AVRUPA BİRLİĞİ VE BATAN YUNANİSTAN

Güngör Uras 17 Aralık 2009 tarihli Milliyet gazetesinde yayınlanan yazısında doğruyu söylüyordu:
“Borcu büyüdü diye Yunanistan’a bir şey olmaz. Başbakan Yorgo Papandreu Yunan halkını sıkıntıya sokacak tedbirler alamaz. Alsa da uygulayamaz.
Avrupa Birliği’nin ‘Babaları’ Yunanların kalbini kıramazlar. Yunanistan’ı rahatlatmak için bir yerlerden para bulurlar.”
Biz ‘Girelim mi girmeyelim mi’ diyerek oyalanırken, Yunanistan birliğe üye oldu. 1981 yılından bu yana Birlik’ten net 85 milyar euro (yakyaşık 125 milyar dolar) katkı aldı. 11 milyon nüfus için bu katkı çok önemlidir. Kişi başına 7.700 euro düşüyor.”
***
1978 ile 1990 arasında her yıl en az iki kez Yunanistan’a gittim. Yannis Ritsos hayattaydı ve benim dünyamdaki Yunanistan, Yannis Ritsos’un koruyucu kanatları altındaydı. Yunanistan’a yirminci yüzyılın en büyük şairlerinden biri olan Yannis Ritsos’u görmek ve yazdığım şiirleri ona göstermek, şiir ve edebiyat konularında bana yaptığı nasihatleri dinlemek için gidiyordum. Ona “Baba ve hocam” derdim. Onun manevi, “şiir” oğluydum !
Bana özellikle yazın belli bir tarihte Samos adasının, Karlovassi kasabasında randevu verirdi. Biz, Ülker ve ben, randevudan bir ay önce yola çıkar ve bütün kara Yunanistan’ını ve adaları dolaşırdık.
Bu gezi ve sohbetleri anı şeklinde kaleme almadım. Bazı yazılarım Ritsos’dan (İoanna Kuçuradi ve Herkül Milas sayesinde) çevirdiğim şiir kitaplarının başında yer almaktadır.
***
Bu süre içinde ve daha sonra, Avrupa Birliği’ne giren Bulgaristan, Portekiz ve İspanya’ya gittim, bu üç ülkede Yunanistan’da tanık olduğum kibirin benzerini görmedim.
Kibir vize için başvurduğunuz Yunan sefaretinde ve konsolosluklarında başlar ve bütün Yunanistan’da devam eder.
Yunan taksi şoförleri son derece kaba ve saldırgandı. Bu gözlemimi aktardığım Yunan dostlarım bu davranışların AB’ye girdikleri zaman sona ereceğini ve AB’nin öteki üyelerinden gelecek şoförlerin Yunan şoförlerin burnunu sürteceğini söylerlerdi. Hiçbir Fransız ya da İtalyan şoför çalışmak için Yunanistan’a gelmedi ve Yunan şoförlerin kabalıkları artarak devam etti.
***
Çok iyi anımsıyorum: Mora (Poleponessos) yarımadasının bir dağ köyünde bir dosta konuk idik, sıradan bir bakkal-tavernada, buzlukta, orada bulunmaması gereken balıklar görmüş ve nedenini sormuştum. Aldığım yanıt şu olmuştu :
“Avrupa Birliği’ne girdik ya !…”
1970’lerde bankacılık, iletişim ve ulaşım konusunda, Yunanistan’la Türkiye arasında, Yunanistan’ın lehine büyük bir fark vardı. Bir otel rezervasyonu için banka aracılığıyla kaparo göndermek istediğimiz zaman para kısa bir süre içinde otelin hesabına aktarılıyordu.
Sonra Türkiye, kötü yönetilmesine karşın aradaki bütün mesafeyi kapattı ve Yunanistan’ı çok gerilerde bıraktı.
Yunanistan, “dayı”sız yaşayamaz ! Güngör Uras’ın dediği gibi dayıları onun imdadına yetişecektir. Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin dayılığına her hangi bir ihtiyacı yoktur. AKP iktidarına rağmen ihtiyacı yoktur. Ben bunu çok iyi biliyorum !…