DOKTORUN FERYADI

Değişik hekimlerden gelen iletileri harman edip “Doktorun Feryadı” adıyla yayınlayacaktım. Gerek kalmadı. Türk Hekimleri adına Bursa Tabip Odası’ndan bir mesaj geldi. Onu aktarıyorum:
***
“Hayata atılmak için 21 yıl eğitim aldım.
Eğitimim bittiğinde 28 yaşıma gelmiştim. Bu yaşıma kadar geçinebilmem için bana ailem destek oldu.
Görev yaptığım hastanede, yılda ortalama 24 ile 48 kez nöbet tutarım. Bu kadar geceyi ailemden uzakta geçiririm.
Mesleğim uzmanlar tarafından en stresli mesleklerin başında gösterilmektedir. Ortalama yaşam sürem, Türkiye ortalamasının altındadır. Meslektaşlarım arasında kalp krizi geçireceklerin oranı diğer mesleklerden fazladır.”
***
“Yaptığım işlerin sorumluluğunu taşırım. Hata ve yanlış yapma hakkım bir kez olsun yoktur. Eğer yaparsam kesinlikle sorarlar. Bunun da stresini taşırım. Bu konuda sorgulanmamış meslektaşım yoktur. Kimisi de yargılanmış ve cezalandırılmıştır.
Mesleki faaliyetleri için soruşturma, yargılanma ve cezalandırılmada benim mesleğim birinciliği hiçbir mesleğe kaptırmaz.
Yeni ceza yasası ile de bu konuda diğer meslekler bize yetişmeyi artık düşünemezler bile.”
***
“Nöbet sırasında kaç hasta gelirse gelsin bakmak zorunda kalırım. Gelen hastaları reddetme hakkım yoktur. Doluyuz diyemem, kapalıyız diyemem, yemekteyiz diyemem.
Genellikle de çalıştığım yere yatırım yapılmaz, ben de pek insan yerine konmam.
Nöbetim sırasında diğer insanların çoğunun uyuduğu sırada ben ayakta uyanık ve kafamı iyi çalışır şekilde tutarım.
Yarım saat bile kestirsem eleştirilebilir ya da dava edilme riski taşırım. Bu nedenle pek uyumam.
Yöneticilerim benim nöbet sistemim ile sık sık uğraşırlar. Değişiklikler olağandır. Yönetmelikler de umursanmaz .”
***
“Sık sık il dışı rotasyon görevlerine yollanırım.Konu sağlık olduğu için bu durum tarafımca kanıksanmıştır. Yıldırılmış olduğumdan pek itiraz da etmem.
Örgütlülüğe ve mesleki gücüme inanmadığımdan mesleki dayanışmaya pek önem
vermem. Haklarımı meslek odamla dayanışma içinde aramaya çalışmam.”
***
Ben (Özdemir İnce) eğitim, sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesinden yana değilim. Ancak, eğitimi özelleştirerek okulları tarikatların eline teslim etmeyi planlayan AKP hükümeti neden sağlık hizmetlerini A’dan Z’ye özelleştirmiyor? Özel eğitimde öğrenci başına 1000 YTL. verdiği gibi sağlıkta da hasta başına 1000 YTL. yatırır ve bu dertten kurtulur.
O zaman Sağlık Bakanı ithal etmemiz de gerekmez! (Devamı yarın.)