BİR DÜZELTMENİN YARATTIĞI FIRSAT

8 Ocak Salı günü yayınlanan “Kölelik Üzerine” başlıklı yazımda şöyle bir cümle vardı : “YÖK’ün listesinde ikinci sırada olmasına karşın Cumhurbaşkanı tarafından Bilecik Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan ilâhıyatçı Prof.Dr.Azmi Özcan ! Bu, çiçeği burnunda YÖK Başkanı, “Allah dininin reformu olmaz !” diyor. (Hürriyet, 27.12.07)
Bilgisayarın azizliği, “Çiçeği burnunda Rektör” yazacağıma, düzeltme yaparken “YÖK Başkanı”nı nitelemesini yerinde bırakmışım. Böylece, “Çiçeği Burnunda YÖK Başkanı”na söylemediği bir cümleyi yamamışım. İlgililerden (kendiliğimden) özür dilerim !
***
Ama “Çiçeği Burnunda YÖK Başkanı Prof.Dr.Yusuf Ziya Özcan” verdiği demeçlerle 2008 yılında bizi epeyce uğraştıracağa, ortalığı şenlendireceğe benzer. 7 Ocak tarihli gazetelerin yazdığına göre “Devlet Üniversitesi paralı olmalı. Üniversiteye herkes gidememeli” demiş. Devlet üniversitelerinin paralı olması bir yana, bu üniversitelerin, AKP iktidarına karşın, nasıl çağdaşlaştırılacağını düşünmeli yeni Başkan. Bu mümkün mü ?
“Üniversiteye herkes gidememeli”, ama nasıl ? Ortaöğretim reformu yapmadan üniversitenin öğrenci kalitesini nasıl yükselteceksiniz ? Özel vakıf üniversitelerinde mi ? Bir çok özel ortaöğretim okulundan (lisesinden) çıkan binlerce öğrencinin Öğrenci Seçme Sınavı’nı (ÖSS) kazanamadığını bilmiyor galiba yeni YÖK Başkanı. 8 Ocak tarihli Milliyet’te üniversiteye bir tek öğrenci sokamayan bu okulların listesi var.
Yeni YÖK Başkanı, ilk iş olarak YÖK’ün kendisinden önce hazırlamış olduğu reform programını altını çizerek okumalı.
***
Yargıtay 8.Daire Üyesi Hamdi Yaver Aktan’ın “Türban ve Kamu Yöneticileri” Cumhuriyet (8.01.08) başlıklı makalesini okurken YÖK Başkanı Özcan aklıma geldi :
“Rektörlerin türban yasağını uygulamamaları halinde haklarında soruşturma açılmaması ya da aynı yöneticilerin kendi hallerine bırakılmaları durumunda yasağın kendiliğinden ortadan kalkacağı gibi hukuk dışı çözümler ciddi bir biçimde en yetkili kişilerce önerilebilmekte ve dahası Anayasa Mahkemesi kararlarının üniversite dışında alındığından, hukuk sistemi göz önünde bulundurulmadan, söz konusu kararların önemli görülmemesi gerektiği ifade edilebilmektedir. Üstelik bu şekilde söylemler konunun teknik ayrıntısını bilmeyecek kişilerden de gelmemektedir.”
Yazar, yeni YÖK Başkanı’nın yargının türban konusunda aldığı bütün kararları bilmesi gerektiğini ve ilgililerin bu kararlara uymak zorunda olduğunu, tersinleme yöntemiyle anlatıyor. Ben anladım !
***
Yargıtay 8. Daire Üyesi Hamdi Yaver Aktan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 217. maddesini de hatırlatıyor : “Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde … cezalandırılır.”
Yeni YÖK Başkanı, Sayın Aktan’a bir sorsun bakalım, rektörleri Anasaya Mahkemesi kararlarını uygulamamaya teşvik etmenin cezalı yaptırımları var mı acaba ?