BİR BAŞKA BELÇİKA

Dünkü, “Ermeni Şantajının Bir Başka Yüzü” başlıklı yazımda, Ermeni fesat ve şantajının politik planda odaklanmasının gözden kaçan bir nedenini açıklamıştım: Avrupa Türklerinin politik ve mesleki yükselişlerini engellemek. Yeni yeni oluşmaya başlayan Türk lobilerinin önünü kesmek. Etki alanını daraltmak.
Christine Defraigne ile François Roelants du Vivier’nin hazırladıkları yasa tasarısını bu anlamda değerlendirmek gerekir.
Belçika’nın PKK’yı idare etmesinin gerisinde Valon/Flaman çatışmasının bulunduğunu ve PKK’nın daha çok Flaman kesim tarafından desteklendiğini bilmemizin yararı var.
Fehriye Erdal ve öteki benzer sorunları da bir başka planda değerlendirmek gerek.
Belçika konusunda bunların dışında kalan çok önemli doğruların bilinmesinde büyük yarar var. Sezarın hakkı Sezar’a!
***
DHA ve Hürriyet gazetesi Belçika temsilcisi Zeynel Lüle kardeşimle, Brüksel’in ender bir güneşli saatinde bir lokantanın terasında oturuyoruz. Zavallı Zeynel yemek mi yiyor, benim sık boğaz eden sorularımı mı yanıtlıyor hiç belli değil.
Zeynel Lüle anlatıyor:
“Belçika’da 150 bin Türk var. Ve bu ülkede Türk kökenli bir Devlet Bakanı var, senatör var, parlamentoda ve yerel parlamentolarda milletvekilleri var. Daha da önemlisi otuzu aşkın belediye meclis üyeleri var. Bunların da altı tanesi Belediye Başkan Yardımcısı konumunda. Önümüzdeki Ekim ayında yapılacak seçimlerde bu 30 sayısının 60’a çıkacağı tahmin ediliyor.”
Burada söze girip Zeynel’e soruyorum:
“150 bin nüfustan bu sayıda politikacı çıkıyor da üç-dört milyonluk Türk nüfusundan çıkan politikacı sayısı Almanya’da bir elin parmağı kadar değil?”
Zeynel Lüle yanıtlıyor:
“Almanya, AB ülkeleri içinde göçmenlere hala olumsuz bakan ülkelerin başını çekiyor. Avrupa Konseyi’nin sözleşmelerinde yer alan maddelerin neredeyse hiçbiri uygulanmıyor Almanya’da. Bunlardan en önemlisi olarak çifte vatandaşlığı sayabiliriz. Avusturya, Almanya’ya göre biraz daha yumuşak ama bu iki ülke de çifte vatandaşlığa karşı. Bütün Avrupa Birliği içinde.”
“Çifte vatandaşlık verilmediği zaman da politik özgürlük engelleniyor.”
“Tamamen öyle abi!”
***
Belçika, tarih içinde yaz-boz tahtası gibi bir ülke. Bugünkü durumuna yakın haliyle 1919 Paris Konferansı’nda yeniden kuruldu. İkinci Dünya Savaşı’nda Alman Orduları tarafından işgal edildi.
Bildiğim kadarıyla, Türk göçmenlerin en mutlu oldukları ülke. Kendi ağızlarından duydum, Avrupa Birliği içinde göçmen işçilere en çok siyasal hak veren ve sosyal koruma sağlayan ülke. Madenci emeklilerini “Aziz” düzeyine çıkartan bir ülke.
Saint-Josse, Brüksel’in “Emirdağ”ı… Brüksel hükümeti Temizlik, Tarihi Anıtlar ve Sit Alanlarından Sorumlu Devlet Bakanı Emir Kır da Saint-Josse’tan çıkmış bir genç politikacı.
Bütün Avrupa’da tek. Bir benzeri yok! Salı günkü yazımda Emir Kır’ı anlatacağım.