DANANIN KUYRUĞU

Dünkü yazımı anımsayalım: Belçika’da Flamanca Flamanları birleştiriyor ama Vallonlardan ayırıyor. Vallonlar için tam tersi oluyor: Fransızca Vallonları birleştiriyor ama Flamanlardan ayırıyor. Brüksel’de resmi dil Fransızca. Aklı evvel Flamanlar, Vallonlarla uzlaşmak için resmi dilin İngilizce olmasını istiyorlar. Flamanlar, İngilizce ve Almanca öğreniyorlar ama Fransızca öğrenmek istemiyorlar.
İki resmi dilli olup geleceğin dünyasının, çok dilliliğin ve çok kültürlülüğün somut örneği olarak gösterilen Belçika bir nar gibi parçalanmak üzere.
Brüksel, NATO’nun ve Avrupa Birliği’nin başkenti olmamış olsaydı, Belçika çoktan üçe bölünmüştü.
***
Şimdi benim “Kürtçülük Sorunu” dediğim Kürt sorununa gelelim. Gelelim ama bana 2007 yılında Uşak’ta mevki sahibi, sözüne güvenilir bir zat, bir güney-doğu kentinde, yemeklerini Türkçe ısmarladıkları için lokanta garsonlarının kendilerine hizmet etmediğini söylemişti. Bu eğer doğruysa ve yaygınlaşmış ise biz çoktan Belçika olmuşuz da haberimiz yokmuş demektir. Henüz kimse farkında değil ama Kürt sorunu anadil üzerinden çözümlenecek. Oysa ben anadilde eğitim ile anadil eğitiminin arasındaki farkı işte bu nedenle 11 yıldır anlatmaya çalışıyorum.
Ama anlayan yok. Hergün televizyona çıkıp değirmende yoğurt öğütmeye devam ediyorlar.
Biz onları ve özellikle tartışma yöneticisi bayanları kendi halleriyle baş başa bırakıp kendi işimize bakalım. Kendimiz sorup kendimiz cevap verelim.
***
1.Kürtçülük sorunu PKK’nın kökü kazınırsa, biter mi ? – Bitmez!
2.1921 Anayasasının yerel şuralar yönetimini uygulamak mümkün mü? – Belki! – Peki o zaman 81 il ve ilçe sayısı kadar şuralar mı olacak, yoksa bölgesel şuralar mı? – İller ve ilçeler belki idare eder ama bölgesel şuralar tıpkı Belçika gibi Türkiye’yi böler.
3.Kürtçüler anadilde öğretim diye bastırıyorlar, anadili öğrenmeye razı olurlar mı? Bölünmek ve ayrılmak istemiyorlarsa razı olmaları gerekir. Çünkü şuralar yönetiminde anadilde öğretim anadilin resmi dil olması anlamına gelir.
4.Peki bu iş böyle devam eder mi? – Etmez! Edecek olsa PKK neden dağa çıksın, çocuklar neden “Biji Epo!” diye bağırarak taş atsın.
5.Şu anda konuşulanların tamamı zamanaşımına uğramıştır. Kürtçülerin gerçek niyetlerinin iyice ortaya çıkması için özerk yönetim (bölgesel mi yoksa şimdiki yerellik boyutunda mı?), şura yönetimi ve anadilde öğretim’i seçenekleri kalıyor.
6.Başta hükümet ve TSK olmak üzere bütün siyasal partiler bu konuda kafa yorup kendine bir duruş belirlemeli. Kürtçüler de kendi duruşlarını iyice belli etmeli. Bu altı madde ve daha fazlası mutlaka konuşulacak. Kaçış yolu yok!
Bunların dışında konuşulan her şey gevezeliktir!
Başka bir dünya mümkündür! Ama değirmene yoğurt yerine buğday-arpa götürülürse!