DİYANET İŞLERİ BAŞKANI VE DENİZ BAYKAL

Bu yazının adı “Gene Diyanet İşleri Başkanı” idi. Ama CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da girdi işin içine. Girmesi iyi de oldu. Hem Diyanet İşleri hem de CHP için…
Diyanet İşleri Başkanlığı kuruluşu Cumhuriyet’in en önemli yapı taşlarından biridir. Cumhuriyet ile başı hoş olmayan kimi akıllılar laik bir devlette böyle bir kuruluş olamayacağını ileri sürerler. Yaptıkları Müslüman mahallesinde salyangoz satıcılığıdır. Kilisesiz bir din günümüz İslamında olduğu gibi anarşi ve kaos yaratır. Tarikat ve cemaatler her türlü egemenliği halkın elinden alırlar.
Osmanlı döneminde olduğu gibi Türk halkı tarikat ve cemaatlerin egemenliği altına girmiş durumda. Türk demokrasisi artık tarikat ve cemaatlerin vesayeti altında. Yani seçmen halk ve demokrasi artık özgür değil. Diyanet İşleri Başkanlığı dinsel anarşi ve kaosa engel olamıyor.
Cumhuriyet “bu” böyle olmasın diye Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kurmuştu.
***
Diyanet İşleri Başkanı gene personel sıkıntısından söz ediyor ve dahası “IMF’yi bilmeyiz, ülkeye imam lazım” diyerek meydan okuyor ve ekliyor : “10 bine yakın camide imam yok. Devletin imamı boşluğu doldurmazsa, hiç de hoşnut olmadığımız akımlar doldurur.”
Bu cümleyi duyup da Prof.Dr.Ali Bardakoğlu’na hak vermemek mümkün değil. Fakat, sizleri bilmem ama ben haklı bulamıyorum Başkan’ı…
Daha önceki yazılarımda, çalışma çağında olup da kendi mesleğini yapmayan imam-hatip okulları ve İlahiyat Fakültesi mezunlarının toplam sayısının 500 bin dolayında olabileceğini yazmıştım. Bu yazıma dayanarak bazı milletvekilleri hükümete soru önergesi verdiler. Nasıl bir yanıt aldılar, haberim yok. Okullardan imam olarak yetişenler sonunda imam-vali, imam-kaymakam, imam-mühendis, imam-öğretmen, imam-doktor, imam-eczacı oluyorlar.
TBMM üyelerinin yüzde 25-30 imam-hatip ve ilahiyat mezunu. Başbakan da öyle…
***
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Diyanet İşleri Başkanı’nı haklı buluyor (Zaman, 16.08.06). Onun desteğiyle hükümetin Diyanet’e 10 bin kadro verdiğini ve atamalar yapıldığını varsayalım. Bu 10 bin imamın 9 bin 500’ü 2007 sonuna kadar başka bakanlıklara yatay geçiş yapacaktır. Bu, on yıllardır uygulanan ve AKP iktidarında hız sınırını aşan bir abrakadabra yöntemidir. Bu yöntemin mutlaka engellenmesi gerekir.
Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr.Ali Bardakoğlu, 2008 yılından itibaren gene 10-12 bin imam açığından söz etmeye başlayacaktır. Bu kez Devlet Tiyatro, Bale ve Orkestraları müdürlüğüne bir imam gelecektir. Sırada Dışişleri Bakanlığı kadroları olacaktır.
Devlet kadrolarının İslamileştirilmesinin ana kaynağını aramamıza gerek yok. Bu kaynak bir “Dağıtım Merkezi” olarak çalışan Diyanet İşleri Başkanlığı’dır.
***
Devlet ve üniversite kadrolarının İslamileştirilmesinden yakınan ve bu konuda AKP hükümetini eleştirip suçlayan CHP’nin genel başkanı Diyanet’e 10 bin kadro verilmesini destekliyor. Bu gaflet ve trajedidir. Var olmasına var ama şimdilik daha fazla bir şey söylemek istemiyorim.
Zaman gazetesinin (16.08.06) yazdığına göre, Deniz Baykal, Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Yasası’nı da destekleyecekmiş. İyi olur. Ama imam-hatip ve ilahiyat mezunlarının diplomalarına “sadece dini hizmetler için geçerlidir” ambargosunu koydurmak koşuluyla.
Bu ambargonun bulunmadığı teşkilat yasası devletin İslamileştirilmesi operasyonuna daha iyi hizmet eder. Bir hayırsever çıkıp lütfen bu yazımı Genel Başkan Deniz Baykal’a okutsun!