savunma bilincinde olmalıdır. Yoksa AKP ve benzeri partiler tarafından “ham” edilir.
***
Yukarıdaki satırlarım 5 mayıs cumartesi günü Hürriyetim İnternet Sitesi’nde yayınlandı. Ardından dünkü Hürriyet gazetesinde yeni Demokrat Parti’nin kurucu ortaklarından DYP lideri Mehmet Ağar’ın söyleşisini okudum. Mehmet Ağar “Mülkiye” öğrenimi görmüş bir lider. Kavramları yanlış kullanması ilke olarak olanaksız. Mehmet Ağar konuşuyor:
“Merkez sağ, demokrasinin vazgeçilmez temeli. Değerler çatışmasına asla müsaade etmeyen bir yapı. Özgürlükler ve liberal ekonomi çizgisi. Ayrıca, muhafazakar alanın mutlak şekilde rahatlatılması misyonunun bekçisi. Bunun yanında hukuk devleti ve elbette ki cumhuriyetin temel değerlerinin koruyucusu. Milli ve manevi değerler gelişen dünya içerisindeki modern değerler ile örtüşmeli. Bütün bu iç içe geçmiş misyonların uyum içinde yönetebilen süreci merkez sağ olarak tarif ediyorum.” (07.05.07)
***
Bu satırları okuduktan sonra, şimdi ne demek istediğimi biraz açacağım :
LİBERALİZM (Erkincilik, Liberalisme, Serbesti Mezhebi, Serbestçilik, Hürriyetperverlik, Liberalismus, Liberalism) : Siyasal, dinsel ve ekonomik alanlarda müdahale istemeyen ve özgür davranışı savunan öğretinin genel adı.
Liberalin işi, muhafazakarları ürkütmemek değil tam tersine ürkütmektir. Yoksa Cumhuriyetçi ve özgürlükçü olamaz.
Aradan bunca zaman geçmesine karşın yeni Demokrat Parti’nin ne yazık ki Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’ndan, Demokrat Parti’den, Adalet Partisi’nden , Doğruyol ve Anavatan partilerinden bir farkı olmayacak. Çünkü hiza ve istikamete Cumhuriyet’ten değil gene tutuculuk ve gericilikten (muhafazakarlıktan) bakacak ve gözünü AKP’nin kümesinden ayırmayacak. Oy için gene o alana ödün ve umut verecek ! Politik felsefe olarak içi boş bir safsata. AKP ile arasına Çin seddi dikmesi gerekirken, onun karşısına kalbura benzer bir “sağ” tanımı ile çıkıyor. Çok yazık.