BUYURUN CENAZE NAMAZINA

“Anadilde öğretim”, “Daha çok demokrasi”, “Özerklik”, “Federasyon” gibi konularda söylenen yalan ve yanlışları ortaya çıkardığım, düzelttiğim için PKK ve yandaşları, Kürtçü militanlar, Kürt milliyetçileri adımı “Kürt düşmanı”na çıkardılar. Kürt sorunu konusunda söylenen her yalan, yapılan her yanlış sorunu fesada dönüştürür ve fesat da Kürt kökenli vatandaşları mutsuz ve huzursuz eder. Aynı yalanlar Kürt kökenli olmayan vatandaşları da mutsuz ve huzursuz eder. Bu türden konularda hayal pompalamak son derece tehlikeli.
***
Bir de şu var : Bu konuda söyleşi yapanlar ya çok dikkatsizler, ya çok yeteneksizler ya da “top kaldırıcılık” yapıyorlar. “Kürt münevveran”da da öyle bir belagat ve malumat var ki mangalda kül bırakmıyorlar maşallah !
Demokratik Toplum Partisi Danışma Kurulu Üyesi ve adı “Kürt Bilgesi”ne çıkmış Naci Kutlay şöyle buyuruyor: “…ulus-devlet bütün dünyada erozyona uğruyor. 100-150 sene evvel vardı, ama artık eski ulus devleti anlayışı yok. Çünkü ulus-devletin özelliği homojenite istiyor. Ama hayat bize öğretti ki, homojeniteyle gitmiyor, homojenleşme olmuyor. Homojenitenin en örnek devleti Fransa’dır. Ama Fransa bile son otuz senede bu anlayıştan vazgeçti.” (Vatan, 5 Mart 2007)
***
Naci Kutlay’ın söylediklerinin gerçekle hiçbir ilişkisi yok. “Tarihin Sonu ve Son İnsan” adlı kitabında ulusal devletlerin miadının dolduğunu ilan eden Francis Fukuyama daha sonra yayınladığı “Devlet İnşası”nda (Remzi Kitabevi) dünyamızı tehdit eden terör, yoksulluk, uyuşturucu kaçakçılığı gibi sorunların kaynağının zayıf devletler olduğunu anladığı için ulusal devletlerin daha da güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
Çokkültürlülük, çoğulculuk politikalarının karşıtı olmakla ünlü Fransa’ya gelince: Fransa son 30 yılda ulus-devlet (ulusal devlet) anlayışından vazgeçmedi. Vazgeçmek niyeti de yok !
Kürt kökenli münevver vatandaşların bu türden demagojileri bırakıp Fukuyama’nın “Devlet İnşası”dan başlayarak sıkı bir okuma kürüne girmeleri gerekiyor. Vatandaşlarımızı boş hayallerle zehirlememek için…
***
Hak ve Özgürlükler Partisi HAK-PAR’ın başkanı Sertaç Bucak bu alanda Naci Kutlay’ı epeyce geride bırakıyor:
“Türkiye’de federasyon istiyoruz. Evren’in önerisi Kürt sorununu çözmez, federasyonu geçiktirir. Buna göre, Kürtlerin yaşadığı bölgelerde birkaç eyalet olması Kürtleri böler./ Sağduyulu federasyon tartışması için önce Türkiye demokratikleşmeli. AB standartları gerçekleştikten sonra, Kürt sorununu idari olarak çözebiliriz ancak. Devletin iki resmi dili olsun istiyoruz. Bu, AB kriterleri içinde yok. Çoğunluğun Kürt olduğu bölgelerde resmi dil Kürtçe olur. Türkçe de devletin resmi dili olur.” (Radikal, 5 Mart 2007)
Türkiye’nin demokratikleşmesini istiyorlar, ama ağızlarına PKK karşıtı tek cümle almıyorlar. Kendi feodal düzenlerini yıkacak kendi demokratikleşme programlarının gölgesi bile yok. Varsa yoksa “İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara!” teraneleri…(Devam edecek).