ANAYASAYI DEĞİŞTİRMEDEN ÖNCE

1982 Anayasası’na “Hayır” oyu verdim. Ama necip Türk milletinin yüzde 92’si bu anayasaya “evet” oyu verdi. Bu nedenle, Kenan Evren cuntası tarafından hazırlatılmış olsa da bu metne “askeri” sıfatı vermek bana pek akıllıca görünmüyor. Çünkü 1982 Anayasası, siviller tarafından kaleme alınıp sadece TSK mensupları tarafından oylansaydı, “askeri” olurdu. Ancak yeterince demokratik olmadığı için “sefil” bir anayasa.
1982 Anayasası’na “evet” diyen yüzde 92 ile 22 Temmuz seçimlerinde AKP’ye yüzde 46 oy veren kimseler aynı kişiler, aynı kabile üyeleridir.
***
31 Ağustos akşamı, NTV televizyonunun “Siyasette Yeni Dönem” programını izledim. Programa hepsi “Prof.Dr.” olan Süheyl Batum, Burhan Kuzu, İbrahim Kabaoğlu, Hikmet Sami Türk, Turgut Tahranlı ve Yıldızhan Yayla katılmışlardı. Bir Anasaya hazırlatacak olsam “Prof.Dr”ların beşini görevlendirir, Burhan Kuzu’ya görev vermezdim. Öteki uzmanların yanında çok zayıf kaldı.
Söz konusu programın televizyon elemanı Çiğdem Anat tarafından yönetilmesine itirazlarımı gelecek hafta bir gün yazacağım. Bu televizyonlardan çektiğimiz yeter artık !
***
1982 Anayasası kuşkusuz değiştirilip geliştirilmelidir. Ama “askeri” (!) olduğu için değil, yeterince demokratik olmadığı için. AKP’nin Anayasa değişikliği konusunda içten olduğuna kesinlikle inanmıyorum. Amaçları şu : MGK’yı Anayasa’dan çıkarmak: bir punduna getirip laikliği İslami bir tarzda tanımlamak, başlangıç ve kenar başlıklarla ilgili 176.maddeyi değiştirmek, İnkilap kanunlarının korunmasıyla ilgili 174.maddeyi atmak, Eğitim ve öğrenim hakkıyla ilgili 42.maddeyi sakatmak, Din ve vicdan hürriyeti ile ilgili 24.maddeyi İslamileştirmek, YÖK’ü işlevsizleştirmek, belki de federatif yapıya bir delik açmak…
Burhan Kuzu hariç anayasa uzmanı öteki Prof.Dr’lar AKP’nin çevireceği fesatları kuşkusuz çok iyi bilmektedirler.
***
AKP hükümetinin Anayasa değişikliğine girişmeden önce, demokratik içtenliğini kanıtlamak için yapması gereken girişimler ve çıkartabileceği yasalar var şunlar olmalı:
TRT’nin yeniden özerkleştirilmesi, demokratik siyasal partiler yasası, demokratik seçim yasası, yüzde 10 barajının kaldırılması ya da indirilmesi, 301 numaralı yasanın değiştirilmesi, insan haklarının özgürce kullanımı ve düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması, sendikalar yasasının demokratikleştirilmesi ve sendika üyeliğinin zorunlu hale getirilmesi, memurlara grev hakkı tanınması, milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması, imam-hatiplerin Tevhid-i Tedrisat Kanunu’ndaki sınırlarına çekilmesi, meslek okullarının yeniden örgütlenmesi… Aklıma gelenler bunlar…
***
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu’nun birkaç kez ağzından kaçırdığı gibi, AKP hükümetinin gerçek amacı dikensiz gül bahçesinde hükümet etmek. Böyle bir niyet ne kendisi ne de Türkiye için hayırlı olur. İstenen 1982’ninki gibi “sefil” bir anayasa !Bence, muhalefet partileri, AKP’yi, Anayasa değişikliğinden önce öteki yasaların demokratikleştirmeye zorlamalı. Siz ne diyorsunuz bu işe demokrasi havarileri ?..