Kategori arşivi: Siyaset Yazıları

YENİ BİR DÜNYA MODELİNİN DOĞUŞU

Felsefeci ve yazar Sadık Usta kardeşim “Dünyayı Değiştiren Düşünürler” (Kafka Yayınları) adı altında (şimdilik) 4 ciltlik bir felsefe tarihi yazıp yayınladı. I.Cilt: Felsefenin Şafağı: Hint, Çin, Yunan, Roma ve Rönesans Avrupası; II.Cilt: Rönesans’tan Aydınlanma’ya Yeni Bir Çağın Doğuşu; III.Cilt: Aydınlanma, Fransız Materyalizmi, Amerikan ve Fransız Devrimleri; IV.Cilt:Ekonomi Politik, Alman İdealizmi, Rus Halkçılığı ve Marksizm. V.Cilt: Galiba İslam Felsefesi olacak(mış). Okumaya devam et

DEĞERLİ OKUR

2 Ocak 2000 – 1 Nisan 2012 tarihleri arasında Hürriyet gazetesinde yazdım. AKP iktidarının türlü çeşitli baskıları sonucu gazeteden atıldım.

24 Nisan  2012 – 2 Haziran 2014 Aydınlık gazetesinde yazdım. Özel nedenlerden dolayı  gazeteden ayrıldım.

2 Haziran 2014 günü ozdemirince.com web sitem çalışmaya başladı. Sitede dört yıl boyunca yüzlerce yazı yayınladım.

Hürriyet ve Aydınlık gazeteleri ile sitede yayınladığım yazılar kitaplarıma dönüştü.

18 Eylül 2018 günü Cumhuriyet gazetesinde ilk yazım yayınlandı. Şimdilik Salı, Cuma ve Pazar günleri bu gazetede yazı yayınlayacağım.

Cumhuriyet gazetesi ile sitede aynı zamanda yazı yazmam ne yazık ki mümkün değil. Bu nedenle sizlerden ayrılmak zorundayım. Site kapanmayacak, ilginize açık kalacak.

İlginize çok teşekkür ederim. Sağlıcakla kalın!..

ÖZDEMİR İNCE

24 Eylül 2018    

DÜNYA NASIL YARATILDI ?

Kuran Araştırmalar Grubu yöneticilerinden Maurice Bucaille, Tevrat ve Kur’an’a göre dünyanın yaratılışını araştırmış. İşte iki kutsal kitaba göre, dünyanın oluşumu ve insanoğlunun dünyada yaşamaya başlaması… Yaptığı bu. Ancak Kuran’la ilgili çalışması bana pek masumca  gelmedi.

TEVRAT VE KURAN’A GÖRE DÜNYA NASIL YARATILDI ?

Dünyanın oluşumuyla ilgili birçok iddialar, konuşmalar var. Eski Ahid’e  (Tevrat) göre dünyanın yaratıldığı tarih ve insanın dünyaya ayak bastığı tarih kesin olarak veriliyor. Kuran’daki evrenin oluşumu anlatılırken ise şu noktaya dikkat çekiliyor: “Kuran gökler ve yerden hangisinin önce hangisinin sonra yaratıldığını bildirmez.”

İşte Tevrat’a göre bildirilen tarihler ve Kuran’ın anlattığı evrenin mucizevî oluşumu;

 Tevrat :–Eski Ahid’de göre dünyanın yaratıldığı tarih ve insanın dünyaya ayak bastığı tarih:

Eski Ahid’de verilen bilgilere dayanılarak hazırlanmış olan İbrani takvimi, bu tarihler için çok kesin rakamlar vermektedir. Buna göre 1975 miladi yılının ikinci yarısı, dünyanın yaratılışının 5736’ıncı yılının başlarını karşılıyor. Dünyanın yaratılışından birkaç gün sonra yaratılan insan, demek ki  2018 yılında 5779 yaşındadır.

Çağdaş bilim bu konuda bize ne bildiriyor?  Güneş sisteminin oluşum dönemi, hakkında bir sayı verilebilen tek dönem. Çünkü zaman içindeki yerini doyurucu bir yaklaşımla saptamaya  en elverişli olan dönem budur. Bizimle bu dönem arasında geçen zamanın, dört buçuk milyar yıl olduğu hesaplanmaktadır. Bu durumda, Eski Ahid’in verdiği bilgiler ile bilimimin verdiği bilgiler arasında büyük bir fark var.

