BASKIN ORAN’IN BASKIN HAREKATI

“Toplumdaki farklı görüş ve kesimlerin parlamentoda temsilini engelleyen antidemokratik seçim sistemini aşmak için, sol etiket altında şoven milliyetçi, çatışmacı ve otoriter bir siyasal anlayışı dayatan çevrelere karşı özgürlükçü, barışcı, demokratik solun sesini duyurmak için, siyasal, ekonomik, kültürel sistemden dışlanmışların, kısıtlanmışların, sol kamu vicdanının seslerini parlamentoya yansıyabilmesi için İstanbul’dan bağımsız adaylığını koyan Prof. Dr. Baskın Oran’ı destekliyorum.” (Radikal, Yıldırım Türker, 4 Haziran 2007)
Solu TBMM’de temsil etmek üzere Prof.Dr.Baskın Oran’ın bağımsız adaylığını elbette desteklemiyorum ben. Ancak bu adaylığı destekleyenlerin kaleme aldığı metni yazımın başına alarak kendimce demokratik ve eşitlikçi davranıyorum.
***
“Hakiki Koç” dercesine kendilerini “Hakiki Sol” tesmiye eden kimseler de Neoliberallerin, Yeni Mürtecilerin yaptıklarını yapıp kendileri çalıp kendileri oynuyorlar. Bu üç kesimin kesişme ve örtüşme nokta ve düzlemleri var. Neoliberaller ile Yeni Mürtecileri bilemem ama hakiki yani 24 ayar solcuların (!) marjinal bir ruh ve zihinsel dünyaları var. Bu türden marjinallik tafralarına benim karnım tok. Şair Guillaume Apolinaire’in dediği gibi “Çok görmüşlüğüm var böylelerini, omuzlarına ağız gelir kader.”
Benim için marjinalite örneği, şimdi adını anımsamadığım bir 19.yüzyıl şairidir. Şaire Almanya’nın en büyük ödülünü verirler. Ödülü haber vermeye gelen heyetin üzerine “Ulan siz kim oluyorsunuz da bana ödül veriyorsunuz!” diye yürür şair.
Marjinalite budur. Ama bizim marjinal, kuşlar gibi özgür, 24 ayar solcular bizi dehalarından yoksun bırakmamak için “Bağımsız aday” oluyorlar. Olurlar.
***
Haziran ayında neredeyse bütün gazetelerde Baskın Oran söyleşisi yağmuru vardı. 4 Haziran tarihli Akşam gazetesinde “Bağımsız bir aday ortalığı birbirine katabilir” diyordu. Hele bu bağımsız adayın adı Baskın Oran olursa. Bu ne kendini beğenmişlik.
4 tarihli Akşam’da ise “M.Kemal gelse, bu Kemalistleri sopayla kovarlar” diyordu.Biri de çıkıp “Mustafa Kemal Cumhuriyet mitingcilerinin alnında öpüyor” diyebilir.
Baskın Oran esip-gürlemeyi sürdürüyor : “Batıcı değillerse, ‘Kemalistiz’ demesinler. Kemalist devrim dışardan tetiklendi. Atatürk Batı’yı tam kopya edip kanunları tercüme ettirdi. AB reformları Kemalizm’in devamıdır.” Baskın Oran palavrası.
Mustafa Kemal batıyı değil “çağdaş uygarlık”ı işaret etti, ki ikisi aynı şey değildir. Ayrıca anti Kemalist Baskın Oran bu cümle ile Kemalizm’e aşk ilan ediyor. Bana inanmıyorsa bir dilbilimciye sorsun.
***
Şanlı Vakit gazetesi, Baskın Oran’ın Akşam (4.6.07) söyleşisini Arşiv sayfasına manşet yaptı : “Prof.Baskın Oran: İnsanlar, devlet baskısını sürdürtmek için meydanlara çıkartıldı. Kemalizmi baştan sona Batı tetikledi.” (5.6.07) Elimde kalacağı için Baskın Oranı fazla didiklemek istemiyorum. Sadece şu : İşçi sınıfsız, emekçisiz sol olamaz!
Türkiye’deki hiçbir sol partiyi ve solcuyu beğenmeyip kendini “24 ayar solcu” ilan eden Baskın Oran’ı İslamcı, şeriatcı Vakit gazetesi destekliyor. Yeni Mürtecilere destek faslından! Seçimlere bağımsız giren solcular (!) aslında sağcıdır, AKP’nin beşinci koludur !