BAŞKANLIK MAVALI

Türkiye’nin, Başyüce’nin, AKP iktidarının, ortak akılcı zavallıların,  Başyüce koyunlarının ve bizzat kendisinin en acınası durumunu Ertuğrul Özkök’ün (Hürriyet, 17.02.2016) şu satırları özetliyor:

“Bazılarınız yanlış bulabilir, hatta şuursuzluk diyebilirsiniz. İçinde bulunduğumuz şu günlerde devletimin izlediği dış politikanın arkasındayım. Bu politikaya inanıyor muyum? Bu soruyu kendime alçak sesle dahi sormuyorum.”

Yazının gerisindeki koyunsu sefalete dayanmak mümkün değil. Bre Ertuğrul, şu günlerde devletin izlediği bir dış politika yok. Devlet kervanının önündeki eşeğin üzerine Başyüce binmiş ve terkisinde de AKP’nin hacirli  hükümeti var. İntihar siyaseti Başyüce’ye AKP’ye ait. Devlet kamyonu uçurumdan yuvarlanırken şoförler aşağı atlayacaklarını sanıyor ama kapılar açılmayacak.

Başyüce’nin ve AKP hükümetinin siyasetini devlete mal etmek Türkiye’ye ve onun devletine ihanettir.

Bir çift laf da başkancılara: 18 Şubat 2016 günü Türkiye yanarken, Suriye’nin asit kuyusunda erirken şımarık zengin çocukları gibi “Başkanlık!” diye zırlamak utanç verici bir ihanettir. Ah, ah! şimdi Hürriyet’te yazıyor olacaktım ki!

Ey Anayasa bilginleri,  ey öğretim üyeleri, ey gazetelerin ağızdan dolma köşemenleri ve de ey Prof.Dr. Ergun Özbudun ile Burhaneddin Kuzu beyler,  anayasamızın  6  ve  11.  maddelerini hep birlikte okuyalım. Bakalım Başyüce yeni bir anayasa için referandum yapabilir mi?

VI .EGEMENLİK

MADDE 6. – Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.

Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.

Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.

 (Ö.İnce: Yani, Anayasa Cumhurbaşkanı’na yeni bir anayasa için halkoyuna gitme yetkisi  vermediği için Başyüce referandum yaptıramaz.)

 XI.ANAYASANIN BAĞLAYICILIĞI VE ÜSTÜNLÜĞÜ

MADDE 11. – Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve vargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.

Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.

(Ö.İnce: Dolayısı ile, Kurucu Meclis’e ait olan yeni anayasa yapma yetkisini günümüz TBMM kullanamaz. Tabii Başyüce ve AKP hükümeti polis kuvvetlerini arkasına alıp hükümet darbesi yapmak suretiyle mevcut anayasayı ilga ederek bir Kurucu Meclis kurmazsa.

***

CUMHURBAŞKANININ GÖREV VE YETKİLERİ

Madde 104: Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir. Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkileri, 1982 Anayasası’nda önceki anayasal düzene göre daha güçlü bir konumda düzenlenmiştir ve Devlet Denetleme Kurulu gibi önemli araçlarla desteklenmiştir. Böylece Cumhurbaşkanlığı makamı, sembolik bir görev olmaktan çıkmış ve siyasi sistemin temel bir unsuru haline gelmiştir. Anayasa’da Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkileri, “yasama”, “yürütme” ve “yargı” ile ilgili olmak üzere üç grup halinde toplanarak sayılmıştır.

1-a) Yasama İle İlgili Görev ve Yetkileri

1.Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde açılış konuşmasını yapmak,

2.TBMM’yi gerektiğinde toplantıya çağırmak,Kanunları yayımlamak,Kanunları tekrar görüşülmek üzere TBMM’ye geri göndermek,

  1. Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunmak,
  2. Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, TBMM İçtüzüğünün, tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa’ya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açmak,

7.Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar vermek.

