BİR KEZ DAHA TEVHİD-İ TEDRİSAT (4)

İmam-hatip okul ve liselerinin, Tevhid-i Tedrisat Kanunu (TTK)’na yani Öğrenim Birliği Yasası (ÖBY)’na aykırı olarak yeni topraklar işgal etmesi, yıllardır sürmekte olan çok hesaplı bir komplo bağlamında değerlendirilmelidir.
Amaç : Laik okul sayesinde laikleşen toplumu tekrar 1924 öncesine geriletmek. Bireyi ve toplumu teknoloji kullanan cemaat ve tarikat robotları haline getirmek. Politikleştikçe özgürleşen bireyi ve toplumu hocaefendilerin kapısına bağlı müritler haline getirmek. 1924 öncesinin cahil köylülerinden çok daha tutucu bir diplomalı müritler kadrosu yaratmak. Bu etkin kadrolaşmayı Naşibendi-Nurcu-Fethullahçı cemaatte görüyoruz.
***
Tevhid-i Tedrisat Kanunu cumhuriyetin ilanından çok daha önemlidir. Çünkü TTK’nun da içinde bulunduğu Devrim Yasaları olmasaydı Cumhuriyet kesinlikle ayakta kalamazdı. TKK iğdiş edildiği için Cumhuriyet giderek iktidarsızlaşmaktadır.
TTK, iki tür insan ortaya çıkmasın, toplum ikiye bölünmesin, toplumun yapıları ve kadroları dinselleşmesin diye çıkartılmıştı. TTK’nın 25 yıl süren yoğun çaba sonucu yarattığı laik birey ve toplum, 57 yıldır ayağını bir tuzaktan kurtaramadan bir başka tuzağa basıyor. Bunun ağır sorumluları 1950 bu yana ülkeyi yöneten ve yönlendirenlerdir. Bunların hepsi TTK’ya, laik düzene ve cumhuriyete ihanet etmişlerdir ve ihaneti sürdürüyorlar.
***
1950’den bu yana sağcı iktidarların, tarikat ve cemaatlerin yönlendirdiği Anadolu insanı topladığı paralarla binlerce cami ve yüzlerce imam-hatip okulu yaptırdı. Bu birikimler bölgesel ve yerel sanayilere yönlendirilemez miydi ? Toplanan paralar kalkınmayı sağlayacak sermayeye dönüştürülemez miydi ? Toplanan paralarla topraksız tarım köylüsü üretim gücüne dönüştürülemez miydi ? Halk neden topladığı paralarla imam-hatip okulları yaptırmaya yönlendirildi, neden ihtiyaç fazlası imam-hatip okulları açıldı ? Yoksul halkın çocuklarını göndereceği başka okul olmadığı söyleniyor. Toplanan paralarla mevcut ortaokul ve liselere öğrenci yurtları yaptırılamaz mıydı ? Halkın parası halk yararına kullanılabilirdi.
***
“Halk çocuğunun dinini öğrenmesini istiyor !” safsatası bir bahane olamaz. 1950’den sonra ülkeyi yöneten sağcı iktidarlar çocukların dinlerini yasal bir ortamda öğrenmesini kuşkusuz örgütleyebilirlerdi. Bu bilinçli olarak yapılmamış aksine toplumun çocukları İHL ile iğfal edilmiştir, iğfal edilen çocuklar da Cumhuriyet ve devrimlerine yüz çevirmiştir. Hedef toplumun Arap modeline göre İslamileştirilmesi olduğu için Türkiye topraklarına TTK’na aykırı İHL tuzakları kurulmuş, mayınları döşenmiştir.
2007 yılının sonuna yaklaşırken artık oyunun son perdesi oynanıyor : “Cumhuriyet” ve “laiklik”ten arındırılmış yeni Anayasa’dan ve türbanın sancaklaştırılmasından sonra sıra İHL mezunlarına üniversite ve harp okullarının kapılarının açılmasına gelecektir.
Olacakları, felaketleri önlemenin bir tek yolu var : 3 mart 1924 tarihli ve 430 sayısı TTK’nun yasal sınırları içinde “imamlık ve hatiplik gibi dinî hizmetlerin yerine getirilmesiyle görevli memurların yetiştirileceği okullar” açmak. Artık bu da yetmez, bütün imam ve hatiplerin Hıristiyan meslektaşları gibi çok ciddi yüksek öğrenim yapması gerek !… (Yarın: “Sosyete İmamları” !)