CHP’DE DEĞİŞİM!

Televizyonlarda, gazetelerde CHP temsilcilerinin başına höreleniyorlar, başlıyorlar soru bombardımanına: Kemal Kılıçdaroğlu, başkan mı, yoksa lider mi, lider değilse, ne zaman ve nasıl lider olacak? Kemal Kılıçdaroğlu kurultay söylevinde Kürt adını neden hiç anmadı, türbancılara neden müjde vermedi? Kurultay neden heyecanlı değildi? (Böyle bir soru olasılığını düşünselerdi, Kurultay düzenleyicileri salona birkaç avuç pire atardı?)
***
En güzeli de akçeli işlerle ilgili sorular:
CHP, öğrencilerden harç almayacakmış, öğrenci yurtları yaptırıp burslarını arttılacakmış. Peki parayı nereden bulacak? (Başbakan da 2011 için zam yaptı. O nereden bulduysa, oradan.)
CHP yoksulluk yardımı yapacakmış, aile sigortası getirecekmiş. Peki parayı nereden bulacak?
Böyle Allahlık zırva sorular soranlara verilecek en iyi cevap, 1 ocak yazımda adını andığım Şeyh Nazım el-Kıbrisi hazretlerinin hikmet ve marifetlerinde mündemiştir. Ancak, AKP için bol bol dua eden şeyh hazretleri acaba CHP hükümeti için de dua eder mi? Dua etmek için nasıl şartlar ileri sürer? Şeyh hazretleri bir dua etse hazine dolar, avro, yen, dinar ile dolar ama nafile, CHP için dua etmez.
Peki, o zaman nasıl bir cevap verilecek?
***
Bunun da bazı zor kolaylıkları var: AKP parayı nereden buluyorsa CHP de oradan bulur! Bunun da çıkmaz yanları var: CHP içindeki hizipler (fraksiyonlar) biz renkli para, şaibeli para istemeyiz diye tutturabilirler.
CHP, yardımları sadaka gibi dağıtamayacağı için, paranın kayıt-kuyut altına alınması gerek. O zaman ciddi bir defter tutmak gerekecek. Tutulur.
Alay edilmeyi göze alıp, “Efendim biz bütün ekonomiyi kayıt altına alacağız, her çalışan vatandaşı vergi mükellefi yapacağız!” diyebilirler. O zaman şöyle bir eleştiri ile karşı karşıya kalabilirler: Olmayan parayı nasıl dağıtacaksınız?
Eskiden bu durumlarda şöyle derdim: Devlet kamyonu nereye gideceğini, yükü nereye boşaltacağını bilmez, nakliyeci firma ve şoför bilir. CHP, nakliyeci firma ve şoför olduğu zaman iş kolay. Yeter ki olsun! Gider ABD merkez bankasını soyar! İşte sorunun cevabı.
***
Bu travesti zevatı tatmin etmek mümkün değil. Tavırları bana bir fıkrayı anımsatıyor: Adamın biri yatak serme konusunda bir bahane bulup karısını dövermiş. Neden şuraya serdin de buraya sermedin? Sonunda kadın evin yatak serilebilecek her yerine döşek sermiş. Durumu gören koca pek memnun. Damdaki yatağa yatıp gökyüzüne bakmaya başlamışlar.
-Kadın, şu yıldız ne yıldızı?
-Zühre yıldızıdır efendi.
-Aferin! Peki şu yıldız ne yıldızı?
-Terazi yıldızı?
-Ulan karı, terazinin dengesi bozulur da kilolar başıma düşerse, diyerek kadını ayağının altına almış. Bizim travestiler de tıpkı bu koca gibi!