“CHP GİBİYİM…”

“CHP gibiyim, her şeyi tenkit ediyor, hiçbir şey yapmıyorum” (Dinç Bilgin, Zaman, 10.08.08, S.6)
“Baykal’ın her sözü beni ürkütüyor” (Ahmet Türk, Taraf, 11.08.08, S.11)
“Dolmabahçe görüşmesinde Başbakan, Genelkurmay ve Cumhurbaşkanı anlaşmış görünüyor. Böyle gitmez. Bütün bunlara teslim olursak Türk devleti çözülür dediler. Hiçbiri bu tarihsel sorumluluğun altına giremezdi. Normalleşmeyi onlar sağlayacaklar ki Türkiye dünyada hak ettiğimiz yeri bulsun. Yalnız CHP dışında kalarak kendi tasfiye sürecini başlattı.” (Serdar Turgut, Yeni Şafak, 11.08.08., S.13)
“CHP’ye verilen her oy parti prens ve prenseslerini, kral ve soytarılarını koruma altına almaya yarıyor, laikliğe inanan halkı aynı zor kaderi yaşamaya mahkum ediyor.” (Sabri Güler adlı vatandaşın, 10.08.08 tarihinde dünyaya saldığı elektronik posta. Manifestonun altında Önder Sav’ın fotoğrafı, fotoğrafın üzerinde “Bu adama oy yok” yazısı.)
Pek ender çıktığım tıkınma dünyasında, Türkiye’yi ve Anayasa’yı savunduğu için Onur Öymen’in eski komünist ve sosyalistler tarafından faşist olmakla suçlandığına tanık oldum.
***
Bu iddialar arasında sadece Serdar Turgut’unki ciddiye alınabilir : Eğer CHP de Dolmabahçe toplantısına davet edilmiş olsaydı. Anayasa Mahkemesi tarafından laiklik karşıtı odak olmakla suçlanan (ve kanıtlanan) bir partisinin Genel Başkan’ı ile Genel Kurmay Başkanı halvet olacaklar, Anayasa Mahkemesi’ndeki davadan devletteki konumu sayesinde kurtulan Cumhurbaşkanı kararlara ortak edilecek… Sonra, bir gazetenin genel yayın yönetmeni, CHP’yi katılmadığı bir toplantıda alınan kararları paylaşmadığı (!) için suçlayacak. İnsaf artık ! Gelecekte neyin ne olacağı belli olmaz. Bakarsınız : Tasfiye sürecine gireceği ileri sürülen CHP sayesinde devlet ayağa kalkabilir, normalleşmeyi sağlayacağı ileri sürülen üçlü, bakarsınız Yüce Divan önünde hesap verir.
***
Hayatımın hiçbir döneminde sürünün su içtiği yerden su içmedim, gecelediği yerlerde gecelemedim. Bu nedenle her türlü psikolojik sivil savaş darbe ve şerbetlerine karşı şerbetliyim. Hayatımın hiçbir anında “vur abalıya !” demedim. Hayatımın hiçbir döneminde CHP’li olmadım, bir kez, 1973 seçiminde yüzde 33.29 oy alan CHP’ye oy verdim. Bir kez de SHP’ye. Buna karşın seçimlere girdiği sürece Türkiye İşçi Partisi (TİP)’ne oy verdim, seçimlere girmeye başladığından bu yana da kendi partime oy veriyorum.
İşkence tezgahında bile ağzımdan alamayacakları bu itirafı CHP’yi savunabilmek için yapıyorum. Adalet için yapıyorum !
***
CHP’nin kurban edildiği sapık bir karabüyü ayinindeyiz sanki : Hâlâ bir kâşanede oturmakta olan müflis bir iş adamı, para işlerinden mahkûm olmuş bir medya patronu halini tasvir için CHP’yi kullanıyor. Ayıptır ! CHP ve Deniz Baykal, üniter devleti savundukları için Ahmet Türk’ün kıyma makinesinde kıyılıyorlar.
Kuşkusuz CHP “Aşağıya din-iman, yukarıya han-hamam düzenine yakışmıyor !
CHP’nin kapısına kilit vuruluncaya kadar bu insanlar rahat etmeyecekler. Kim bu insanlar, yarına !