DEMEK ÖYLE OLLI REHN EFFENDI

Bizim gazeteler pek önemsemedi. Ben İsviçre’de yayınlanan, 29.3.2008 tarihli Tribune de Genève’de okudum. Haberi, Türk asıllı olmadığı gibi TC vatandaşı da olmayan, Cumhuriyet devrimlerine inanan bir İsviçre vatandaşı gönderdi. Yani bir yabancı !
Haberin kaynağı Fransız Haber Ajansı. Yer: Slovenya’nın Brdo Pri Kranju kentinde yapılan gayrı resmi AB Dışişleri Bakanları toplantısı. Avrupa Birliği Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi (yani AB Hükümetinin Genişlemekten Sorumlu Bakanı) Olli Rehn gazetecilerin bir sorusu üzerine şöyle konuşuyor:
***
“Umarım ki Anayasa Mahkemesi Yargıçları, Avrupa’nın önemli bir demokrasisi olan ve bütün demokratik ilkelere saygı gösteren Türkiye’nin uzun vadeli çıkarlarını dikkate alırlar.”
“AB kriterlerinin ciddi ihlali durumunda, Komisyon müzakere sürecini gözden geçirmek zorunda kalabilir.”
“Umarım ki akıl gereken önlemleri alır, ama olası gelişmeleri de dikkate olmak zorundayız.”
“Bu evrede Türk anayasında bir sistem hatası ortaya çıkmıştır. Zaten AB uzun süredir Türkiye’nin bir anayasa reformu yapmasını istemektedir.”
“Daha önce de söylediğim gibi normal demokrasilerde bu türden sorunlar mahkemelerde değil ama seçimlerde çözümlenir.”
***
Olli Rehn bunları Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın da bulunduğu toplantı ve yemekte söylüyor. Ama, Tribune de Genève göre, AKP’nin kapatılması durumunda Türkiye-Avrupa Birliği görüşmelerinin askıya alınacağını Olli Rehn’e söyleyen de bizzat Türkiye Dışişleri Bakanı Ali Babacan. Yani bir Dışişleri Bakanı parti cıkarları için kendi ülkesini gammazlıyor.
Ali Babacan’a göre, AKP’nin kapatılması ve bir başka hükumet kurulması durumunda Türkiye AB’ye girmekten vazgeçermiş. Olli Rehn de mal bulmuş mağribi gibi bu zırvanın üzerine balıklama atlıyor. Olli Rehn’nin Avrupası ile bizim bildiğimiz Avrupa aynı yer değil galiba. Olli Rehn yalan söylüyor : Avrupa ülkelerinde de “sandık” demokrasinin tek ölçüsü değildir. Parti kapatmak bir sistem hatası değildir. İspanya’da da parti kapatılıyor.
Akıl alacak gibi değil: Olli Rehn, “ne olduğu belli olmayan” çıkarları uğruna Türkiye’nin Anayasa Mahkemesi yargıçlarına yasaları uygulamamalarını tavsiye ediyor. Daha doğrusu tehdit ediyor.
***
Şöyle düşünelim: AKP lejyonerliği yapan Olli Rehn, aynı iştah ve hevesle DTP’yi de savunsaydı, bu partinin de kapatılması davasına karşı çıksaydı, İşçi Partisi’nin talanı üzerine Türkiye’yi tehdit etseydi, ne olurdu ? Ergenekon fesadı ile İlhan Selçuk, Doğu Perinçek ve Kemal Alemdaroğlu’nun gözaltına alınmalarını gündeme getirseydi ?
Ama böyle şeyler yapmaz Olli Rehn tayfası. Onun ve onların istediği demokrasi değil, tam, eksiksiz bir biat ve itaat. Biat ve itaat zaten AKP zihniyetinin temel direkleridir.
Tanrı, Avrupa Birliği ile AKP’nin ortak fesadından Türkiye’yi korusun !