DAHA FAZLA DEMOKRASİ

Kürt sorunu ve PKK fesadı konularında kendilerini uzman sayan ya da kamuoyu tarafından yetkili uzman olarak kabul edilen kimseler ile uzgörür, öngörür vehmi içinde olan kimi gazete yazarları, “Daha fazla demokrasi!” diyorlar, başka bir şey söylemiyorlar.
Bu nedenle, bu konuda düşünce açıklayan uzmanların görüşlerine baş vuracağız.
***
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir : “Kürtlerle Türkler beraber yaşayamaz. Kürtlerin bir süredir artık beraber, bir arada yaşayamayız duygusuna kapıldıklarını görmek lazım” diyor. (Tempo, 6 Nisan 2006)
Daha fazla demokrasi bu duyguyu yok etmeyi başaracak mı?
***
Tanınmış Kürt aydını ve Kürt Konferansı düzenleyicisi Ümit Fırat konuşuyor : “Bir Türk işadamının uluslar arası saygınlık kazanması, Türk sinemasının başarılı olması, bir Kürt için çok fazla bir şey ifade etmiyordur. Türk milli takımının dünya üçüncüsü olması da Kürtler için çok fazla bir şey ifade etmedi. Tersine Paris mahalli kümesindeki Kürdistan futbol takımının başarısı bir Kürt için gurur okşayıcı olabilir.” (Radikal, 10 Nisan 2006)
Daha fazla demokrasi bu türden Kürtlerin keskin ırkçılığını yumuşatabilecek mi?
***
HEP Başkanı Feridun Yazar : “Ne PKK’nın, DTP’nin, benim, sizin dediğimiz gibi, ne de devletin dayattığı gibi Kürt sorunu bir sonuca gitmeyecektir. Mutabakat gerekir. Türkiye genelinin kabul edebileceği çözüm üretilmeli. Bu da siyasilerin, demokratik siyasi mücadele verenlerin işidir… Asgari düzeyde Kürtlerin vazgeçemeyeceği şey, anayasal kimliklerinin tanınmasıdır. Kültürel hakların kullanılması, ekonomik ve sosyal kalkınmanın sağlanması, en azından uzun yıllar Türkiye’ye nefes aldırır” diyor.
Sonrası Allah kerim! Nedir o “mutabakat”? Nasıl bir anayasal kimlik tanınacak? Bu istekler daha fazla demokrasinin içinde yer alıyor mu?
***
Eski TİP milletvekili Tarık Ziya Ekinci “Bu durum Kürtlerin PKK’sız bir siyaset yapması mümkün değil görüşünü doğruluyor ama” sorusunu şöyle yanıtlıyor: “Onun karşısında olanlar, ona terör örgütü diyen, izlediği politikanın zarar verdiğini söyleyen birçok insan var ve başarılı olamıyorlar. Hatta onlar bugünkü DTP’nin savunmaya cesaret edemediği bir görüşü savunuyor. Federasyon istiyoruz, bölge parlamentosunun kurulmasını istiyoruz ve parlamentonun seçeceği bir vali yönetici olsun diyor. Kürtçenin eğitim dili olmasını ve ikinci resmi dil olarak kabul edilmesini istiyorlar. Talepler DTP’yi aşıyor ama bu hareketler, örgütlerde ilgi görmüyor. Seçimlerden ancak on binde bir oy alabiliyorlar.”
İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara! Ama benim anladığım kadarıyla “daha fazla demokrasi”nin içerdiği görüşler yukarda yer alıyor: Ayrılıkçılık, özerkçilik, federasyoncuyuk!
***
“Daha fazla demokrasi” dövizini, 2.Cumhuriyetçilerin ilham perisi Fukuyama bir başka bağlamda şöyle özetliyor: “İlkin şunu anlamamız gerekiyor, Ortadoğu’da demokrasi ve modernizm havariliği yapmak cihad terörizmi sorununu çözmenin yolu değildir. En iyi olasılıkla bu yakın vadede sorunu daha da kötüleştirir, Hamas’ın iktidara gelmesiyle sonuçlanan Filistin örneğinde gördüğümüz gibi.” (New York Times, 19 Şubat 2006)