DİNİN EKONOMİYE ALET EDİLMESİ

Gazetelerin köşe yazarlarına, politikacılara ve milletvekillerine tavsiyem: Avrupa İstikrar Girişimi tarafından hazırlanan Kayseri’nin Protestanları konulu raporu www.esiweb.org sitesinden bulup okusunlar. Ama isterseniz, önce biz birlikte okuyalım.
***
“Tekstil şirketi sahibi ve Müstakil Sanayiciler ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Kayseri şubesinin müdürü olan Celal Hasnalcacı şu açıklamayı yapıyor: ‘Anadolu kapitalistlerinin yükselişi, sahip oldukları Protestan iş etiği sayesinde oldu. Müsriflik yok, spekülasyon yok, karlar yeniden yatırıma aktarılıyor’.” diyor.
Kayserililer yukardan aşağıya, hepsi, dini ekonomiye alet etmekte uzman. Yarın, Hıristiyanlığın yatırım yapmak için değil dağıtmak için biriktirmeyi teşvik ettiğini açıklayacağım.
***
“Önde gelen Türk toplumbilimcilerinden biri olan Hakan Yavuz’a göre… İslami idealler ve 1980’lerin ilk yıllarında ortaya çıkan yeni orta sınıfın maddi çıkarları arasında giderek büyüyen bir ilişki görülüyor. Anadolu’daki Sufilik akımının geleneklerine dikkat çekiyor ve Türkiye’de yazılı metinlere dayalı ve bunların yayınlanmasıyla giderek yaygınlaşan en güçlü İslami hareketin kurucusu olan Said-i Nursi, İslam’ı ilerletmek amacıyla, Müslümanları modern Batı bilimini ve teknolojisini öğrenmeye ve uygulamaya teşvik ediyor. Ayrıca ‘İslam’ı anlamak, zamana, yere ve ortama bağlı olduğundan, farklı görüşlerin seslendirilmesi’ gerektiğini savunuyor. Yavuz’a göre, ‘Nur hareketini ve toplumsal etkisini doğru düzgün anlamadan, Türkiye’deki İslami kimlik hareketinin barışcıl ve kademeli ilerleme dinamiği anlaşılamaz.” (AİG Raporusu Özeti, S.16-17)
***
Bu yazı dizisini yarınki yazı ile bitirmeyi planladığım için daha fazla alıntı yapmayacağım. Raporun tamamı ya da özeti okunduğu zaman, dininin siyasete ve ekonomiye alet edildiği görülecektir. AİG Raporu, Türkiye’nin sanayileşmesinin lokomotifi olarak Nakşibendiliği, Nurculuğu ve Fethullahçılığı göstermektedir. Buradan hareketle, raporun bu üçlü tarafından finanse edildiği de düşünülebilir.
Ama ben işin içinde ABD’nin Ilımlı İslam politikası olduğunu düşünüyorum. Zaten AİG raporunda kullanılan terminoloji daha önce değişik zamanlarda ABD görevlileri, uzmanları ve eski CİA mensupları tarafından kullanılmıştı.
***
Arşiv sahipleri, AKP politikasının ve Anadolu Kaplanları hamlesinin ABD’nin adamları tarafından “Protestan İslamlık” olarak tanımlandığını kolayca anımsarlar.
ABD ve onun izinden giden Avrupa İstikrar Girişimi, Türkiye İslamı’na Ilımlı İslam kaftanı giydirerek, bu İslamı Türkiye’ye, Avrupa ve dünyaya satmak istemektedir.
Benim bu rapordan çıkardığım işte budur.
Ancak, “Bununla birlikte, sağlanan uzlaşmada hemen ilk bakışta çok az başarılı olunduğu görülen bir alan var: Ekonomide kadının rolü. Bu, gerçekten Avrupa Birliği’ni iktisadi açıdan yakalamak isteyen Orta Anadolu’nun en zayıf noktası.” (S.19)
(Devam edecek.)