ozdemiri tarafından yazılmış tüm yazılar

PADİŞAHLARIN “ÇOCUK GELİN” KIZLARI

Padişahların Kadınları ve Kızları[i] benim en önem verdiğim başvuru kitaplarımdan biridir. Osmanlı’nın kan tahlili ve iç organ rontgenidir. 1980’den bu yana birçok yazıma konu ve alıntı oldu. Bu kitap Osmanlı hanedanının ve siyasetinin ihtişamının değil sefaletinin tanığıdır. Bir televizyoncu[ii] olarak kitabı kaç kez sinemacılara ve televizyonculara senaryo ve öykü kaynağı olarak  tavsiye ettim. Kimse ilgilenecek cesareti gösteremedi. Hâttâ kimse adını bile anmadı. Okumaya devam et

GEÇTİ BOR’UN PAZARI

Bor’un pazarı geçti ama pazarı kaçıranlar eşşeklerini Niğde’ye sürmüyorlar, mal bulmuş Mağribi gibi Başyüce’nin lâflarıyla geviş getiriyorlar. Ertuğrul Özkök’le yıllarca karşılıklı sayfalarda yazdık, fakat bir gün olsun Cumhuriyetçi yazılarıma arka çıkmadı, tam tersine zaman zaman yüzüme karşı homurdandı bile. Başyüce R.T.Erdoğan tam 16 yıl susarak onayladığı din bezirgânlarının kulağını hafifçe çekti ya o da aralarında olmak üzere medya goygoycularının dili açıldı, kalemleri yazar oldu. Böyle durumlarda kibar ahali şöyle der: “Baban eşeği becerdikten sonra ananı ne etsin?!” Okumaya devam et

“MUCİZE ANCAK ALLAHA AİTTİR”

Hz.Muhammed elbette zor durumda kalmış: Kendisinden önceki iki peygamber, Musa ve İsa, mucizeler göstermişler. Kitaplarında yazıyor: Musa’nın asası ejderhaya dönüşüyor, Kızıldeniz’i ikiye ayırıyor; İsa, ölüyü diriltiyor, körün gözlerini açıyor, kötürümü yürütüyor. Bunları bilen Araplar “Sen de mucize göster ki sana inanalım” diyorlar. Adamlar haklı değil mi? Şimdi Arif Tekin’in kitabından (Kur’an’ın Tarihçesi ve Yazım Serüveni)[i]   okuyalım: Okumaya devam et

DAVUL TOZU MİNARE GÖLGESİ

Şimdiye kadar birkaç kez “Çağına uyum sağlayamayan, çağının çağdaşı (modern) olamayan Müslüman dünyası yavaş yavaş çıldırmaya, delirmeye  başlayacak” diye yazdım.  Meğer, Amerika kıtasını 1178 yılında Müslüman denizciler keşfetmiş; Colombus,Kuba’da bir dağın tepesinde cami görmüş; Marmaray’ı Abdülmecid tasarlamış; Nuh Peygamber  gemisinde cep telefonuyla konuşuyormuş; Google’ı ya da İnstagram’ı II.Abdülhamid Han Hazretleri keşfetmiş;asansörde bir erkekle halvet kalan bir kadına  hamilelik bulaşırmış;  yorgan ve çarşaflar şehvet uyandırırmış… Okumaya devam et

DENİZ YÜCEL’İN TAHLİYESİNDEN ÇIKAN DERS

Pek geveze ABD Başkanı Trump’ın, Fetullah Gülen’in iadesi ya da Reza Zarrab ve Halk Bankası davaları hakkında konuştuğunu, görüş bildirdiğini, açıklama yaptığını hiç duydunuz mu? İngiltere Kraliçesi ya da başbakanının aynı düzeyde bir konu hakkında? Devlet ricalinin geleneksel bir konuşma, söz alma ve cevap verme protokolu vardır. Her görevli buna göre davranır. Örneğin Rusya, Suriye’de bir harekât yapsa, Putin ya da Rusya Başbakanı bu konuda ağızlarını bile açmazlar, gerekli açıklamaları başkanlık, başbakanlık ya da savunma bakanlığının güzel (kadın) sözcüleri yapar. Okumaya devam et

AYDIN DENEN YARATIK

Aydın karanlığı gören, karanlıkta gören bir insandır. Aydınlanmanın ürünüdür. Aklının ortağı yoktur. Kendi aklı vardır ve bu aklı ortak akıl havuzunun bekçisine teslim etmez. Aydın kimsenin müridi olmaz ve yanında mürit istemez. Kimseye (Tanrıya, başyüceye, hükumete, devlete, makam ve paraya…)  biat ve itaat etmez. Özgürdür! Bu nedenle “kimse” sevmez aydını. Sevilmemek, nefret edilmek umurunda bile değildir aydının. Çünkü: İnsanlık tarihini komutanlar ve fatihler kadar aydınlar da yapmıştır. Okumaya devam et

İLBER ORTAYLI’NIN İPİYLE KUYUYA İNMEK

Herkesin nabzına göre şerbet vermekte mahir Prof.Dr.İlber Ortaylı’nın bir Atatürk kitabı yazdığı müjdesi verildi. Kitabı elbette henüz okumadım.  Bu nedenle bu yazı kitabın tanıtımı ve eleştirisi amaçlı kaleme alınmadı. Hürriyet gazetesinin 14 Ocak 2018 tarihli Pazar Eki’nde, İlber Ortaylı ile yapılmış tam iki sayfalık bir söyleşi yayınlandı. Ben nedense, yayınlanan kitapla ilgili olarak, yazarıyla yapılan söyleşilere pek meraklıyımdır. Bu söyleşilerde hep itiraflar, kitabın özü ve amacı konusunda gizlemeler ve saptırmalar olur. Okumaya devam et