BİR BALON DAHA PATLIYOR

ABD’de yaşayan bir okurumdan aldığım iletiyi bir yalan balonunu daha patlatmak için kullanacağım:
***
“18 Mart 2006 tarihinde Amerikan Senatosu, ülkenin resmi ve birleştirici lisanının İngilizce olduğuna dair bir karar çıkardı.. Başkan Bush da bu kararı “Herkesin İngilizce lisanına vakıf olması gerektiğini” söyleyerek destekledi.
Bu karardan çok önce, 1990’lı yıllarda Amerika’nın 27 eyaleti zaten yalnızca İngilizce konuşulacak diye bir karar çıkartmışlardı.
New York/Long Island Suffolk bölgesi de 10 yıllık bir müzakereden sonra, ayni yönde bir karar çıkarttı..Ortak sebep şu:
1- Göçmenler arasında asimilasyonu kolaylaştırmak ve onların topluma uyumunu sağlamak.
2- İngilizcenin resmi dil olduğunun önemini topluma yerleştirmek (bunu yaparken azınlıkların kültürel fark ve zenginliklerini kendi özel yaşamlarında serbest bırakıyor}.
3- Kanunun amacı, toplumda bütün vatandaşlara tek bir lisan standardını özendirmek, yıllar içinde ekonomik büyüme ve sosyal gelişim için en büyük aracı olan lisan (İngilizce) standardını geliştirmek ve bunu yaparken de, toplumda iki lisanda yapılacak hizmetlerin masraflarını ortadan kaldırmak.
ABD bu kararları ülkeye sonradan gelen göçmenler üzerinde alırken, hükümet masraflarını da kısmak amacını güdüyor.
Kısacası, eyalet sistemi ile yönetilen, 300 milyonluk nüfusuyla dünyanın en zengin ülkesi olan A.B.D dahi, ülkenin bütünlüğünü korumak amacıyla bir slogan geliştiriyor: Bu slogan İngilizce terimiyle şu: One Nation/One Standard. Yani Tek Ulus ve Tek Bayrak..!!!
Bizim ayrılıkçı ve aymaz takım ise, bir kaç çapulcu teröristten dolayı doğuştan Türk olan, T.C kimliği taşıyan bir kısım vatandaşlarımızın kendi dillerinde eğitim yapmasını ve ülkenin eyalet/federasyonlara ayrılarak bölünmesini isteyecek kadar şaşkınlık ve hainlik içinde bulunuyorlar.
Avrupa Birliği’nin dayatmalarına ve içerideki bölümü hainlere karşı, dünyanın en hürriyetçi rejiminin aldığı bu kararları, ülke yöneticilerinin içerideki şaşkın ve ayrılıkçı takımına ve tüm dış dünyaya karşı kullanmaları aktif bir ulusal politika olmalıdır.
Türkiye, Amerika’nın neredeyse 20’de biri kadar küçük bir ülke. Amerika’daki gibi kuvvetli bir merkezi otoritenin ülkemizde de olması halinde, sanırım bununla birlikte pek çok sorun da ortadan kalkacaktır.”
***
Okurumun yazdıklarına hiçbir şey eklemedim, gönderdiği metinden tek harf çıkarmadım. Küreselleşmenin Zeus’ü ABD, başkalarına ulus-devletlerini çözmelerini salık verirken kendisi “Tek Ulus ve Tek Bayrak” diye haykırıyor. Emperyalizm ahlakı açısından doğrusunu yapıyor. Peki ulusal devlet karşıtı bizim neo-liberaller neyin peşinde ?
Ben inanıyorum ama okurumun yazdıkları doğru olmayabilir. Bunu kanıtlamak gününün yirmi dört saati Washington yönünde tavaf eden neo-liberallerimize düşer.