BOŞ TENEKE SÖZCÜKLER VE KAVRAMLAR

Bir zamanlar sözcüklerin bir saygınlığı vardı. Gutenberg gezegeninde yazılı kültürün egemenlik sürdüğü sıralar hepsinin içleri doluydu. Kimi sözcükler tabu gibiydi, olur-olmaz kullananları çarpardı.
Kutsallığın sözcükleri, aşk, intikam, soykırım, demokrasi gibi sözcükler… Kimisi siyasete alet edildiği, kimileri yanlış mekan ve zamanlarda kullanıldığı için içleri boşaldı ve söndü. Politika ve paranın emrine giren Tanrı gerçek Tanrı değildir artık, din de gerçek din değildir.
***
Raphael Lemkin’in 1944 yılında ilk kez kullandığı Soykırım sözcüğünün de içi boşaldı. Boş teneke gibi ötüyor. Bu sözcük, tanımı gereği, Yahudi soytırımı için kullanılan bu sözcük, Osmanlı Ermenilerin ölüm ve öldürülmeleriyle ilgili kullanılmamıştı. Bile bile saptırılarak kullanılmasından bu yana, artık Soykırım sözcüğü her türlü insan ve bitki ve hayvan kıyımları için kullanılıyor. Sözcüğün özgüllüğü ortadan kalktı, mecaz haline geldi.
Artık, gebeliğe son verme, kısırlaştırma, tütün bağımlılığı, AIDS, trafik kazaları, mahalle kavgaları için de kullanılıyor. Kimileri için yakında hiçbir anlamı kalmayacak!
Ama kimileri için anlamını koruyacak ! ABD, Felluce katliamı için soykırım sözcüğünü kullanan AKP hükümetinin burnundan fitil fitil getirmiyor mu?..
***
Demokrasi ve Kürt sorunu ! Kimilerine bakarsanız, Kopenhag Kriterleri’nin yasalaşıp uygulanmaya başlamasıyla birlikte Kürt sorunu sona erecekti. Sona ermedi.
Kimileri gene konuşuyor: Kürt sorunu demokratikleşmeyle, daha çok demokrasi ile sona erer… Ama bu “daha fazla demokrasi”nin de, “demokratikleşme”nin de içi boş.
Kim için daha fazla demokrasi ve demokratikleşme, Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşları için mi, yoksa sadece Kürt kökenli vatandaşlar için mi?
Artık fesada dönüşmüş Kürt sorunun ne demokrasi ne de ekonomik iyileşme ile ilişkisi var !
Bölgenin ekonomik bakımdan iyileşmesine, gelişmesine engel olan PKK teröründen başka bir etken yok gerçekte. Ama terör bölgesi aydınlarının, terör bölgesi ticaret, sanayi, esnaf ve öteki meslek odalarının PKK terörünü kınadıkları görülmedib
***
“Daha fazla demokrasi” ile “demokratikleşme” ile söylenmek istenen başka şeyler: Kimileri ayrı devleti, kimileri, federal devleti, kimileri özerk bölge devletini işaret ediyor: kimileri anadilde resmi öğretim istiyor, Kürtçe’nin resmi dil olmasını istiyor, yerel parlamento ve yerel polis ve adalet örgütü istiyor.
Bu isteklerin hangisinin demokratikleşme ile, daha fazla demokrasi ile ilişkisi var? Seçim barajının yüzde onun altına çekilmesinin dışında.
***
İçi boş teneke sözcüklerle iletişim kurulamaz! Bu sözcüklerle konuşanların iyi niyetlerine inanmak pek mümkün değil. Demokrasi isteyen, ekonomik kalkınma isteyen kimse silahlı eylemi ve silahlı eylemi desteklemeyi bırakır. “Demokratikleşmek”ten amaçladıkları ayrı devlet, federal devlet, bölgesel özerklik ise, bunu açıkça ifade etmelerine karşı değilim. Çünkü silah iyi bir tercüman değil !