BİR SOSYAL BİLİMLER LİSESİ’NE DEVAM

Bir ülke düşünün ki hükumeti, başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere devletin kuruluş ilkelerine karşı. Durum, “Su uyur düşman uyumaz!” atasözünü doğrularcasına durmadan değişim gösteriyor. İslamcı (Nakşibendi, Fethullahçı, vb.) dünya görüşü, Milli Savunma Bakanlığı dışında bütün bakanlıkları sarmış durumda.
Ancak Sosyal Bilimler Lisesi’nde hazırlanan fesat, ilerde, bu son kaleyi de düşürmek için.
***
Sosyal Bilimler Lisesi projesiyle ilgilenmeye başladığım andan itibaren duyduğum kuşkular gerçekleşmeye başlamış durumda.
Okul yöneticilerinin ve öğretmenlerinin yüzde 80’i fesatçı projenin yandaşı. Özellikle müdür yardımcıları.
Bana ulaşan bilgide “Okulun yeni açılan kütüphanesine göz atmak yeter her şeyi anlamaya. Çünkü raflar dinsel ve kendi politik görüşlerini yansıtan kitaplarla dolu” deniliyor. Bir lise kütüphanesinde kuşkusuz dinsel kitaplar da bulunacaktır. Ancak standart bir lise kütüphanesinde bulunması gereken yerel ve evrensel kitaplar hemen hemen bellidir. Dikkat çektiğine göre, demek ki, bu standartlara uyulmamış. Bu bir!
***
Okul yatılı. Bu nedenle Anadolu’nun değişik yerlerinden gelen öğrenciler var. Ailelerinin uzağında yaşayan 15-16 yaşında çocuklar.
Okulun yakınlarında ve Armada Alışveriş Merkezi’nin çevresine o çok iyi bilinen tuzak evler tuzaklarını kurmuş ve işlemekte. Fethullahçı evleri bunlar.
Başlangıçta bu evlere girip çıkan azmış ama zaman içinde müdavim öğrenciler çoğalmış. Bu çoğalma ve girip-çıkmalarla doğru orantılı olarak başını örten kız öğrenciler çıkmış ortaya. Bazı erkek öğrenciler de kızlardan kaçmaya başlamışlar. Okul henüz iki yaşında olmasına karşın yatılı öğrencilerden bu evlere devam etmeyenin sayısı 3-5’i geçmiyormuş.
Bana ulaşan bilgi kaynakları, çocukların ailelerinin uyarılmasını istiyorlar.
***
Görüyorsunuz, dört akademisyen bilim adamının Türkiye’nin Cumhuriyetçi geleceğini düşünerek önerdikleri parlak okul tasarısı daha şimdiden yolundan saptırılmış durumda. İddialara göre yönetim ve öğretmen kadrosu Fethullahçı ideolojinin denetimi altına girmiş. İftira mı? Hiç sanmıyorum!
1 Haziran 2004 tarihli yazımda, Sosyal Bilimler Liselerinin müfredat programlarında yapılan değişikliklerden kuşkulanarak, gizli amacın, Harp Okullarının kapalı kapılarını hile ile açmak olduğunu yazmıştım. Fen Ağırlıklı Sosyal Bilimler Liseleri’ne kim ne diyebilir ki… Askeri Liselerden daha kaliteli öğrenci yetiştiriyor. Hem fen bilimleri, hem de sosyal bilimler bakımından donanımlı, yabancı dil öğrenmiş öğrenciler… Klasik eğitimden geçmiş ve üniversite öğrenimine her hangi bir sınırlama olmaksızın devam edebilecek. Bu arada Harp Okulları’na da girerlerse kim ne diyebilir? Sosyal Bilim Liselerinin sayısı kaç şimdi bilemiyorum. Ancak dört-beş yıl sonra, İslamcıların İmam Hatip iddialarından vazgeçtiklerini ve bu okulların statüsünü din adamı yetiştiren meslek okulları sınırına çektiklerini görürsek saşırmam. O zaman Sosyal Bilim Liseleri fesat rayına iyice oturmuş demektir. Bu nedenle Cumhuriyet’in ve cumhuriyetçilerin gözlerini sekiz açması gerekiyor.
Hem okulu, hem Milli Eğitim Bakanlığı’nı ihbar ediyorum!