BAŞYÜCE(LİK) DEVLETİ

İslamcılar tarafından ideal yönetim tarzı olarak sunulan Hz.Peygamber ve Dört Halife dönemi acaba neye benziyordu diye düşünülür. Sanki adaletin, hukukun, fırsat eşitliğinin, insan haklarının, kendine özgü bir demokrasinin  egemen olduğu cennetvari bir yönetim vardır. Artık hayal etmeye gerek yok: 15 yıllık AKP dönemi o özlenen devr-i saadetin (!) yaşanan somut örneği. Özellikle de ha Halife Osman dönemi, ha AKP yönetimi: Aynı talan, aynı soygun, aynı nepotizm (akraba kayırma)…Hz.Peygamber ve Dört Halife dönemi dışa yönelik emyeryalist cihat ve yağma anlayışına  dayanıyordu. AKP’nin siyaseti, gücü yetmediğinden, dışa değil içe yönelik.Gücü yetseydi bütün çevtesini yağmalar ve haraca bağlardı.

AKP’nin yönetim anlayışı ideal İslami devlet yönetim tarzının taa kendisidir. Yozlaşmış hali değildir.

Geçmişe dönüp uzun uzun anlatacak değilim. Zaten benim alanım değil. Ancak işkembeden de atmıyorum. Son referansım Arif Tekin’in Kur’an’ın Tarihçesi ve Yazım Serüveni (Berfin Yayınları) Özellikle de  Halife Osman’la ilgili iki bölüm.

Başyüce(lik) devleti neye benzer sorusunun cevabına gelince: İslamın Devr-i Saadet döneminin asrî benzeridir, diyebiliriz. Modern ve çağdaş hali. Ne de olsa 2000’lerde yaşamaktayız.

Yıllardır, Başyüce ve Başyücelik diye bir şeyden söz ediyorum. Necip Fazıl Kısakürek’ten söz ediyorum. Recep Tayyip Erdoğan’ın ikide bir “Davamız” dediği şey ne? Hemen yanıtlayayım: Necip Fazıl Kısakürek’in İdeolocya Örgüsü adlı kitabında bir ütopya olarak tasvir ettiği Başyücelik devletini kurma davası. Bunu kaç kez yazdım ama bir daha yazıyorum.

Kimileri AKP tek adam yönetiminin ne ABD’nin başkanlık ne de Fransa’nın yarı başkanlık sistemlerine benzediğini öne sürüp, AKP başkanlık rejimini “ucube” olarak tanımlıyorlar. Ucube değil elbette: Anayasası İdeolocya Örgüsü olan bir dava, bir proje. Ne yazık ki bunu hiç kimse anlamış değil. Ama gerçekleştiği, tamamlandığı zaman Arşimet gibi “Buldum!” diye hamamdan peştamalsiz fırlayacaklar. Bu ülkede egemenlik cehaletindir. Biz işimize bakalım ve İdeolocya Örgüsü’ne dönelim ve bakalım Başyüce’yi nasıl tanımlıyor, nasıl tasvir ediyor. Fakat dikkat: Ben de parantez içinde ve italik  yazı ile araya gireceğim.

***

  • “Başyüce”, kaba ve umumî mânasiyle herhangi bir devlet reisi değil, derin ve girift, İçtimaî bir remzdir. Bir timsal. ” Derin ve girift, İçtimaî bir remzdir. Bir timsal.”

(“Ucube” diyenler bu noktada haklılar. ” Derin ve girift, içtimaî bir remzdir. Bir timsal.” ne demek?Nereye çeksen gidecek bir belagat.Allah’ın temsilcisi ve simgesi mi Başyüce?

  • Bütün selâhiyetler beşerî haddin en üstünüyle eline teslim edilmiş kâmil ferdin, Allah’ı, vicdanı ve milleti arasında terkibleştirmeye memur bulunduğu kâmil âhenk uğrunda, öz nefsini selâhiyetsizlikte son mertebeye indirmesi… “Başyüce”nin heykelleştirdiği[i] remz, işte bu mânanın temsilciliği ve şahıslandırıcılığıdır.

(Benim anladığım şu:Allah’ı, vicdanı ve milleti elınde tutan bir tek adam, insan üstü bir yaratık ama kendini yok sayacak kadar alçak gönüllü (!) imiş…Fakat İslam inancına aykırı bir heykel.)

  • “Başyüce”, milletini tek şahıs içinde yekûnlaştıran baş örnek… Onun içindir ki, selâhiyeti, hak ve hakikate karşı |yekûna eş, kendi öz nefsine karşı da bu yekûnun en ufak parçasından daha küçük…

(Laf kalbalığında gizlemiş ceberrut bir tek adam yönetimi.)

