ARAP DÜNYASI, FOTOĞRAFIN ARABI

Türban totemi ve bu toteme tapanlarla ilgili anketler konusunda hokkada mürekkep bırakmayan gazete yazıcıları, 23 Kasım tarihli Milliyet gazetesinde yayınlanan çok önemli bir haberi Haluk Şahin (01.12.07) dışında göremediler ya da görmezden geldiler. Kibarlığı bir yana bırakalım, haberin ana fikrini kavrayamadılar. Haber şöyle :
Birleşmiş Milletler’in “İspanyolcaya yılda 10 bin kitap çevrilirken son 1000 yıldır Arapçaya çevrilen kitap sayısı bundan az” diyen raporundan etkilenen Birleşik Arap Emirlikleri dünyaca ünlü 100 dünya klasiğini Arapçaya çevirtme kararı almış.
Müslüman Arap dünyasının trajedisi bu haberde horul horul uyumaktadır ama konunun üzerine ciddi olarak hiç kimse gitmedi.
***
Abu Dabi hükümetinin girişimiyle hayata geçirilen projenin ilk aşamasında 100 kitap Arapçaya tercüme edilecek ve 20 kadar Arap ülkesinde dağıtılacakmış. Projenin fikir babası ve yöneticisi, Mısırlı işadamı Kerim Naci söz konusu projeyle ilgili olarak “Çok satanlar listesindeki kitaplardan mümkün olduğunca uzak duracağız. Arap kütüphanesinde boşluk yarattığını düşündüğümüz kitapları seçtik” demiş.
Kerim Naci’ye göre, ortaçağda İslam medeniyetinin altın çağını yaşadığı sırada Batı ile Arap dünyası arasında büyük bir bağlantı bulunmasına karşın Rönesans’ın ardından sömürgecilik yüzünden çıkan çatışmalar ve iki uygarlık arasındaki ilişkilerin bozulması Araplarda dışlanma ve yabancılaşma duygusu yaratmış. “Kelime projesi” ile bu tarihi boşluğu doldurmayı amaçlıyorlarmış.
***
İşadamı aklı işte ! Bin yıllık boşluğu yüz kitapla dolduracağını sanıyor ! 9 ve 11 yüzyıllar arasında Arap dünyasında ve daha çok Bağdat’ta oluşan bilginin İmam Gazali gibi ezberci barbarların karşısında Emevi İspanya’ya göç etmek zorunda kaldığını bile düşünemiyor !
Gazali düşüncesi kazandı ve İslam dünyası yitirdi ama Gazali yobazlığının yasaklattığı düşünce Endülüs üzerinden Avrupa’ya geçerek rönesansın tohumlarını attı.
Türkler Meşrutiyet’e kadar Arap dünyasının karanlığı ile aydınlandı. Cumhuriyet döneminde Hasan Ali Yücel’in önderliğinde başlayan sınırsız ve çok boyutlu çeviri hareketinin anlamı Arapların 100 kitaplık çeviri girişimi karşısında çağdaş bir proje olarak ortaya çıkıyor.
Ancak bu devrimci kültür ve düşünce hareketi Arap karanlığı ile aydınlanma yolunu seçen demokratlar (!) tarafından 1950’lerin başında iğdiş edildi.
***
Arap ileri gelenleri Gazali’den sonra kendilerine hep “Biz neden geri kaldık ?” sorusunu sormuşlar ve buldukları cevap “Çünkü İslam’ın yolundan ayrıldık. Eski görkeme kavuşmak için eskinin modeline dönmeliyiz !” olmuştur. Bunun sonucu olarak Selefilik’i, Vehhabilik’i, El Kaide’yi bulmuşlardır.
Oysa Endülüs’e sürgün ettikleri Akdeniz uygarlığı düşüncesinin yerine koyacak Kuran ayetlerinden başka bir şey bulamamışlardır. Milliyet gazetesinin yayınladığı bu küçük haberin satırları arasında Cumhuriyet’in aydınlanma bilinci vardı ama kimse görmedi !