ÇEVİK COPLAR GÖSTERİSİ

Çevik Kuvvet birimi, Polis teşkilatının 165’inci kuruluş yıldönümünü gençler üzerinde parlak bir gösteri ile kutladı. 165.yıldönümüne, Avrupa Birliği’ne, Venedik kriterlerine ve demokrasi açılım paketlerine çok yakışan ve yaraşan bir kutlama idi.
Merak ediyorum, aynı cevval ve acımasız tavrı Türban dostlarının gösterilerine karşı gösterirler miydi?
***
Gençler, düşünceyi açıklama özgürlüğünün koruyucu kanatları altında üniversiteye giriş sınavlarını protesto ediyorlardı. Gençler, Anayasa’nın ilke ve ruhuna aykırı paralı eğitimi, dershaneleri, ilkiyle, ortasıyla, yükseğiyle bütün eğitim sistemini protesto ediyorlardı.
Çevik Kuvvet’in çevik coplarına tanıklık eden televizyon haberlerinin içinde YÖK Başkanı Prof.Dr.Yusuf Ziya Özcan’ın “üniversiteye sınavsız giriş” müjdesi de vardı. Ciddi bir ülkede 24 saat içinde görevden alınmayı gerektirecek hafifliktir bu : Üniversiteye giriş kapısından 18-20 yaşında dönen gençlerimizi 25-30 yaşlarına kadar oyalayıp mesleksiz bırakacak bir tuzak bu. Mesleğine saygılı ve ülkesinin gençlerini seven bir YÖK Başkanı böyle bir uydurukçuluğa başvuramaz ve “Arkadaşlar, üniversiteye giriş sınavını kazanamayanlar, sınavsız girdikleri hukuk fakültesini asla bitiremezler. Üniversite sınavını kazanamayanların aslında liseyi de bitirememesi gerekirdi” demesi gerekmaz miydi?
***
Ülkemizin gençleri ve aileleri mevcut eğitim-öğretim sistemiyle aldatılıyor. Dünyanın hiçbir uygar ülkesinde böyle bir sistem yok. Bu yalana son vermenin çok kolay ve çok gerçekçi bir yöntemi var: Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanan eğitim ve öğretim sistemini uygulamak.
Bütün bu karmaşa imam-hatip okulları mezunlarını üniversitelere sokmak inadından kaynaklanıyor. Eğitim ve öğretimden anlamayan kimileri, Prof.Dr. falan olsalar da, 14 yaşında verilmiş bir karar yüzünden öğrencileri sonsuza kadar mahkûm etmekten söz ediyorlar. Tamamen pedagoji ve gerçek dışı bir safsata. Avrupa’da bu yöntemden şikayet eden yok.
1.Avrupa ülkelerinde imam-hatip türünden okullar yok. Lise mezunları ilahiyat (teoloji) fakültelerine girip din adamı (rahip,papaz) oluyor. 2.İlk elemeler ilkokulda yapılıyor.
3.Klasik lise ve teknik okullar arasındaki ayrım a) Öğrencinin isteğine, b) Öğretmenler kurulunun kararına göre yapılıyor. Öğretmenler kurulu “Bu öğrenci klasik lise öğrenimi yapmaya elverişli değil” diyor ve bunu ailesi kabul ediyor. Bu öğrenciler öğrenimlerini teknik alanında sürdürebiliyor. 4.Klasik lise “Olgunluk sınavı” diploması ile bitiyor. Bu sınava teknik okul öğrencileri de belli koşullarda girebiliyor. Daha sonra, bazı fakülte ve yüksek okullar sınavlı, bazıları sınavsız. 5.Uygar Avrupa ülkelerinde imam-hatip okulları olmadığı için sistemleri tıkır tıkır yürüyor. 6.Gerçek budur ve başka bir doğru gerçek yoktur. Gerisi safsatadır. Öğrenci velileri en kısa zamanda bir “Veliler Federasyonu” kurup yalana karşı doğru sistemi araştırmak ve savunmak zorundadır.