  • “Başyüce”nin kendi öz lisanından başka her edası ve işi “ben milletimin görünürde en ahlâklı, en bilgili ve en akıllı ferdiyim !” diye ilân edecektir.
  • “Başyüce”, “Yüceler Kurultayının her şubede lif lif örülmüş kanunlar manzumesine aykırı emir veremez ve vermez;Fakat her emri, kanunu tamamlayıcı ve belirtici ayrı bir kanundur. Kanunun bir şey söylemediği yerde “Başyüce ‘nin emri kat!idir.

(Anayasa ve yasalaar var ama Başyüce’nin emri herşeyin üzerinde.)

  • “Başyüce”nin bir emriyle hükümet değişir.
  • Bütün hükümet manzumesi, en büyük müesseden en küçüğüne kadar onun adına iş görür.
  • Kaza cihazı onun adına işler ve adalet onun adına dağıtılır.

(Yargı millet adına değil onun adına Başyüce iş görür.Yani yargı bağımsız değil.)

  • “Başyüce”, bütün icra vasıtalarının ve bütün şubeleriyleriyle ordunun başıdır. Başbuğ, doğrudan doğruya “Başyüce”nin vekilidir.

(Yani ordu miletin değil Başyüce’nin ordusudur.)

  • “Başyüce” için bütün yüceler gibi, makamım temsil ilinti muhafaza ettikçe yaş haddi yoktur.

(Yani isterse ölünceye kadar görevinde kalabilir.)

BAŞYÜCE’NİN  YETKİLERİ:

Başyücelik Emirleri -Kanun  

Başyücelik Emirleri -Zevk ve Terbiye          

Başyücelik Emirleri – Kumar

Başyücelik Emirleri -İçki ve Zehir    

Başyücelik Emirleri – Zina ve Fuhuş 

Başyücelik Emirleri – Faiz     

Başyücelik Emirleri – Kahvehane     

Başyücelik Emirleri – Külhanbeylik  

Başyücelik Emirleri – Vatan Dışı      

Başyücelik Emirleri – Sinema

Başyücelik Emirleri – Dans   

Başyücelik Emirleri – Parazitler        

Başyücelik Emirleri – Heykel (yasaktır)

Başyücelik Emirleri – Matbuat          

Başyücelik Emirleri – Yine Basın      

Başyücelik Emirleri – Radyo 

Başyücelik Emirleri – Üniversite (Külliye)   

Başyücelik Emirleri – Batıda Tahsil  

Başyücelik Emirleri – Ecnebi Mütehassıs     

Başyücelik Emirleri – Harf Dâvası    

Başyücelik Emirleri – Kıyafet ve Şapka        

Başyücelik Emirleri – Kadın Kılığı    

Başyücelik Emirleri – Vâizler

Başyücelik Emirleri – Yine Kılık       

Başyücelik Emirleri – Köy İmamı     

Başyücelik Emirleri – Subay  

Başyücelik Emirleri – Vâizler

Başyücelik Emirleri – Yine Kılık       

Başyücelik Emirleri – Köy İmamı     

Başyücelik Emirleri – Subay  

Başyücelik Emirleri – Vâizler

Başyücelik Emirleri – Yine Kılık       

Başyücelik Emirleri – Köy İmamı     

Başyücelik Emirleri – Subay  

Başyücelik Emirleri – İşçi

Başyücelik Emirleri – Sermaye ve Patron     

Başyücelik Emirleri – Fabrika           

Vesaire

(Görüldüğü gibi Başyüce her alanda yasa düzeyinde yetkilidir.Her konuda emir verebilir.Ama hırsızlık, yolsuzluk, yandaş kayırma, görevi ehline ve uzmanına verme, adalet, tarafsızlık, eşitlilik, fırsat eşitliği ve benzeri konularda hiçbir emir (!) yok!

Başyüce ile ilgili bölüm İdeolocya Örgüsü’nün 191, 192 ve 193. sayfalarında yer alıyor ve Başyüce olarak somut birini tarif ediyor. Ne demokrasinin temeli olan kuvvetler ayrılığı var, ne parlamento ne de millet. Sadece Başyüce var. Böyle bir yetki ne dört halifede ne de Osmanlı padişahlarında vardı).

 BAŞ YÜCELİK EMİRLERİ – MATBUAT (s.342-343)

Bu emrin neşriyle beraber, “Matbuat Hürriyeti” (Basın Özgürlüğü) isimli millî ve içtimaî felâket vesilesi kaldırılmıştır. Bundan böyle matbuat, bilinen mânada hür değildir.

