DEMOKRASİNİN HASI BÖYLE OLUR GARDAŞ!

Mürteci gazete atmış muhteşem manşetini (05.12.10): Hedefimiz yasaksız üniversite! Manşeti çift tırnak arasına almadığı için, mürteci gazetenin hedefinin yasaksız üniversite olduğu sanılabilir. Değil. Bu söz Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na aitmiş.Üniversite rektörleriyle bir araya gelen Başbakan, “Özgürlükçü, yasaksız bir üniversite inşa etmenin mücadelesini veriyoruz!” diyesiymiş. Bir de “Dayaksız üniversite!” diyebilse.
“Özgürlükçü, yasaksız ve dayaksız üniversite” cumhuriyetin en büyük hedeflerinden biriydi, ama onu yöneten hükümetler ne yazık ki bu hedefe hiçbir zaman sadık kalmadılar.
***
Bu uğurda yapılan resmi çalışmalarla ilgili hiçbir haber ve görüntü yok besleme gazetede. Manşet yetiyor, anlayan anlar! Ama öteki bağımsız gazetelerin çoğunda, birinci sayfada, “Ağaç yaşken eğilir” atasözünün eğitsel ve görsel örnekleri var.
Bizim Hürriyet birinci sayfa manşetten “Kimyasal yasak” başlığıyla, içerde de “İleri demokrasi dersleri dayağı” başlığı ve fotoğraflarıyla olayı nesnel ve ayrıntı olarak aktardı.
Radikal gazetesinin birinci sayfasında demokratikleşme eğitiminin çok anlamlı bir örneği var: Tabancalı eğitmen polisin botları altında bir genç kız. Ağzı sonuna kadar açık, gözleri kapalı, ellerini havaya kaldırmış. Polisin arkadan görünüşü, eğitmenin atletik bir vücuda sahip olduğunun kanıtı. Ayağındaki bot insan tekmelemekten pırıl pırıl!
Ancak, gazete eğitim anını yanlış yorumlamış ve aşağıya şöyle bir özet çıkarmış: “Erdoğan ‘demokratik açılım’da rektörlerle buluşurken, protestocu öğrenciler İstanbul’a sokulmadı, mola yerinde dövüldü. Kabataş’taki grubun da payı cop ve gaz oldu.”
Gençler bilmiyor, bize sorsunlar, 12 Mart ve 12 Eylül öncesinde de böyleydi. Polis öğrencileri yaklaşan gerçek demokrasiye alıştırmak için onlara copla, dipçikle, tekmeyle ve silahla eğitim verirdi. Demokrasinin hası böyle olur gardaş!
***
Yıllardır “Daha fazla demokrasi” isteyen beslemelerin sayfa ve sütunlarında daha fazla demokrasiye alıştırma temrinleri ile ilgili haberler ve resimler yer almıyor.
Onlara göre daha fazla demokrasi imam-hatip okullarıyla, türban yasağı ile sınırlı.
Besleme olmadığı için daha fazla demokrasiyi kavramaktan uzak Milliyet gazetesinin (05.12.10) 18 ve 19 sayfalarında uygulamalı eğitimden örnekler sergilenmiş: GÖRDÜĞÜN YERDE DÖV! Gazete, demek ki, demokrasi eğitim polisine verilen eğitim talimatını keşfetmiş.
Polis elinde hortum öğrenci gençlerin üzerine basınçlı su sıkıyor. Hayır, su değilmiş, eğitim araçları çok gelişmiş, meğer biber gazı sıkıyormuş. Hardal gazı sıkmaya daha var. Daha sonra post doktora döneminde toplama kamplarında demokrasi eğitimi başlar. Bu böyle gider: Öğrenmenin yaşı ve sınırı yoktur.
Başbakan’ın öğrenci gösterileriyle ilgili çok zarif bir eleştirisi de var Milliyet’te: “Herhalde paraları var bol bol yumurta sallamışlar!” demiş. Elbette, AKP’nin devr-i saadetinde milletin cebi para gördü ki öğrenciler burs paralarıyla bile yumurta satın alıyor.
Ben her şeyde olduğu gibi eğitimde de eşitlik yanlısı olduğum için değerli eğitmen polise bir sorum var: Demokrasiye direnen (!) bu gençler de tıpkı türbancılar, imam-hatipçiler, hizbullahçılar, hizbultakrirciler gibi dayaksız ve gazsız, sadece temaşa ile eğitilemez mi?