ANAYASA TİYATROSUNDA ORTAOYUNU (2)

İslamcıların, AKP iktidarının lâla, kethüda ve danişmenlerinin Anayasa’nın başlangıç ilkeleri ve değişmez maddeleriyle bunca uğraşmalarını anlamakta güçlük çekiyorum. Anayasa’nın ilk dört maddesinin değiştirilmesi Anayasa’nın tamamının değiştirilmesi anlamına gelir. Bunu hukuk birinci sınıftan ayrılma şair biliyor da kocaman kocaman Anayasa hukuku profesörleri, Anayasa Mahkemesi başkanları bilmiyor. Bu konuyu Cuma günü ele alacağım.
***
Anayasanın ilk dört maddesini tartışma konusu yapmak, söndürür mü acaba diye ateşe benzin dökmeye benzer. Anayasa’nın muhaliflerinden tarafsız (!) Taraf gazetesi (13.10.2008) , Bilkent Üniversitesi ve Alman Uluslar arası Hukuki İşbirliği Vakfı tarafından düzenlenen “Anayasalardaki Değiştirilemez İlkeler” konulu sempozyumun konuşmacısı ve düzenleyicilerinden Prof. Heiner Kühne ile yaptığı söyleşiye onun ağzından şöyle bir başlık atmış : “Avrupa’nın değiştirilemezleri hürriyetlere güvence içindir !”
Bu cümleyi okuyanlar Prof.Kühne’nin TC Anayasasındaki değişmezlerin özgürlükleri ezdiği düşüncesinde olduğunu sanabilirler. Tam tersine, Prof.Heiner Kühne “Ancak ben sempozyumda konuşan Türk konuşmacıların aksine, Türk Anayasasındaki değiştirilmez maddelerin, özgürlükleri engellediğini düşünmüyorum” diyor.
***
Hanya’yı Konya, Konya’yı Hanya yapan 1923 Cumhuriyeti muhalifleri, TC Anayasasındaki değişmez maddelerin benzerlerinin tam demokrat Avrupa ülkelerinde bulunmadığını ileri sürerler. Takınakları ile artık ilgi ve dikkat alanımıza giren Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can da öyle düşünmekte. Ama değişmez maddelerin demokrasiyi korumak için vazgeçilmez olduğunu belirten Kühne “Almanya ve Türkiye’de olduğu gibi Avrupa ülkelerinin yüzde 80’inde değiştirilmez maddeler bulunuyor. Bunlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarıyla da desteklenen maddeler” diyor. Prof.Dr.Süheyl Batum ise 13.11.08 tarihli Vatan gazetesinde anayasalarında değiştirilmez maddeler olan ülkeleri sayıyor:
“Almanya Anayasası’nın 79’uncu, Fransa Anayasası’nın 89’uncu, yine Yunanistan’ın 110’uncu, İtalya’nın 139’uncu, Portekiz’in 288’inci, Litvanya’nın 148’inci, Romanya’nın 152’inci, Çek Cumhuriyeti’nin 9’uncu ve Ukrayna’nın 157’inci maddeleri…”
***
Sempozyumdan çıkarken gazetecilere verdiği demeçle şimşekleri üzerine çeken Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç daha sonra kendini şöyle savunuyor:
“Benim, Anayasa’nın ilk üç maddesiyle ilgili bir sorunum yok. Ben görüşlerimi zaten muhalefet şerhinde açık açık yazdım. Benim düşüncem, değiştirilmesi teklif edilmez hükmünü taşıyan 4.madde nedeniyle, Anayasa’nın diğer maddelerinin de değiştirilmesinin imkansız hale getirilmesi” (Fikret Bila, Milliyet, 14.11.08).
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’a TBMM Kanunlar ve Kararlar Müdürlüğü tarafından yayınlanan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı dikkatlice okumasını salık vereceğim : 17.5.1987, 8.7.1993, 23.7.1995, 3.10.2001 ve 7.5.2004 tarihlerinde değiştirilebilir onlarca anayasa maddesi değiştirilmiştir. İlk üç madde ile bir sorunu olmadığını söyleyen Haşim Kılıç’ın Anayasa’nın 4.maddesi ile de bir sorunu olmaması gerekir ama var !