BEDRETTİN CÖMERT,

TÜKENMEZ GÜZEL İNSANIN BAHARI

Çiçeklere sordum Bedrettin’i,
“O bir karanfildir,” dediler,
“kırmızı, yanık kokulu,
durur çağımızın yakasında.”

Çağımıza sordum Bedrettin’i,
“Birken iki oldular, otuz, kırk oldular,
yüz oldular, bin oldular, çoğaldılar,” dedi,
“tükenmez güzel insanların baharı.”

Kurşuna sordum Bedrettin’i,
“Ben bir aracıydım,” dedi,
“bütün aracıları gibi yeryüzünün,
kimliksiz, kişiliksiz bir tutsak.”

Ölüme sordum Bedrettin’i,
“Gitti,” dedi, “ama yine gelecek,
bir gün tekrar geri dönecek,
ben istemedim, gönderdiler.”

Bedreddin’e sordum Bedrettin’i,
“Birlikte geleceğiz,” dedi, “sûr çalmadan,
etiyle, kemiğiyle, soluğuyla halkımızın,
nasıl gittiysek öyle geleceğiz,
eksikli değil ama mutlaka fazla.”

“Sormam artık kimseye Bedrettin’i
Bedreddin böyle konuştuktan sonra,
Nasıl gittiyseler öyle gelecekler demektir,
Beden dağılmıştır belki yok olmuştur suret,
Ama tükenmez bir cevherdir onların baharı:
Etidir, kemiğidir, soluğudur halkımızın.”
(Ankara, Temmuz-Eylül 1978)
***
Bedrettin Cömert 27 Eylül 1940 tarihinde doğmuştu, 11 Temmuz 1978 günü faşistler tarafından kurşunlanarak öldürüldü. Yaşasaydı, yarın 70 yaşına girecekti. Arkasında bıraktığı güçlü “yapıt” işlenen cinayetin dehşetini bize hatırlatıyor.
Başta Hacettepeliler olmak üzere bütün üniversite gençliği Bedrettin Cömert dersini mutlaka öğrenmelidir!