DSP VE BAŞINA KONAN DEVLET KUŞU

AKP’nin halkın gözünde karizmatik (!) ve halkçı (!) başbakanı R.T.Erdoğan seçim yorgunluğunu üzerinden atmak için, zevceleri Emine hanım ile Antalya’nın yedi yıldızlı Rixos Premium otelinde kaldı. Otel dediysem, 1100 metre karelik bir villa. Hektor adlı villanın geceliği 11 bin 600 euro (GençTürk Haber Com.27.07.07). 11 bin 600 euroluk otel-villa karizmatik bir başbakana yaraşır ama halkçı başbakana yaraşır mı ? Bunu AKP’ye oy veren bilge halkımız benden daha iyi bilir.
Bu konuda bir sorum var : Başbakan’ın bordrodaki maaşı 8-9 bin lira galiba. Haydi, diyelim ki aylık maaşı 11 bin 600 euro. Demek ki bir aylık maaşı ile sadece bir gün kalabilecek otel-villada. Bir hafta kalacak olsa, gitti yedi aylık maaş.
Ama bakarsınız, Başbakan’ın karizmasından etkilenen otelci para almamıştır. Ama belki de devlet kasasından ödeniyordur masraflar. Böyle soruları benim gibi münafıklar sorar, yüzde 46,6’lık bilge halkımızın böyle bir kaygısı olduğunu sanmam.
***
CHP’nin seçim öncesi hatalarından biri, belki de cumhuriyet mitinglerinden etkilenerek DSP ile işbirliğine girmesiydi. Bunun somut bir katkısını görmedi seçimde. Ama seçimde yüzde 1 bile alamayacak DSP 13 milletvekiline sahip oldu. CHP, DSP ile işbirliği yapmasaydı belki daha fazla milletvekili çıkartabilirdi.
DSP’nin dünyadan habersiz bir genel başkanı var. Zeki Sezer’in bütün derdi laiklik ile. Sanki AKP’nin gölge başkanı. Laiklik karşıtı konuşmalar yapmaya seçimden önce başlamıştı. Bu gayretini seçimden sonra da sürdürdü:
• “İnançlara saygılı laiklik ilkesi olan DSP bu toplumun çimentosudur.” (20.07.07)
• “Karnı aç insanlara sadece laiklik diye gidemezsiniz. Bu şekilde gittiğinizde ne yazık ki sonuç alamıyorsunuz” (Eskişehir, 15.07.07)
• “İnançlara saygılı laiklik dediğimizde, ‘inançlara saygılı laiklik de neymiş ?… demenin olumsuz sonuçlarını yaşıyor sol. Evrensel sol değerleri, halkın kültürüne, inancına yakın durarak yerli sorunlara nasıl çözüm bulacağımızı konuşmamız gerek. NTV’de konuşan Sezer, sadece laiklik söylemiyle toplumdan oy almanın mümkün olamayacağını belirtti.” (Zaman, 25.07.07).
• “Laiklik yanlış anlatıldı seçmen sağa kaydı” (Vatan, 27.07.07)
***
Zeki Sezer bir bozuk plak gibi laikliğe takılmış, laiklik de laiklik diyor. Fakat Başbakan’ın lüks hayatı ilgisini çekmiyor nedense. Evet, sadece eğitim, sadece savunma sanayi, sadece ekonomi diyerek siyaset yapılamayacağı gibi sadece laiklik diyerek de siyaset yapılmaz. Ama solun seçim yenilgisini laiklik kavramına bağlamak gerici, karşı devrimci bir mantık. Seçim meydanlarında homojen olmayan bir kitleye seslenirsiniz. Bunların bir bölümü laikliği önemser, bir bölümü de açlık, yoksulluk ve işsizlik sorununa yanıt arar.
Bir sol partinin en önemli ilkelerinden biridir laiklik. Öteki, emeğin değerlendirilmesi ve toplumsal siyaset. Oy almak için laikliği kaftan altına gizleyemezsiniz. Seçmen size laikliği savunuyorsunuz diye oy vermiyorsa, laiklikten vazgeçecek misiniz ? Solun politikası, yoksulluk, işsizlik ve adaletsizliğe karşı laik ve eşitlikçi bir politikadır. Laik toplum olmadan bunlar olmaz. Olamadığını AKP kanıtladı.. Ama bu işler Zeki Sezer’in çapını aşıyor zaten!