BİR MASAL MASAL MATİTAS DAHA

Azdan çoktan, hoppala hoptan; varvaradan sürsüreden, şuradan buradan; çayır çimen geçerek, lâle sümbül biçerek, soğuk sular içerek az gittik, uz gittik; dere tepe düz gittik, atı ay bir güz gittik; kâh çıktık göğe, kâh indik yere; derken daldık bir masal bahçesine; baktık ki neler yok, neler… Neler var neler: Gözbağıcılardır ki kadı olmuş, “sahip” olmuş memlekete.Laflarının üzerine laf tanımamaktalar…Masal dediğimiz 16 Nisan 2017 günü halkın oyuna sunulacak olan anayasa değişiklik tasarısı. Neler var neler var içinde amma ve lakin bir peygamberlik müjdesi bile var:

MADDE 104- Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir.

Cumhurbaşkanı, Devlet başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder.

-Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapar.

(Ne demek “Gerekli gördüğü takdirde”? Yasama yılının ilk günü gereksiz bir gün mü? Gereksiz, çünkü kendi kararnameleri var!)

Ülkenin iç ve dış siyaseti hakkında Meclise mesaj verir.

(“Mesaj” ne demek? “Mesaj”ıTanrı’nın peygamberleri (Musa, İsa, Muhammed) verdi, verir. “Dördüncü” peygamber mi geldi?)

-Kanunları yayımlar.

-Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir.

-Kanunların, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde iptal davası açar.

(Yani bizzat kendisi iptal eder.)

-Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atar ve görevlerine son verir.

(Yani uşağını kovar gibi.)

-Üst düzey kamu yöneticilerini atar ve görevlerine son verir.

(Yani yanaşmasını kovar gibi.)

-Yabancı devletlere Türkiye Cumhuriyetinin temsilcilerini gönderir, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul eder.

-Milletlerarası andlaşma akdeder ve yayımlar.

(Milleti TBMM temsil eder. Tek kişi temsil edemez. Yani Sevr’i millete ve vekillerine  danışmadan kabul edip imzalayacak ve utanmadan yayımlayacak.)

-Anayasa değişikliklerine ilişkin kanundan gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunar.

(Neden gerekli görüyor: İstiareye ni yatıyor, remil mi atıyor?)

-Milli güvenlik politikalarım belirler ve gerekli tedbirleri alır.

(Gene tek başına. Evinde karısına danışmadan iş yapamayan kılıbık, bakın, Başkan olunca neler yapabiliyor.)

-Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığım temsil  eder.

-Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verir.

,(Tıpkı Osmanlı padişahları gibi. “Tiz, Nemçe’ye sefer yapıla!)

-Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile kişilerin cezalarım hafifletir veya kaldırır.

-Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenemez. Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde kanun hükümleri uygulanır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun çıkarması durumunda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir.

-Cumhurbaşkanı, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilir.

(Yok canım? Peki ya aykırı olursa, şimdiki gibi, bunun yaptırımı ne olacak?)

-Kararnameler ve yönetmelikler, yayımdan sonraki bir tarih belirlenmemişse, Resmî Gazetede yayımlandıktan gün yürürlüğe girer.

-Cumhurbaşkanı ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.

(Haydi, kolay gele!)

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASINDA DEĞİŞİKLİKLER YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİNE GÖRE CUMHURBAŞKANININ YETKİLERİ:

Kanun teklifi metninde  bir gözbağıcılık yapılarak “Cumhurbaşkanı” sözcüğü kullanılmaktaysa da aslında bu tasarıda sunulan görev ve yetkiler  Başkan ve Başkanlık’ı işaret etmektedir.

Yukarıda okuduğunuz Başkanlık yetkileri Osmanlı İmparatorluğu padişahlarının yetkilerinin fersah fersah üzerindedir. Demokratik bir yönetimde bu yetkiler tek kişinin elinde toplanamaz. Toplanırsa,  mutlak despotizmle sonuçlanır.

1- Başta R.T.Erdoğan olmak üzere AKP yandaşları kurulacak başkanlık rejiminin Türk devlet geleneğine uygun olduğunu ileri sürülmekteydi. Türk devlet geleneğinde bir Sadrazamlık (Başbakanlık) makamı bulunmasına karşın bu taslak öneri ile bu makam kaldırılmakta ve iktidar tek kişinin elinde toplanmaktadır. Oysa Meşrutiyet döneminde de sadrazamlık makamı bulunmaktadır.

