“BİR PROVAKATÖR ÜSTÜNDE HİCİV DENEMELERİ”

Nazım Hikmet 3 Haziran 1963 günü ölmüştü. 46 yıl olmuş. 61 yıllık ömür ve 46 yıllık ölüm sonrası hayat toplamından geriye “yapıt”ın dışında şairlere bir kıssadan hisse de kaldı : Gerçek ve doğru olan şiiri yazın, hiçbir güç yenemez sizi !
Nazım’ı saygıyla anmak için “Benerci Kendini Niçin Öldürdü ?” adlı kitabında yer alan “Bir Provakötür Üstünde Hiciv Denemeleri” (1935) adlı uzun şiirden bir bölüm yayınlıyorum.
***
[Sen çıkmadın
çıkardılar karşıma seni !
Kıllı, kara elleriyle tutup enseni
gövdeni yerden bir karış kaldırdılar,
sonra birden bire
bırakıp yere
seni pantalonumun paçasına saldılar.

Bir düşün oğlum,
bir düşün ey yetimi Safa,
düşün ki, son defa
anlayabilesin:
Sen bu kavgada
bir nokta bile değil,
bir küçük, eğri virgül,
bir zavallı vesilesin !…
Ben, kızabilir miyim sana ?
sen de bilirsin ki, benim âdetim değildir
bir posta tatarına
bir emir kulurna sövmek,
efendisine kızıp
uşağını dövmek !
Sen de bilirsin ki, jurnal esnafı, senin gibiler
tutulup kulaklarından birer birer
teşhir edilirler…
Ben, sadece söküp
bir fitnenin otuz iki dişini,
ve Babıâli kaldırımlarına döküp
geleceğini geçmişini
aldım omzuma işte bu teşhir işini…
(……)
Bir düşün oğlum,
bir düşün ey yetimi safa,
bir düşün ve benden öğren ki son defa:
FİKİR dediğin şeyin
Karabet ustanın uduna benzemez suratı.
O, ne şapırtılarla çiğnenen bir sakız,
ne “Vatan-Silistre”de Abdullah Çavuş’un tiradı,
ne de “Bir Akşamdı”da müteverrim bir bayan ilâcıdır.
O, şahlanmış bir savaş kılıcıdır.
Bu ata atlayacak yürek
ve kabzaya bilek
gerek.] ***
Şiir 74 yaşında, ama gıcır gıcır, yepyeni. Günümüzün anlam ve önemine uygun !