CUMHURİYET’İN CEBİNDEN HARCAMAK

“İngiltere’de Tony Blair ve İşçi Partisi’ne iktidar yolunu açan ‘yeni sol-üçüncü yol’ çizgisinin önde gelen mimarı Prof.Anthony Giddens geçen hafta İstanbul’daydı. Pazartesi günü Milliyet’te Derya Sazak’ın sohbet odasına konuk olan Giddens’in şu sözlerinin altını çizdim: ‘Türkiye siyasetinde radikal bölünme olmamalı. Merkezde yer almak son derece önemli. Eğer toplum radikal bir biçimde bölündüğü izlenimini verirse, bu Türkiye’nin AB üyeliği için hiç iyi olmaz. Gerek başörtüsü gerekse laiklik konusunda radikal bir kutuplaşmaya yol açmak, yapılmaması gereken en önemli şey. Toplumu yok eder bu. Muhalefetin başörtüsü konusunda biraz aşırıya kaçtığını seziyorum.”
Önemli gözlem.
Önemli uyarı…” (Hasan Cemal, Milliyet, 8 Haziran 2006)
***
Vaaz verdiğinin farkında olan Hasan Cemal’in 8 Haziran tarihli yazısını “Hesaplaşma” (25.06.06) başlıklı yazımda ele almıştım. Hasan Cemal kardeşimiz Prof.Anthony Giddens’in sözlerini onaylıyor ve tekrarlıyor. “Aman Türkiye’de radikal bölünme olmasın !” Radikal bölünmenin bir tarafı “laiklik”, öteki tarafı da “türban” imiş…
Prof.Giddens, laikliğin Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’nın değiştirilmesi bile önerilemeyen ikinci maddesinde yer aldığını bilmiyor diyelim Derya Sazak ile Hasan Cemal de mi bilmiyor? Cumhuriyet cahili bir İngiliz’in saçmalıklarını bize bilgelik sözleri olarak sunuyorlar.
Demek ki Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2 ve 4. maddeleri radikal kutuplaşmalara yol açıyormuş. “Türban” tarafının yatışması için bu maddenin icabına bakmalı! Öyle mi?
İngiliz bilge, muhalefetin başörtüsü konusunda biraz aşırıya kaçtığını seziyormuş…
***
Bu İngiliz de “tavşana kaç, tazıya tut” diyen ecnebilerden. Osmanlı’nın çağdaşlaşma girişimlerinden bu yana çok görmüşlüğümüz var böylelerini. Yaşanan felaketlerin çoğunun gerisinde bu tür bilge-ajanların tavsiyeleri vardır.
Mister Giddens, Tony Blair ve İşçi Partisi’ne iktidar yolunu açan üçüncü yolun mimarı imiş. Bu nedenle görüşlerine itibar etmemiz gerekiyormuş. Mister Giddens’in lafları kerpiçle şaheserler yaratmış olan Sümer uygarlığına taş ve ağaç mimarisini tavsiye etmeye benziyor.
Türkiye ile İngiltere’nin ortak yanı yok, bilinçli seçmen ile cemaat seçmenin ortak yanı yok, Türkiye’de İşçi Partisi yok. Sol seçmen geleneği yok!
Bunu ve İşçi Partisi’nin sol yorumunu bir yana bırakalım.
***
Türban, Türkiye’de, Avrupa Konseyi’nin bir organı olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da kamusal alanda ve okullarda, üniversitelerde yasaklandı. AIHM aynı zamanda Avrupa Birliği’nin de bir hukuk-adalet örgütü.
Prof.Giddens, Türkiye’nin AIHM’nin kararlarına uyarak iyi bir iş yapmadığını söylüyor. AIHM’nin kararlarına uymak “Türkiye’nin AB üyeliği için iyi olmaz!” imiş…
Sohbet odası sahibi Derya Sazak bu densizliği yutuyor ve ardından Hasan Cemal Mr.Giddens’in sözleriyle bize dayak atıyor.
Hasan Cemal bize karşı Mr.Giddens’lik yapmak istiyor, ancak “Hasan Cemal Türkiye’de bir tanedir” diyeceğim ama öyle değil! Hasan Cemaller epeyce çoğaldı…
Mr. Giddens’e keşke sorsalardı: Türkiye Cumhuriyeti, AİHM’nin verdiği para cezalarını ödesin mi, ödemesin mi?