  • Bu yasağa, kitap, gazete, mecmua, broşür, afiş vesaire olarak matbuat çerçevesinin belirttiği ne kadar yayın vasıtası varsa hepsi birden dahildir.
  • Şimdiki istikâmetsiz beşeriyetin en aziz hürriyetlerden biri tanıdığı fikir hürriyeti, hürriyet mefhumunu hakka esaret bilen yekpâre telâkkinin emrinde, sırf “hürriyet için hürriyet” faciasından ve her menfi tesire açık başıboşluktan  cebren  kurtarılacaktır.
  • Yukarıda sayılan yayın vasıtalarının kadrolaştırdığı, şiir, piyes, hikâye, tenkid, tetkik, siyaset, ilim, fikir, röportaj vesaire gibi bütün ifade nevileri, neşirlerinden evvel, kendi kendilerini devlete tasdik ettirmek ve neşir ehliyet ve liyakatini alâkalı devlet teşekkülü marifetiyle hüccettin inek mükellefiyeti altındadır.
  • Gerçek hürriyetin ne demek olduğu anlaşılıncaya ve bu anlayışı doğuracak yüksek ferdî ve İçtimaî irfan maya tutuncaya kadar, her şekli ve her nev’ile matbuat, en sert murakabe ve en keskin güdüme tâbi tutulacaktır. Basın, kendini kontrol edebilecek hâle gelinceye kadar, bu böyle!..

(Özetle: Başyücelik rejiminde yukarıdaki emirler 2019’da bir kararnamenin içinde yer alabilir. Düşünceyi açıklama hürriyeti ile insan haklarının akıbeti de farklı olmayabilir.)

 BAŞYUCELIK EMİRLERİ -DANS (s.338-339)

  • Dans yasaktır.
  • Vatan kurtarıcısı çapında eski bir Fransız devlet adamının, dansa dair sorulan suale, sırf bir yatak içinde kadınla erkeğin fiilini kastederek verdiği, “Niçin ayakta?”cevabı kadar dansı izah edebilecek bir tarif olamaz. Hususiyle tarif, Avrupa’nın, millî kahraman tanıdığı bir büyüğü olduktan sonra…
  • Alenî ve içtimaî bir zina nazariyesinden başka olmıyan dans, belki de bu münafık cephesiyle zinadan iğrenç bir fiil olarak, Büyük Doğu mefkuresinin en şiddetli yasakları arasındadır.
  • Kadınla erkeği müşterek ve ahenkli harekete vücut kıvrımlarını göstermeye davet eden ve ister bir ister birçok insanın şehevî hareketlerinden ibaret olan millî ve gayri millî bütün çeşitleriyle bizden değildir.
  • Zaten murakabe ve tecessüsü mümkün olmıyan ve içenden geçen her şey Allaha havale olunmak icap eden hususî mesken müstesna, umumî ve içtimaî mekanlardan· herhangi birinde, her şekliyle dans yasağı şiddetle takip olunacaktır.
  • Sadece dans fiiline dayanılarak yarım asırdan beri memleketimizde an’aneleştirilen balolar, ayrıca (bar)lar, dansingler, (diskotek)ler, gece kulüpleri kendilerini içki yasağı bakımından sınırlamış olsalar bile, dans yasağı ölçüsüyle ta kökünden tasfiyeye tâbi…
  • Karısını ve kızını, yabancı bir erkeğin kolları içinde ve göğsü üzerinde nazarî ve alenî bir zinaya terkeden ve bundan gocunmayan erkek, bizim anlayışımıza göre, bu halini izaha yelteneceği, nefsine özür aramaya kalkışacağı, bir fuhuş ajanından daha aşağılık bir şahıstır.
  • Dansa karşı nefretimizi bilhassa şiddetlendirmesi icap eden nokta, Tanzimattan beri gelen murakabe ve muhasebesiz Garp taklidi cerayanlarının, içimize, Masonlar ve dönmeler vasıtasiyle bilhassa dansı sokarak, güzelim ahlâkımıza ifsat ettiğidir.
  • Avrupalı için, kendi hususî bünyesi, telâkkisi, ruhî ve içtimaî müesseseleri bakımından bir dereceye kadar tabiî olduğu halde, bir Fransız büyüğünün bu kadar ağır bir nefret ve hakaretle vasıflandırdığı dans, Avrupalı hesabına başlıbaşına bir tahrip vesilesi olduğu halde, bizim İslâm ve millî bünyemize tatbik edildiği gün, her şeyimizi birden berhava edecek bir yıkıcılık müessiri olur. İşte böyle olduğu ve büsbütün olacağı içindir ki, bizim cemiyet ölçümüzde dansla göz önünde zinanın birbirinden farkı yoktur.

(Dansı çiftleşme olarak tarif eden büyük adamın kim olduğunu sormaktan başka dans yasağının abartılarını değerlendirmeyi okura bırakıyorum.)

 Sonuç: Prototipini AKP yönetiminde yaşadığımız Başyücelik devleti işte budur. 2019 seçimini AKP dayı kazanırsa, HİTLER’in DAVAM kitabına benzeyen İdeolacya Örgüsü Başyücelik rejiminin uygulama planı olacaktır. Bu rejimin öteki adı İMAMOKRASİ’dir. Benim İmam-Hatip Saltanatı : İmamokrasi ve Din İman Masa Kasa adlı kitaplarımı  hâlâ okumadınız mı?

ÖZDEMİR İNCE

4 EKİM 2017

 

 

 

 

 

[i] Çelişkiye bakın:Din bakımından heykeli yasaklayan Başyüce heykelleşiyor.