DÜNYA NEREYE GİDİYOR, BİZ NEREYE GİDİYORUZ ?

Memleketimizin “ana rahmine haklı düşenler” eşrafından Hasan Cemal Bey ile “Ev alacaksan tuğladan, kız alacaksan Muğla’dan” vecizesi ile tarihe geçmiş olan Bay Kenan Evren, Anadolu’nun beyliklere bölünmesi fesadında işbirliği yapmaya başladılar. Ahmet Altan da 4 Mart 2007 tarihli Hürriyet Pazar’da yayınlanan yazısıyla aynı fesadın bir ucundan tutuyor. Selçuklu fetret dönemi beyliklerinin Anadolu’nun altın çağını yaratmış olduğunu (?) bir Ermeni alimden öğrenmiş olan Ahmet Altan açıklıyor : “Birden, bin yıl önceden değil de sanki bugünden bahsediyormuşuz duygusuna kapılıyorum. Bütün paraları toplayan merkez ve fakir Anadolu.”
Ahmet Altan yazdıklarının doğru olup-olmadığını öğrenmek için Hürriyet ekonomi servisine sormalı. Başta Diyarbekir Beyliği (!) bölgesi olmak üzere “fakir” Anadolu’yu İstanbul, Kocaeli, İzmir, Bursa, Ankara, Eskişehir ve Mersin’in vergileriyle beslediğini öğrenecektir.
***
Kenan Evren, yol arkadaşı Hasan Cemal’e “Dünyaya ayak uydurmak lazım”, “Olmaz öyle şey. Dünya nereye gidiyor, biz nereye gidiyoruz”, “Bu kadar katı milliyetçilikle, bu kadar katı kurallarla bir yere gidemeyiz artık” diyerek ne denli çağdaş ve dinç kafalı (!) olduğunu kanıtlıyor. Kenan Evren darbecilik yaparken “Yahu hangi taşı kaldırsak altından Atatürk çıkıyor!” diyerek de çağdaşlık hızını kanıtlamıştı.
Ama ben bir dinozor olarak, Kenan Evren’in Mehdi Zana’dan özür dilemesini bekliyorum. Tek mihenk taşı budur. Kenan Evren, saltanat döneminde kendi dışkısını yemek zorunda bırakıldığı için bütün dişlerini söktüren Mehdi Zana’dan özür dilemelidir. Mehdi Zana ile bugünkü siyasal görüşlerini tartışabilirim ama dünya tarihinin en iğrenç zulümlerinden birine hedef olduğunu da bütün dünyaya ilan ederim.
Kenan Evren, Hasan Cemal’in iddia ettiği gibi “vicdan muhasebesi” yaptı ise, en yakın Cumhuriyet Savcılığı’na başvurup 12 Eylül’den yargılanmasını istemelidir.
***
Bay Kenan Evren’in yol arkadaşı Hasan Cemal’e ezberlemeleri için temel bilgiler:
1.Tarihte, toprak bütünlüğünü ve ulusal birliğini kurmuş bir devletin kendi isteği ile federasyonlara bölündüğünün bir tek örneği yoktur.
2.Türkiye’nin merkezden idare edilemeyecek kadar büyüdüğünü ileri sürüyorlar. ABD’nin Türkiye’den daha büyük eyaletleri (Ör:Teksas) neden eyaletçiklere bölünmüyor acaba ?
3.Bay Kenan Evren ve Hasan Cemal Bey, emperyalizmin 1990’dan bu yana, 1919 Paris Konferansı’nın yarım kalan işlerini nasıl tamamlamaya çalıştığını mutlaka öğrenmeleri gerekiyor. Emperyalizm treni Kurtuluş Savaşı’nın engel olduğu projeyi gerçekleştirmek yönünde kaldığı yerden yol alıyor. Anlaşılan bu iki kafadar, dünyaya ayak uydurmak için, bizim de Sevres trenine binmemizi tavsiye ediyor.
***
Hilmi Yavuz’a mesaj : Zaman’daki yazılarına benden yeni cevaplar bekleme. Ben yazacağımı yazdım. Gündem bunca yüklü iken, bir edebiyat dergisinde yapılacak tartışmayı Hürriyet’te sürdürmem okurlarıma saygısızlık olur.