2-Başkanlık kararnameleri padişah fermanlarından farksızdır.

3-Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin aynı günde yapılması seçmene  kurulmuş bir tuzaktır.

4- Başkanın atayıp görevlerine son vereceği üst düzey kamu yöneticilerinin makamları nelerdir?

5- Bir padişahtan çok daha fazla yetkilere sahip, ayni zamanda parti başkanı da olan cumhurbaşkanını, tasarının 105.maddesinin içerdiği koşullara göre, ne suçlamak, ne de yargılamak mümkün. Tasarının 105. maddesi Başkan’a bir tür sorumsuzluk zırhı olmaktadır. Bu maddeye göre Başkan ya da Cumhurbaşkanı, tıpkı bugünkü gibi, anayasa ve yasaları dilediği zaman çiğneyebilir ve kimse kılına dokunamaz.

6- TBMM,  106. maddeye göre, başkan yardımcılarının ve bakanların kılına dokunamaz.

7- 17. maddeye göre, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun üyelerinin yarısını Cumhurbaşkanı, öteki yarısını TBMM genel kurulu seçiyor. TBMM’de iktidar partisinin de genel başkanı olan kimse aynı zamanda cumhurbaşkanıdır.  Dolaysıyla,  HSYK’nın bütün üyelerini Cumhurbaşkanı seçmiş oluyor. Sonuç olarak:  Yürütme, Yasama ve Yargı’nın patronu Cumhurbaşkanı olmakta! Kuvvetler ayrılığı dediğin işte böyle olur (!) Hacı Cavcav! Demokrasi de kızoğlan kız ama altı aylık gebe!

8- Seçilme yaşının 18’e indirilmesi gayri ciddi bir havailiktir!

9- Başkan, bakanlık sayısını keyfine göre belirleyecek.

10-  KURUMLARI YENİDEN YAPILANDIRMA: Özel bir hükümle cumhurbaşkanına bütün bakanlıkları ve kamu kurumlarını yeniden yapılandırma yetkisi veriliyor. Anayasanın “Merkezi İdare” maddesine, “Merkezi idare kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarının; kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenir” hükmü ekleniyor.

Başkan, merkezi idare kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş, görev, yetki ve sorumluklarını kararname ile düzenleyebilecek. Yani canı isterse bir Fetva ve Şeriat Kurumu kurabilecek, medreseler açabilecek, imamlara nikah kıyma yetkisi verebilecek.  Paşa gönlü isterse Anadolu Beyliklerini yeniden ihya edebilecek  ve R.T. Erdoğan başkan olduğu takdirde, birkaç kez dillendirdiği gibi, ülke toprakları üzerinde federe devletler kurabilecek: İstanbul Özerk Kenti, Kürdistan ve Lazistan eyaletleri, Ege’de Karasi Beyliği, falan. Mersin’i de bizim aileye verip Çakıroğlu Beyliği kurar. Bereket versin ki soyadım İnce. Bilirse yapmaz!

11- Başkan, vergilerle ilgili oran ve işlemleri keyfine göre değiştirebilecek.

12- Başkan, ikinci dönemi sona ermeden istifa ederse üçüncü kez seçilebilecek, canı isterse ömür boyu saltanat sürebilecek.

13- Netice-i kelâm: Tam anlamıyla R.T.Erdoğan’ın ölçülerine göre biçilip dikilecek bir saltanat kaftanı. Tüccar terzi “Devlet” tarafından!

Bu tasarıda en çok iki cümleye  bozuluyorum:

1-“Ülkenin iç ve dış siyaseti hakkında Meclise mesaj verir”;

– “Mesaj” ne demek? Bunun yorumunu yukarda yaptım, ama öfkem dinmedi. Adam, TBMM’nin karşısına geçip peygamber gibi, inen ayeti tebliğ edecek. Ben böyle bir peygamber tanımam bu Cumhuriyet memleketinde.

2-“Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir.” Yani Suudi’de olduğu gibi “Din Polisi” teşkilatı kurabilir.

– Millet egemenliğini ve TBMM’nin varlığını yok eden “Tek Kişilik” kararnameyi onur sahibi hiçbir vatandaş kabul edemez.

Göreceğiz!

ÖZDEMİR İNCE

7 NİSAN 20I7