BU NASIL HAKEMLİK ?

Kimileri gönüllü hakemlik yapmaya pek meraklı. Hemen söyleyeyim: Taraf tutmanın en ikiyüzlü ve kurnazca yöntemi de bu zaten.
***
Elinden gelse ve becerebilse, başkanı olduğu Anavatan Partisi’ni, iktidar uğruna, AKP’leştirmekten çekinmeyecek gibi görünen Bay Erkan Mumcu, CHP lideri Deniz Baykal’ı “laik kamp” yaratmaya kalkışmakla suçluyor. (Zaman, 25.05.06)
Yani “laik kamp” ve “laik olmayan kamp”tan oluşan iki kutuplu bir toplum.
“Laik kamp” / “Dinci kamp”.
CHP’yi ve liderini savunmak benim işim değil. Ama ben, Bay Erkan Mumcu’nun mantığını eleştiriyorum ve kendisine durumu anlaması için yardımcı olmak istiyorum.
***
Türkiye’de “laik kamp” olmasından daha doğal ne olabilir ? “Laik kamp” demek, “Cumhuriyetçiler kampı” demek. Anayasa’nın tanımladığı Cumhuriyet ilkeleri kampı. Yani yasal ve meşru bir kamp!
Karşı tarafta ise Anayasa’ya, Cumhuriyet’e, Laiklik ilkesine karşı bir gayrı meşru, dahası yasa dışı bir kamp. Anavatan Partisi Başkanı Bay Erkan Mumcu bu gayri meşru kamptan yana mı ki laiklik kampını tehlikeli buluyor ?
Anavatan Partisi’nin başkanı, Cumhuriyet’in “C”sinden habersiz bir siyaset adamı.
***
Zaman gazetesi yazarı Şahin Alpay da Bay Erkan Mumcu ile aynı kafada. O da kutuplaşmadan yakınıyor. Şahin Alpay’a göre bütün kutuplaşmalar kötü:
“Deniz Baykal, partisine verilen desteğin çöküşünü durdurmak, hiç değilse tekrar yüzde 10 barajının altına inmesini önlemek için, toplumu “laiklik yanlıları” ve “laiklik karşıtları” şeklinde kutuplaşmaya dayalı bir seçim stratejisi izliyor.” (25.05.06) diyor.
Şahin Alpay, kutuplaşma ya da kutuplaştırma karşısında gönüllü hakem rolü oynamak istiyor. Ama anlamadığı bir derinlik de var:
***
Bir parti başkanının siyasetini Cumhuriyet’in ve devletin’in temel niteliklerinden biri olan laiklik üzerine kurmasının ne sakıncası var? Seçim yasasında ya da yasalarımızda “laikliği siyasete alet etme”yi suç sayan bir yasa maddesi mi var? Yoksa laik düzeni savunmak bir yasal zorunluluk değil mi ?
***
Bu ülkede, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana, bir Cumhuriyet karşıtı cephe ve laiklik karşıtı bir cephe var. Devletin bu oluşumlarla mücadele etmesini doğal bulmayan kafalar ve kalemler de var bu ülkede.
Kuşkusuz bir laiklik karşıtı dinci bir cephe de var. Şahin Alpay bu cephe ile laik cepheyi aynı terazide tartıyor. Bu iki cephe de sakıncalıdır, demeye getiriyor. Ama nasıl olur?
Dini siyasete alet etmek anayasal ve yasal bir suç ! Böyle bir zihniyetin karşısında sivil bir karşı cephe oluşturmak vatandaşlık görevi değil mi ?
Cumhuriyetçilik cephe olarak legal bir cephedir, ama cephe olarak dincilik illegal bir cephedir.
Bu ne biçim hakemlik ? Herkes yenilgilerinin bedelini kendi cebinden ödesin!