BANKAMATİK BALE

Volkan Yanardağ’ın 15 Ağustos 2010 tarihli Akşam gazetesinde yayınlanan haberinden Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın sözlerini aktaracağım:
“35-40 yaşından sonra bale ve halk oyunları sanatçıları sahnede zorlanıyor. 35’ten sonra 65’e kadar 30 sene çalışmadan maaş ödüyoruz. Ancak sanatçıların kamu görevlisi statüsü var. Biz onlara 45’ten sonra uygun koşullarda bir emeklilik sağlayıp arkadan daha hızlı, yetenekli ve genç bir kuşağın gelmesi imkanını yaratabilir miyiz diye çalışıyoruz.”
“Sanatçıların performansıyla ilgili olarak Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, Devlet Opera ve Balesi ve Devlet Tiyatroları’nın üzerinde çalıştığı bir proje var. Memur zihniyetli sanatçılık yerine amatör ruhu, performansı, yeteneği teşvik edebilecek düzenleme yapılabilir mi diye çalışıyorlar. Var olanların haklarını kısıtlamadan, belki emekliliği özendirerek ama arkadan gelecek genç yeteneklerin önünü açacak, bir düzenleme.”
***
Bakanın sözleri özü itibariyle, batı müziğine “gıygıy”, operaya “eşek anırtısı” diyen bir zihniyeti hatırlatıyor. “Bayburt Bayburt olalı böyle bir işkence görmedi!” derler ve gevrek gevrek gülerler. Bakan, bale konusunda klasik İslamcı sağ görüşü iyice benimsemiş. Bir ara CHP ve SHP dönemlerinin Ertuğrul Günay’ı böyle mi düşünürdü, yoksa böyle konuşan bir Kültür Bakanı’nın yakasına mı yapışırdı diye düşündüm.
Kültür Bakanı’nın konuşmasında beni endişeye düşüren yerler var:
-Bale ile halk oyunlarını karşılaştırması: Halk oyunlarını kuşkusuz küçümsemiyorum ama bu üç telli saz ile 80-90 kişilik bir senfoni orkestrasını karşılaştırmaya benziyor. Bu nedenle Bale ile Devlet Halk Dansları Topluluğu’nun ayrı ayrı ele alınması gerekir.
-Memur zihniyetli sanatçılık yerine amatör ruhlu sanatçılık: Memur ve amatör zihniyetli sanatçı olmaz, sanatçı profesyonel zihniyetlidir.
-Emekliliği özendirerek arkadan gelecek genç yeteneklerin önünü açmak: Tiyatroda, opera ve balede böyle bir şey olamaz. Kuğu Gölü Balesi’nde “esas kızı” en kıdemli, baremi en yüksek balerin(a) oynamaz, bu rol için solist dansçılar arasında bir seçim yapılır. Bu seçimde kayırma olmaz mı? Dünyanın bütün bale topluluklarında olur, ama o rolü 55 yaşında bir balerin(a) oynamaz. Oynar ise ve başarırsa, aşk olsun!, dünya çapında bir mucize yaratmıştır.
***
Solist olarak dans edecek performansı olmayan dansçıların bir bale topluluğunda (corps de balet) yapacağı onlarca iş vardır: Çalıştırıcı, öğretmen, yardımcı ve daha nice işler.
Önemli olan soruna “Bankamatik bale” zihniyeti ile bakmamak. Solist olarak dans edecek gücü kalmayan bale sanatçıları “miadı doldu” kafası ile ıskartaya çıkartılamaz. Onlardan yararlanmanın türlü ve başka yolları vardır. AKP kafası, bu yol ve olanaklar arasında, sadece “Bankamatik balecileri” emekli etmek yolunu seçer. Dünyanın en ağır mesleklerinden biri olan bale sanatçılığı böylesine düşmanca aşağılamalara asla layık değildir.