[Kuran ayetlerine göre evrenin oluşum süreci  (Prof.Dr.Yaşar Nuri Öztürk’ün çevirisinden)  şöyle:

«O küfre sapanlar görmediler mi ki gökler ve yer bitişik idi, biz onları ayırdık. Her canlı şeyi sudan oluşturduk. Hâlâ iman etmeyecekler mi?.»[Enbiya (21) Suresi, ayet 30]

EVRENİN GAZ AŞAMASI

Büyük Patlama’dan (Big Bang) sonra dünyanın, güneşin ve yıldızların hemen oluşmadığı biliniyor. Evren hiçbir yıldız oluşmadan önce bir gaz bulutu halindeydi (halindeymiş). Bu gaz bulutunun ana maddesi hidrojendi. Hidrojenden sonra ise en çok helyum vardı. Bu gaz bulutunda daha sonra meydana gelen sıkışmalar ve yoğunlaşmalar yıldızların, gezegenlerin oluşumunu sağladı. Bugünkü dünya, güneş ve yıldızlar  bu gaz bulutunun bir alt kümesiydi].

Kuran’a gelince: Fussilet (41) Suresi’nin 9, 10, 11 ve 12. Ayetleri evrenin  oluşumuna dair bilgi vermekte:

[9. Ayet: “De ki: Siz, yerküreyi iki günde yaratana gerçekten nankörlük edip O’na ortaklar mı koşuyorsunuz? Alemlerin Rabbi’dir O.”

  1. Ayet: “O, yeryüzüne, denge ve dayanıklık sağlayan dağları üstünden yerleştirdi. Onda bereketlere vücut verdi. Ve onda, azıklarını dört günde takdir edip düzenledi. İsteyip duranlar için eşit miktarda olmak üzere…”

11.Ayet: “Sonra buhar/duman halindeki göğe yöneldi de ona ve yerküreye şöyle seslendi: “İsteyerek veya istemeyerek gelin!” Onlar şöyle dediler: “İsteyerek geldik!”

12.Ayet: “Böylece onları, iki günde yedi gök halinde takdir edip her göğe kendi iş ve oluşunu vahyetti. Ve biz, arza en yakın göğü kandillerle ve bir korumayla donattık. İşte bunlar Azîz ve Alîm olanın takdiridir.”]

Bazı Müslümanlar 9, 10 ve 12. ayetlerdeki bilimsel tutarsızlıklara gözlerini kapatıp 11,ayeti bilimselleştiriyor.  (Kaynak: Kuran Araştırmalar Grubu, Maurice Bucaille (Fransızcadan çeviren: Doç. Dr. Mehmet Ali Sönmez):

[«Kuran’ın bilimsel mucizelerinin sadece, bir mucize oluşsun, Kuran’ın dediğinin doğruluğu bir gün anlaşılsın diye söylenmediğini görüyoruz. Evet, tüm bu mucizelerle Kuran’ın Allah tarafından gönderildiği, Kuran’la hiçbir kitabın yarışamayacağı ispat ediliyor. Aynı zamanda mucizeyi oluşturan ayetler çok önemli bilgiler veriyor, Allah’ın yaratışındaki inceliklere, olağanüstülüklere dikkat çekiyor. Hiçbir Kuran ayeti  “Bir gün Bush diye bir Amerikan başkanı olacak, onun oğlu da…” şeklinde haberler vermiyor. Kuran’ın, indiği dönemde bilinemeyecek olan bir bilgiyi, mucizevî  bir şekilde söylemesi tek önemli nokta değildir. Aynı zamanda bu sözün kendisi de insanlara önemli bir bilgi vermektedir.»

«Aynı zamanda bu sözün kendisi de insanlara önemli bir bilgi vermektedir. Bu ayeti (41- Fussilet 11) örnek alırsak, Kuran’ın 1400 yıl önceden Evren’in daha önce gaz halinde olduğunu açıklaması bir mucizedir. Fakat bir patlamayla tüm maddenin sürekli genişleyen bir şekilde Evren’i oluşturduğu bir ortamda Evren’in gaz haline mahkum olmaması, Allah’ın maddenin içine koyduğu yasalar çerçevesinde bu gazdan yıldızların, gezegenlerin, insanların, manolyaların oluşması da Allah’ın yaratılış mucizesidir.»

