DEMOKRASİ = ÖZGÜRLÜK + EŞİTLİK + KARDEŞLİK

Birkaç yıl önce Le Monde gazetesinde Fransız sosyolog Edgar Morin’in bir makalesini okumuştum, 1917 Sovyet Devrimi ile 1789 Fransız devrimini karşılaştırıyor ve Fransız devriminin Sovyet devrimi karşısında üstün yanlarını irdeliyordu. Gazeteyi aradım bulamadım. Internette makalenin yerine aynı konu çevresinde epeyce söyleşi buldum. Makaleden aklımda kalanlarla bu yazının adında yer alan eşitliği kurabileceğimi düşündüm. Yazacaklarımın yüzde kaçı bana, yüzde kaçı Edgar Morin’e ait bilemiyorum.
***
Edgar Morin’e göre, 1789 devriminin üçlü şiarı “özgürlük, eşitlik, kardeşlik”i bir araya getirmeden demokrasiden söz etmek mümkün değil. Aslına bakarsanız, işin ilginç yanı bu üç kavramın birbirinin tamamlayıcısı ve aynı zamanda zıddı olması. Tek başına özgürlük, eşitliği ve hatta kardeşliği öldürür. Zorlama ile gerçekleşen eşitlik, kardeşliği gerçekleştiremez ise özgürlüğü yok eder. Kararname ile kurulması olanaksız kardeşliğe gelince, özgürlüğü düzenlemek ve eşitsizliği azaltmak zorundadır.Kardeşlik insanın kendisiyle genel (kamusal) çıkar arasında ilişkiden ortaya çıkan bir değerdir. (Biyolojik kardeşlikten itibaren vatana kadar ortaklaşma ve paylaşmayı düşünelim). Yurtseverlikle, iyi yurttaşlıkla ilgili bir erdem. Yurttaşlık düşüncesinin yok olduğu yerde, insanların kendilerini başkalarından sorumlu ve başkalarıyla dayanışma halinde hissetmedikleri yerde, kardeşlik yiter gider. Bu üç kavram (özgürlük, eşitlik, kardeşlik) son derece önemlidir. Üçünün de ayrı ayrı öne çıktığı zamanlar vardır. Ama demokrasi söz konusu ise bunlardan birini öne çıkartıp öteki ikisini hesaptan düşemeyiz. İkisini kayırıp birini yok sayamayız. İşin püf noktası burada işte !
***
Demokrasi, liberallerin iddia ettiği gibi, özel çıkarların, bireysel heves ve tutkuların üzerine odaklanamaz. Bireyin çıkarı ile yurttaşın sorumluluğu (ödevi) arasındaki dengeyi hangi akıl bulacak ? Cumhuriyetçi akıl ! Cumhuriyetçi akıldan yoksun demokrasi oligarşik eğilimler yüzünden soysuzlaşıp çöker. Demokrasinin erekliliği yalnızca bireysel özgürlüklere saygı gösterilmesi ise, bu, savunulmaya değmez. “Demokrasinin erekliliği yalnızca bireysel özgürlüğe saygı gösterilmesi değil de aynı zamanda ortak iyiliğin savunulması ise, demokrasi savunulmaya değer. Cumhuriyetçi içeriği olmayan bir demokrasi, içinde özel çıkarların ortak çıkara karşı dikildiği boş bir kabuktur.” (Edgar Morin-Sami Nair, “Uygarlık Siyaseti”,OM, S.247)
Türbanı savunan vatandaşların, savunmalarını sadece bireysel inanç ve bireysel özgürlük üzerine oturtmalarının yetersiz kaldığını farketmeleri için bu paragrafı anlayacak duyarlıkta olmaları gerekiyor. Bireysel özgürlük, kardeşliğin temeli olan ortak iyiliği ortadan kaldırmamalı. Demokrasinin, ortak iyilik ve kardeşlik’e de gereksinimi vardır. İkisi olmadan demokrasi de olmaz !
***
Geleceğin Avrupasında nasıl bir toplum modeli üstün gelecek ya da üstün gelmeli ? “Fransız Devrimi tarafından başlatılan cumhuriyetçi fikir, yalnızca pazarın düzenleme düzeneğine bağlı Anglo-Sakson tarzı bireyci demokrasi içinde ortadan kalkacaksa, bu Avrupa’yı savunmak için hiçbir neden yoktur.” (Uygarlık Siyaseti, S.248)