 1-b) Yürütme ile İlgili Görev ve Yetkileri

1.Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek,

2.Başbakan’ın teklifi üzerine bakanları atamak ve görevlerine son vermek,

3.Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kurulu’na başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulu’nu, başkanlığı altında toplantıya çağırmak,

4.Yabancı devletlere Türk devletinin temsilcilerini göndermek, Türkiye Cumhuriyeti’ne gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul etmek,

5.Milletlerarası antlaşmaları onaylamak ve yayımlamak,

6.Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Başkomutanlığını temsil etmek,

7.Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kullanılmasına karar vermek,

8.Genelkurmay Başkanını atamak,

9.Milli Güvenlik Kurulu’nu toplantıya çağırmak,

10Milli Güvenlik Kurulu’na başkanlık etmek,

11.Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilan etmek ve kanun hükmünde kararname çıkarmak,

12.Kararnameleri imzalamak,

13.Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak,

  1. Devlet Denetleme Kurulu üyelerini ve başkanını atamak,

(Ö.İnce: “Başyüce’nin yeni anayasa için referandum yetkisi yok!” diye yazarak kestirip atabilirdim. Bunun yerine Cumhurbaşkanı’nın anayasal görevlerini Anayasa’dan aktardım. “Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunmak” maddesi de akıl karıştırmasın. Metindeki “değişiklik” fiili mevcut anayasa üzerinde tamirat, onarım anlamındadır. Hepsi bu kadar!

 ***

YSK VE EĞİLİM YOKLAMASI

 Başyüce’nin referandum yerine “Eğilim Yoklaması” diye bir çalım yapacağını da düşünenlar var. Anayasa’da yok ama yasalarda böyle bir oyun var mı? Böyle bir durumda yetki Yüksek Seçim Kurumu’na (YSK) düşüyor.

Yüksek Seçim Kurulu’nun seçimlerle ilgili yetki vr görevleri şöyle:

“YSK, özel kanunlara göre yapılacak milletvekili, il genel meclisi üyeliği, Cumhurbaşkanlığı seçimi, belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği, muhtarlık, ihtiyar heyeti üyeliği seçimlerinde ve Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların halk oylamasına sunulmasında yönetim ve denetim ile yargı denetimini sağlar.”

Buna göre YSK herhangi bir eğilim yoklamasına izin verip bütçe ayıramaz. Eğilim yoklamasına izin veremez. İzin verirse vallahi ipe gider!                                                                   ***

Durum böyle iken, MHP ile HDP’nin ne istedikleri belli değil, CHP ise “Kurucu İlkeleri Tartışmayız” diye inleyip duruyor. Komisyonun  adını tartışıyor. Komisyon’nun adı “Darbe Yasaları’nı Şengül Hamamı’nda Yıkamak” olsaydı, hamamda tellaklık mı yapacaktı?”

Yahu kardeşim anayasa ders kitapları karıştırmak, anayasa hukuku uzmanlarına danışmak bir şair ve yazarın aklına geliyor da milletvekillerinin, parti yöneticilerinin aklına gelmiyor mu?  Eski bir lise öğretmeni olarak karatahtaya yazıyorum, defterlerinize yazın:

1- Bu sitede 15 Şubat 2016 tarihinde yayınladığım BU AKP İLE ANAYASA YAPIL(A)MAZ adlı yazımı çok iyi okuyup ezberleyin!

2- Mevcut TBMM yeni bir anayasa yapamaz, ancak mevcut anayasa üzerinde düzeltmeler yapabilir. Yeni bir anayasayı ancak bir KURUCU MECLİS yapabilir. Bu konuda 15 şubat tarihli yazımı oku!

3-Mevcut Cumhurbaşkanı’nın yeni bir anayasa konusunda referandum yaptırma yetkisi yoktur.

4-Muhalefet partileri olarak, birlikte, Türkiye % 90 yanıkla can çekişirken rejim darbesi yapmaya çalışan Cumhurbaşkanı ile AKP’nin hacirli hükümetini en ağır sözcük ve sıfatlarla kınayın. Hala bütünleme sınavında geçme şansınız var.

ÖZDEMİR İNCE

18 ŞUBAT 2016