«Newton’dan sonra Güneş’in bir gaz bulutunun sıkışmasıyla oluştuğu fikirleri ortaya atıldı. Örneğin Laplace ‘Dünya Sistemlerinin İzahı’ adlı 1796 yılında basılan kitabında Güneş’in gaz bulutlarının çekim gücüyle sıkışması sonucunda oluştuğunu ve Dünya’nın Güneş’ten koptuğunu ileri sürdü. Daha sonra İngiliz fizikçi Clerk Maxwell Dünya’nın Güneş’ten koptuğuna matematiksel yaklaşımlarıyla itiraz etti. 1943 yılında Weizsocker, sonra Ter-Haar, Chandiosekhor ve Kuiper teoriler geliştirdiler. Mount Wilson ve Palamar’da teleskoplar ile yapılan gözlemler de tartışmaya dahil oldu (Dünya’nın Güneş’ten ayrılıp ayrılmadığına dair Kuran’da bir açıklama yoktur.) Dünya’nın Güneş’ten kopup kopmadığı tartışma konusu olmuştur ama Evren’in daha önce gaz şeklinde olduğu hususunda bir tartışma yoktur. Allah bizi ısıtan Güneş’i de, mavi okyanusları da, müziğin notalarını da, yemeklerin lezzetini de birbirinden hızla ayrılan gaz bulutundan yaratmıştır.»]

Bu adamlar son derece kurnaz vallahi. Şapkamı çıkartıyorum. 11.ayet ne diyor: “Sonra buhar/duman halindeki göğe yöneldi de ona ve yerküreye şöyle seslendi: “İsteyerek veya istemeyerek gelin!” Onlar şöyle dediler: “İsteyerek geldik!”

İlk insanlardan günümüze kadar, başını havaya kaldıran insanlar engin bulutları (“duman” halinde) görüyorlar. Duman başka, buhar başka “gaz” başka.  Keyf onların değil mi taş bile gaz olur.

İyi de gardaş, dağların oluşumunda bazı canlıların fosillerinin ne işi var da insan fosilleri yok? Bulunan insan kalıntıları neden toprak kazılarında ve mağaralarda fosil olarak değil kemik olarak bulunuyor. Demek ki insan dünyanın varoluşundan sonra ortaya çıkmış. Mağaralarda bulunan duvar resimleri 30-35 bin yaşında.

Öte yandan, “Kuran gökler ve yerden hangisinin önce hangisinin sonra yaratıldığını bildirmez.”  diye yazıyorlar. Neden bildirmiyor; yoksa bilmiyor mu?

Kuran’a göre Dünya’nın Güneş’ten kopup kopmadığı tartışma konusu ama Evren’in daha önce gaz şeklinde olduğu kesin. Nasıl oluyor bu? Allah bizi ısıtan Güneş’i de, mavi okyanusları da, müziğin notalarını da, yemeklerin lezzetini de birbirinden hızla ayrılan gaz bulutundan yaratmış… Allah, Allah!… Şu işe bak!

Aslına bakarsanız : Tevrat da, Kuran da, evren ve dünyanın yaradılışı konusunda bir allâme-i cihan değil!  Allâme-i küll (her şeyin sırrına vâkıf olan) değil! Kendi dönemlerindeki evren ve dünya bilgisi düzeyinde  bilgileri var. O kadar. Onların bu konuda herhangi bir iddiaları yok aslında. Kusur ve suç onları yorumlayanlarda; efsaneye bilimsel bir içerik yüklemek isteyenlerde.

Özdemir İnce

17 Eylül 2018

 

DEMOKRASİSİZ DEMOKRASİ VE CHP (1)[i]

(8 Temmuz 2008) : Defterlerimden birine not etmişim: “Kanal Türk Televizyonu’nda  Fuat Keyman ve Levent Köker adlı iki öğretim üyesi Türkiye’yi demokratikleştiren (!) AKP iktidarını öve öve bitiremiyorlar. 2002’den bu yana Türkiye’yi demokratikleştirme iddiasıyla beyin yıkamanın gele gele Ergenekon operasyonuna geldiğini fark edemiyorlar. Ergenekon operasyonunun, 12 Mart ve 12 Eylül operayonlarından ne farkı var?” Okumaya devam et