CUMHURBAŞKANI’NIN İMAM-HATİP SEVGİSİ

25 Ocak 2011 tarihli Akit gazetesinde Hüseyin Sancar imzalı bir haber yayınlandı: İmam-Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği (ÖNDER), Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e İstanbul’daki Huber Köşkü’nde bir nezaket ziyareti yapmış. ÖNDER’e, Cumhurbaşkanı ziyaretinde, başta türbancılar olmak üzere Türkiye’de okuyamayan öğrencilere Avrupa’da okul bulan WONDER adlı bir özel örgüt-kuruluş da eşlik etmiş.
Cumhurbaşkanı’nın bu türden ziyaretçi kabul etmesi ve çalışmaları hakkında bilgi alması çok doğal. Bu gibi durumlarda ziyaretçilerin değil Cumhurbaşkanı’nın ne dediği önemlidir. Gazete, ziyareti bu açıdan da değerlendiriyor:
“Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise, İmam Hatip Liseleri’nin Türkiye açısından çok önemli kurumlar olduğunu söyledi. İHL’lerin mutlaka yaşatılması gereken kurumlar olduğunu kaydeden Gül, katsayı ve polis okuluna girememe gibi İHL’lerin önündeki bütün engellerin kaldırılması gerektiğini belirtti. ‘Normal liselerde okuyan öğrenciler hangi haklardan yararlanıyorsa, İHL’de okuyan öğrenciler de bu haklardan yararlanmalıdır’ diyen Gül sözlerinin devamında ÖNDER’e çalışmalarında başarılar diledi.”
***
Bu ziyaretle ilgili haberin neresi önemli de yazı konusu yaptığımı bana ve kendinize sorabilirsiniz. Cumhurbaşkanı’nın IHL mezunlarının genel lise mezunlarının haklarından yararlanmasını istemesi pek tuhaf. Acaba Cumhurbaşkanı Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun 4.maddesini bilmiyor olabilir mi?
“Milli Eğitim Bakanlığı, dini bilgiler konusunda yüksek uzmanlar yetiştirmek üzere üniversitede bir İlahiyat Fakültesi kuracak ve [ayrıca] imamlık ve hatiplik gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesiyle görevli memurların yetiştirilmesi için de ayrı okullar açacaktır.”
3 Mart 1924 tarih ve 430 sayılı Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun açılmasını istediği okullar, imam-hatip okulları ile liseleridir. Kanun gereği açılan bu okulların üniversiteye öğrenci yetiştirmek gibi bir görevleri bulunmamaktadır. Bu okullara halen tanınmakta olan özel ayrıcalık hem bu yasaya hem de Anayasa’nın bu yasayı koruyan 174.maddesine aykırıdır.
Bu arada Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun, ikili eğitim ve öğretimin (laik ve dini öğretim) eğitim ve öğretim birliği açısından birçok zararlı sonuçlar doğurmuş olduğuna işaret eden cümlesine dikkat çekmek isterim: “Bir millet bireyleri ancak bir eğitim görebilir. İki türlü eğitim bir ülkede iki türlü insan yetiştirir. Bu ise, duygu ve düşünce birliği ile dayanışma amaçlarını tamamen yok eder.”
Nitekim, söz konusu yasanın çiğnenmesinin sonuçları, gerekçesinin uyardığı gibi olmuş ve ülkenin duygu ve düşünce birliği ile dayanışma amaçlarını tamamen yok etmiştir. “Duygu ve düşünce birliği ile dayanışma amaçları”nın Cumhuriyet olduğunu söylemenin, bilmem gereği var mı?
***
Bu trajik yazıyı bitirirken, Sayın Cumhurbaşkanı’na bir kitap tavsiye edeceğim: Prof.Dr.İrfan Erdoğan’ın “Milli Eğitim’e Dair” (Nobel Yayın Dağıtım) adlı kitabı. Özellikle, ilk 11 sayfa bir ülkenin cumhurbaşkanının mutlaka okuması gereken sayfalardır