BÜLENT ECEVİT’İN VASİYETİ

Merhum Bülent Ecevit’in, Prof.Dr.Yılmaz Büyükerşen’e verilen fahri doktor ünvanı dolayısıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi rektörü Prof.Dr.İsmet Vildan Alptekin’e gönderdiği 24 Şubat 2006 tarihli mesajı hep birlikte okuyalım:
***
“Sayın Rektör,
Sayın Prof.Dr.Yılmaz Büyükerşen’in gerçekleştirdiği büyükşehircilik çalışmaları ile Türk kültür ve eğitim sistemine katkıları nedeniyle düzenlediğiniz ‘fahri doktora’ törenine çağırdığınız için çok teşekkür ederim.
Bugünlerde Ankara’dan ayrılamayacağım için törende bulunamayacağım. Sayın Prof.Dr. Yılmaz Büyükerşen açık yükseköğretime öncülüğü ile de Türkiye’nin gelişmesine önemli katkıda bulunmuştur.
Büyükşehir Belediye başkanlığı sırasında Sayın Prof.Dr.Yılmaz Büyükerşen sınırlı olanaklarla Eskişehir’i her anlamda büyük ve güzel bir şehir durumuna ulaştırmıştır.
Sayın Büyükerşen’in benzer olanakları ülkemizin tümünde gerçekleştirme olanağı bulabileceğini umarım.
Sizin, Sayın Prof.Dr.Yılmaz Büyükerşen’in, değerli öğretim üyeleri ile konuklarınızın ve öğrencilerinizin başarılarının devamı dileğiyle saygılarımı sunarım.
Bülent Ecevit”
***
Daha önce de Yılmaz Büyükerşen’i cumhurbaşkanlığı makamına yaraşır gören merhum Bülent Ecevit’in mesajı sıradan bir teşekkür ve mazeret yanıtına benzemiyor. Bunların gerisinde ve ötesinde çok önemli göndermeler yapıyor.
Prof.Dr.Yılmaz Büyükerşen’in açık yükseköğretim ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda gösterdiği üstün başarıları anmasını doğal karşılayabiliriz ama “Sayın Büyükerşen’in benzer olanakları ülkemizin tümünde gerçekleştirme olanağı bulabileceğini umarım” cümlesi ne anlama geliyor ? Bu cümlenin böyle bir teşekkür mesajında ne işi var ? Bu soru üzerinde kafa yormak zorundayız.
***
Bilindiği gibi, Bülent Ecevit’in ölümünden sonra solda birlik bir vasiyet olarak sunuldu. Bu vasiyet iki kapılı: Birinci kapı kendilerini solda sayan partilerin tek partide birleşmesi ya da seçimde işbirliği. Gelişmeler bu birleşme ya da işbirliğinin önünde büyük engeller bulunduğunu gösteriyor. İkinci kapı ise seçmen kitlesinin topluca bir partinin sandığına yönelmesi. Bu mümkün. Vasiyetin biri bu.
***
İkinci vasiyet ise Prof.Dr. Yılmaz Büyükerşen’le ilgili. Sağa-sola çekip sündürmeden, merhum Bülent Ecevit’in Prof.Dr.Yılmaz Büyükerşen’in Türkiye Cumhuriyeti Başkakan’ı olmasını temenni ettiğini söyleyebiliriz. Bülent Ecevit’in vasiyetinin bu sayfasında Büyükerşen’in politikaya girmesi ve Başbakan olması (yapılması) vasiyet edilmektedir.
Bu nasıl olacak ? Nasıl olacağını DSP yönetimi ile DSP’nin potansiyel seçmeni bilir. Ben sadece şunu söyleyebilirim: Merhum Ecevit, böyle bir olanağın yeni bir kitlesel taban hareketine yol açabileceğini öngörmüş olmalı. 2007 seçimin Türkiye Cumhuriyeti’nin kaderini tayin edeceğini düşünen merhum Ecevit’in vasiyeti değerlendirilmeyi bekliyor.