DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜĞÜN GELECEĞİ

Bu yazıyı bugün yayınlamaya karar verdim. R.T. Erdoğan cumhurbaşkanlığı adaylığını ya da adayını açıklasa bile umurumda değil. Bugün, Türkiyeli (!) İkinci Cumhuriyetçiler ile gene Türkiyeli (!) Yeni Mürtecileri bozguna uğratan sırrı açıklayacağım: 30 Nisan 2006 tarihli “Demokrasi ve Özgürlük” başlıklı yazımda sözünü ettiğim kitabı Türkiye’de yayınlatmayı başardım. Fareed Zakaria’nın “Özgürlüğün Geleceği” (“The Future of Freedom”) adlı kitabı Kırmızı Yayınevi tarafından yayınlandı.
Ferid Zekeriya da diyebileceğimiz Fareed Zakaria Hindistan ve Müslüman kökenli, ABD’nin en önde gelen aydınlarından biri. ABD’nin saygın dergisi Foreign Affairs’i uzun süre yönetti, Newsweek International’in başyazarı ve ABC News’in siyasal yorumcusu. Fareed Zakaria’ya hayranım, çünkü kimi filozofların anlaşılmaz hale getirdiği demokrasi ve özgürlük kavramlarına inandırıcı bir saydamlık kazandırıyor.
Kitabı demokrasi sahtekarı İkinci Cumhuriyetçilere, Yeni Mürtecilere ve “İlliberal” neo-liberallerimize tavsiye edeceğim. Kendilerine çekidüzen vermeleri için. En başta da adlarının önünde “Dr.”, “Yardımcı Doç.Dr. “Doç.Dr.”, “Prof.Dr.” ünvanları olanlarına.
***
Hemen ardından üniversite öğrencilerine tavsiye edeceğim : Kızdıkları hocalarının ne denli köhnemiş olduklarını öğrenmeleri ve karşılarında ezilmemeleri için.
Üçüncü sırada Zaman, Yeni Şafak ve Radikal 2 yazarları var. Vakit yazarları özgür düşünceye şerbetli oldukları için bu türden zehirlere karşı bağışıktırlar. Onlara işlemez !
Dördüncü sırada, ne olduğu bilinmez amorf bir demokrasi adına AKP’ye teşrifatçılık yapan ve bu demokrasi ile özgürlükler (!) adına Recep Tayip Erdoğan’ın mutlakiyetçi (otokratik) yönetimini ve Cumhurbaşkanlığı adaylığını destekleyen aydınlara ve gazete yazarlarına tavsiye ederim.
Benim asıl tavsiye hedefim 18 yaşına girmiş seçmenlerimizdir. Politika ile ilgilenen gençlerimizdir. Bu kitap sayesinde işin başında özgürleşebilirler, kendilerini ve çevrelerini özgürleştirebilirler. Bize yutturulmak istenen demokrasinin demokrasi, özgürlüklerin özgürlük olmadığını işin başında öğrenebilirler.
***
“Demokrasi karşıtı etiketi yapıştırılmak korkusuyla susarak yaşamlarımızın giderek artan bir biçimde demokratikleştirilmesinden kaynaklanabilecek sorunları anlamak için hiçbir yol bırakmıyoruz. Hiçbir sorunun nedeninin demokrasi olamayacağını varsayıyor ve sosyal, siyasal ve ekonomik sorunlar ortaya çıktığında suçu oraya buraya atıyor, problemleri saptırıyor, cevaplardan kaçınıyoruz. Ama asla siyasal, ekonomik ve sosyal yaşamlarımızın merkezindeki büyük dönüşüm konusunda konuşmuyoruz. (S.17)
“Yapılan her bir kamuoyu yoklamasında, Amerikalılara en çok hangi kamu kurumlarına güvendikleri sorulduğunda, üç kurum her zaman listenin başında yer almaktadır: Yüksek Mahkeme, Silahlı Kuvvetler ve Merkez Bankası. Üç kurumun paylaştıkları bir tek ortak nokta vardır: Demokratik olmayan bir biçimde işlerler.” (S.253) Buna karşın Kongre listelerin en sonunda yer almaktadır (S.253). Ne olacak şimdi ? Cevabı sözünü ettiğim kitapta !